Back to Home Page

Fiyat Farkı Zamanaşımı: Kaç Yıl, Ne Zaman Başlar? (2026)

Fiyat farkı zamanaşımı 2026 bakımından bütün kamu ihale sözleşmeleri için tek bir “5 yıl” kuralı bulunduğunu söylemek doğru değildir. Zamanaşımı süresi, fiyat farkı alacağının doğduğu sözleşmenin hukuki niteliğine ve uygulanacak özel hükümlere göre belirlenmelidir. Özellikle yapım işi niteliğindeki eser sözleşmelerinden doğan alacaklarda Türk Borçlar Kanunu’nun 147/6. maddesi uyarınca kural olarak 5 yıllık zamanaşımı gündeme gelirken, 5 yıllık özel süre kapsamına girmeyen sözleşmesel alacaklarda TBK m.146’daki 10 yıllık genel süre değerlendirilmelidir. Zamanaşımı hakedişin yalnızca imzalandığı tarihten değil, ilgili fiyat farkı alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Ayrıca idareye sıradan bir yazılı başvuru yapılması tek başına zamanaşımını kesmez; TBK m.154 uyarınca borcun ikrarı, dava, hakem başvurusu, icra takibi veya iflas masasına başvuru gibi kanunda sayılan kesilme sebepleri ayrıca değerlendirilmelidir. Yapım işlerinde ise fiyat farkının ödenmesi ve hesaplanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda 4735 sayılı Kanun’un Ek 1 ve Ek 2. maddelerindeki Yüksek Fen Kurulu süreci de zamanaşımından bağımsız olarak dikkate alınmalıdır.

📅 Yayın: 11 Mayıs 2026 · Son güncelleme: 26 Ağustos 2026


Fiyat farkı zamanaşımı neden önemlidir?

Fiyat farkı uyuşmazlıklarında yalnızca doğru endeksin veya doğru Pn katsayısının belirlenmesi yeterli değildir. Talep maddi yönden tamamen haklı olsa bile zamanaşımı süresi dolmuşsa ve karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürerse alacağın mahkeme yoluyla tahsili ciddi biçimde etkilenebilir.

Bu nedenle fiyat farkı dosyasında şu üç soru ayrı ayrı cevaplandırılmalıdır:

  • Alacağın hukuki niteliği nedir?
  • Hangi zamanaşımı süresi uygulanır?
  • Bu süre hangi tarihte işlemeye başlamıştır?

Kamu ihale sözleşmelerinde fiyat farkının teknik hesabı ile zamanaşımı hesabı aynı konu değildir. Önce alacağın hangi sözleşmeden ve hangi hakediş veya ödeme döneminden doğduğu belirlenmeli, ardından uygulanacak zamanaşımı rejimi tespit edilmelidir.

Kamu ihale sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların genel çerçevesi için İhale Hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Fiyat farkı alacağında zamanaşımı kaç yıldır?

Fiyat farkı alacağı bakımından her durumda uygulanabilecek tek bir süre bulunmamaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesinde genel kural olarak, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir.

Buna karşılık TBK m.147’de bazı alacaklar için 5 yıllık özel zamanaşımı öngörülmüştür. Bunlardan biri de, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâli dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklardır.

Bu nedenle özellikle yapım işi niteliğindeki kamu ihale sözleşmelerinden doğan fiyat farkı alacaklarında TBK m.147/6 kapsamında 5 yıllık zamanaşımı gündeme gelebilir.

Ancak hizmet veya başka nitelikteki kamu ihale sözleşmelerinde, sözleşmenin hukuki niteliği belirlenmeden otomatik olarak “fiyat farkı alacağı 5 yılda zamanaşımına uğrar” sonucuna varılmamalıdır.

Alacağın niteliği Değerlendirilecek temel kural
Eser sözleşmesinden doğan alacak TBK m.147/6 kapsamında kural olarak 5 yıl
Kanunda özel zamanaşımı öngörülmeyen diğer sözleşmesel alacak TBK m.146 kapsamında kural olarak 10 yıl

Dolayısıyla doğru soru yalnızca “fiyat farkında süre kaç yıl?” değil, “bu fiyat farkı alacağı hangi hukuki ilişkiden doğuyor?” olmalıdır.

Zamanaşımı ne zaman başlar?

Türk Borçlar Kanunu’nun 149. maddesine göre zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

Muacceliyet, alacaklının borçludan edimi talep edebileceği aşamaya gelmesini ifade eder.

Bu nedenle fiyat farkı uyuşmazlığında zamanaşımı başlangıcını doğrudan;

“hakedişin imzalandığı gün”

olarak kabul etmek her dosyada doğru değildir.

Somut olayda;

  • Hakedişin düzenlenme tarihi,
  • Hakedişin onay tarihi,
  • Ödeme vadesi,
  • Sözleşmedeki ödeme hükümleri,
  • Fiyat farkının hangi aşamada hesaplanması gerektiği,
  • Varsa kesin hesap veya kesin hakediş düzenlemeleri

birlikte incelenmelidir.

Hakediş tarihi çoğu dosyada önemli bir veri olmakla birlikte, zamanaşımının hukuki başlangıç noktası alacağın muaccel olduğu tarihtir.

Her hakediş için zamanaşımı ayrı mı işler?

Fiyat farkının her hakedişte ayrı ayrı hesaplanıp ödenmesi gereken bir sözleşmede, her hakedişe ilişkin fiyat farkı alacağının farklı tarihlerde muaccel olması mümkündür.

Bu durumda farklı hakedişlere ait alacaklar bakımından zamanaşımı süreleri de farklı tarihlerde başlayabilir.

Ancak;

“Her hakedişin imza tarihinden itibaren mutlaka ayrı 5 yıl işler.”

şeklinde otomatik bir kural kurulması doğru değildir.

Öncelikle her bir hakedişteki fiyat farkı alacağının hangi tarihte muaccel olduğu belirlenmelidir.

Örneğin aynı sözleşmede;

Hakediş Kontrol edilmesi gereken
1 No.lu Hakediş Fiyat farkının hangi tarihte hesaplanıp ödenmesi gerektiği
2 No.lu Hakediş Alacağın ayrı bir tarihte muaccel olup olmadığı
3 No.lu Hakediş Eksik ödemenin bağımsız bir alacak oluşturup oluşturmadığı
Kesin Hakediş Kesin hesap hükümlerinin önceki dönemler üzerindeki etkisi

incelenmelidir.

Bu nedenle zamanaşımı hesabında yalnızca hakediş yıllarının yan yana yazılması değil, muacceliyet tarihinin dönem dönem belirlenmesi gerekir.

2021 hakedişi 2026 yılında mutlaka zamanaşımına uğrar mı?

Hayır. Yalnızca “hakediş 2021 tarihli” bilgisine bakılarak 2026 yılında alacağın kesin olarak zamanaşımına uğradığı söylenemez.

Öncelikle;

  • uygulanacak zamanaşımı süresinin 5 yıl mı 10 yıl mı olduğu,
  • alacağın hangi tarihte muaccel olduğu,
  • zamanaşımını kesen bir sebep bulunup bulunmadığı,
  • borcun idarece ikrar edilip edilmediği,
  • dava veya icra takibi bulunup bulunmadığı

incelenmelidir.

Dolayısıyla “2021 hakedişi = 2026 son gün” şeklindeki otomatik hesaplama hukuken güvenilir değildir.

İdareye yazılı başvuru zamanaşımını keser mi?

Kural olarak sıradan bir yazılı başvurunun tek başına zamanaşımını kestiği söylenemez.

Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler düzenlenmiştir.

Bunlardan biri, borçlunun borcu ikrar etmesidir. Kanun özellikle faiz ödenmesi, kısmi ödeme yapılması, rehin verilmesi veya kefil gösterilmesi gibi davranışları borcun ikrarına örnek göstermektedir.

Diğer kesilme sebepleri ise alacaklının;

  • Dava veya def’i yoluyla mahkemeye başvurması,
  • Hakeme başvurması,
  • İcra takibi başlatması,
  • İflas masasına başvurması

gibi işlemlerdir.

Bu nedenle yalnızca;

“İdareye fiyat farkı dilekçesi verdim.”

denilmesi, TBK m.154 kapsamında zamanaşımının mutlaka kesildiğini göstermez.

İdarenin başvuru üzerine verdiği cevapta borcu açıkça kabul etmesi veya kısmi ödeme yapması gibi bir durum varsa bunun borcun ikrarı oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

İdareye başvurarak zamanaşımını sıfırlamak mümkün mü?

Sadece tek taraflı bir dilekçe göndererek zamanaşımı süresini sıfırlamak mümkün değildir.

Eski uygulamada bazen;

“Zamanaşımı dolmadan idareye dilekçe verin, 5 yıl yeniden başlar.”

şeklinde anlatımlar yapılabilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu’nun kesilme hükümleri bakımından bu yaklaşım güvenli değildir.

Zamanaşımının kesilmesi için TBK m.154’te belirtilen sebeplerden birinin gerçekleşmesi gerekir.

Bu nedenle zamanaşımı süresi yaklaşmış bir alacakta yalnızca idareye başvuru yapılmasına güvenilmemeli; somut uyuşmazlığın tabi olduğu zorunlu başvuru yolları ve zamanaşımını gerçekten kesen hukuki yollar birlikte değerlendirilmelidir.

Borcun kısmen ödenmesi zamanaşımını keser mi?

Evet. TBK m.154 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser.

Kanun, borcun kısmen ifa edilmesini de ikrar örneklerinden biri olarak açıkça saymaktadır.

Ancak yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğu önemlidir.

İdarenin başka bir hakediş veya farklı bir alacak kalemi için ödeme yapmış olması, uyuşmazlık konusu bütün fiyat farkı alacaklarını otomatik olarak ikrar ettiği anlamına gelmeyebilir.

Bu nedenle ödeme belgesi ile uyuşmazlık konusu alacak arasındaki ilişkinin somut olarak kurulması gerekir.

Dava açılması zamanaşımını keser mi?

Evet.

TBK m.154 uyarınca alacaklının dava yoluyla mahkemeye başvurması zamanaşımını kesen sebeplerden biridir.

Dava yoluyla kesilen zamanaşımı bakımından TBK m.157 uyarınca, yargılama süresince tarafların yargılamaya ilişkin işlemlerinden ve hâkimin kararlarından sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.

Bu nedenle “dava açıldı, artık zamanaşımı hiçbir şekilde gündeme gelmez” şeklindeki basit yaklaşım yerine TBK m.154-157 sisteminin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

İcra takibi zamanaşımını keser mi?

TBK m.154 uyarınca icra takibinde bulunulması da zamanaşımını kesen sebepler arasında yer almaktadır.

İcra takibi nedeniyle kesilen zamanaşımı, TBK m.157 uyarınca alacağın takibine ilişkin işlemlerden sonra yeniden işlemeye başlar.

Ancak kamu ihale sözleşmesinden doğan somut uyuşmazlık bakımından;

  • alacağın niteliği,
  • takibe elverişlilik,
  • görevli yargı yolu,
  • varsa Yüksek Fen Kurulu süreci

ayrıca değerlendirilmelidir.

Yüksek Fen Kurulu başvurusu zamanaşımını keser mi?

Yapım ve yapımla ilgili danışmanlık hizmet sözleşmelerinde fiyat farkının ödenmesi ve hesaplanmasına ilişkin uyuşmazlıklar 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun Ek 1 ve Ek 2. maddeleri kapsamında Yüksek Fen Kurulunun görev alanına girebilir.

Ancak Yüksek Fen Kurulu sürecinin bulunması ile Türk Borçlar Kanunu anlamında zamanaşımının kesilmesi aynı mesele değildir.

TBK m.154’te zamanaşımını kesen sebepler sınırlı şekilde düzenlenmiştir. Bu nedenle yüklenicinin idareye veya Yüksek Fen Kurulu sürecine yönelik yaptığı başvurunun, özel bir kanuni dayanak veya borcun ikrarı bulunmadan, otomatik olarak TBK zamanaşımını kestiği varsayılmamalıdır.

Bu husus özellikle zamanaşımı süresinin sonuna yaklaşmış dosyalarda kritik önemdedir.

Yüksek Fen Kurulu süreci hakkında ayrıntılı bilgi için Fiyat Farkı Talebi Dilekçesi 2026 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Yüksek Fen Kurulu fiyat farkı uyuşmazlıklarında neden önemlidir?

4735 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde yapım ve yapımla ilgili danışmanlık hizmet sözleşmelerinin uygulanmasından doğan bazı uyuşmazlıklar bakımından Yüksek Fen Kurulu görevli ve yetkili kılınmıştır.

Bunlar arasında;

  • Fiyat farkının ödenmesi ve hesaplanması,
  • İş programı ihtilafları,
  • Süre uzatımı,
  • Yeni veya sözleşmede fiyatı bulunmayan işler,
  • Geçici ve kesin kabul işlemleri,
  • İş artışı ve iş eksilişi

gibi uyuşmazlıklar bulunmaktadır.

Yüklenicinin fiyat farkı alacağı bakımından zamanaşımını analiz ederken bu özel başvuru sisteminin ayrıca dikkate alınması gerekir.

Ancak YFK sürecinin bulunması zamanaşımı analizini gereksiz hâle getirmez.

7579 sayılı Kanun YFK sonrası dava yolunda ne değiştirdi?

22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7579 sayılı Kanunla 4735 sayılı Kanunun Ek 2. maddesine yeni bir hüküm eklenmiştir.

Buna göre Yüksek Fen Kurulunun anlaşmazlığın çözümüne ilişkin kararının idarece uygulanmasından kaynaklanan davalar sözleşmenin tarafları arasında adli yargı mercilerinde görülür.

Bu düzenleme fiyat farkı uyuşmazlıklarının dava aşamasında önemlidir.

Ancak “adli yargı” ile “her durumda Asliye Hukuk Mahkemesi” aynı şey değildir. Görevli mahkeme;

  • tarafların sıfatına,
  • uyuşmazlığın ticari niteliğine,
  • sözleşmenin özelliklerine

göre somut dosyada ayrıca belirlenmelidir.

İhtirazi kayıt zamanaşımını durdurur veya keser mi?

Hayır. İhtirazi kayıt, tek başına Türk Borçlar Kanunu anlamında zamanaşımını durduran veya kesen bir sebep değildir.

İhtirazi kayıt esas olarak yüklenicinin belirli bir hakediş veya hesap kalemine karşı itirazını ortaya koyan bir beyan niteliğindedir.

Bununla birlikte geçici hakedişlere ilişkin ihtirazi kayıt konusunda uygulama 2023 yılında önemli ölçüde değişmiştir.

Yapım İşleri Genel Şartnamesinin geçici hakedişlere itirazı düzenleyen 39. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine ilişkin Danıştay 13. Dairesinin 6 Haziran 2023 tarihli iptal kararı sonrasında Kamu İhale Kurulunun 16 Ağustos 2023 tarihli ve 2023/DK.D-210 sayılı kararı ile gerekli uygulama değişikliği yapılmıştır.

Bu nedenle;

“Geçici hakedişi ihtirazi kayıtsız imzalayan yüklenici artık fiyat farkı isteyemez.”

şeklinde kategorik bir yaklaşım doğru değildir.

Ancak ihtirazi kayıt ile zamanaşımı birbirinden farklı hukuki meselelerdir. İhtirazi kayıt bulunması, kendi başına zamanaşımı süresini kesmez veya sıfırlamaz.

İhtirazi kayıt ve iş programı uyuşmazlıkları için İhtirazi Kayıt ve Revize İş Programı rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Zamanaşımını durduran haller nelerdir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 153. maddesinde zamanaşımının işlemeye başlamadığı veya başlamışsa durduğu özel hâller düzenlenmektedir.

Bunlar kanunda sınırlı olarak düzenlenmiş hukuki durumlardır.

Bu nedenle yalnızca;

  • Ekonomik kriz,
  • Enflasyon,
  • İdarenin talebi kabul etmemesi,
  • Taraflar arasında yazışmaların devam etmesi,
  • Uyuşmazlığın teknik olarak karmaşık olması

gibi sebeplerin zamanaşımını kendiliğinden durdurduğu söylenemez.

Önceki metinlerde kullanılan “mücbir sebep zamanaşımını durdurur” şeklindeki genel ifade de bu nedenle yeterince doğru değildir. Somut olayın TBK m.153’teki kanuni durma sebeplerinden birine girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı kesilirse yeni süre ne zaman başlar?

TBK m.156’ya göre zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar.

Ancak borç;

  • bir senetle ikrar edilmiş veya
  • mahkeme ya da hakem kararıyla hüküm altına alınmışsa

yeni zamanaşımı süresi her durumda 10 yıldır.

Dava veya icra takibi nedeniyle meydana gelen kesilmede ise TBK m.157’deki özel hükümler ayrıca dikkate alınır.

Bu nedenle “zamanaşımı kesilince her durumda aynı 5 yıl yeniden başlar” demek de doğru değildir.

Zamanaşımı hesabı nasıl yapılmalıdır?

Fiyat farkı dosyasında sağlıklı zamanaşımı analizi için her dönem aşağıdaki gibi incelenmelidir:

İncelenecek husus Sorulması gereken soru
Sözleşmenin niteliği Eser sözleşmesi mi, başka bir sözleşme türü mü?
Uygulanacak süre TBK m.147 kapsamındaki 5 yıl mı, TBK m.146 kapsamındaki 10 yıl mı?
Muacceliyet Fiyat farkı alacağı hangi tarihte talep edilebilir hâle geldi?
Hakedişler Her hakediş ayrı bir muaccel alacak doğuruyor mu?
İkrar İdare borcu kabul etmiş veya kısmen ödeme yapmış mı?
Kesilme Dava, hakem, icra takibi veya başka bir TBK m.154 sebebi var mı?
YFK süreci 4735 Ek 1 ve Ek 2 kapsamındaki özel süreç uygulanıyor mu?
İhtirazi kayıt Hakediş üzerindeki itirazın ispat bakımından etkisi nedir?

Bu nedenle yalnızca hakediş yılına 5 ekleyerek zamanaşımı son tarihi hesaplamak güvenilir bir yöntem değildir.

Eski hakedişler için hâlâ fiyat farkı istenebilir mi?

Evet, şartları mevcutsa eski hakedişlere ilişkin fiyat farkı alacağı hâlen talep edilebilir.

Ancak bunun için;

  • alacağın henüz zamanaşımına uğramamış olması,
  • uygulanacak sürenin doğru belirlenmesi,
  • muacceliyet tarihinin doğru hesaplanması,
  • varsa kesilme sebeplerinin belirlenmesi,
  • YFK veya diğer zorunlu süreçlerin doğru işletilmesi

gerekir.

Aynı endeks veya katsayı hatası birden fazla hakedişte tekrarlanmışsa yalnızca son hakediş değil, önceki dönemler de ayrı ayrı incelenmelidir.

Fiyat farkının doğru hesaplanmasına ilişkin teknik esaslar için Fiyat Farkı Hesabı 2026 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Fiyat farkı ödenmezse ne yapılmalıdır?

Fiyat farkının eksik veya hiç ödenmediği anlaşılmışsa öncelikle uyuşmazlığın hangi işlemden kaynaklandığı belirlenmelidir.

Sorun;

  • yanlış endeks,
  • yanlış dönem,
  • hatalı Pn katsayısı,
  • revize iş programı,
  • süre uzatımı,
  • fiyat farkının hiç uygulanmaması

gibi farklı nedenlerden kaynaklanabilir.

Bundan sonra sözleşmenin tabi olduğu özel başvuru sistemi ve zamanaşımı birlikte değerlendirilmelidir.

İdareye yapılacak başvurunun hazırlanması için Fiyat Farkı Talebi Dilekçesi 2026, ödeme yapılmaması hâlinde izlenecek yol için Fiyat Farkı Ödenmeyen Yüklenici Ne Yapabilir? yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Fiyat farkı davasında zamanaşımı nasıl ileri sürülür?

Zamanaşımı alacağı kendiliğinden ortadan kaldıran bir hak düşürücü süre değildir.

TBK m.161 uyarınca zamanaşımı, kural olarak hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.

Borçlunun zamanaşımı def’inde bulunması gerekir.

Bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmuş olması borcun maddi anlamda ortadan kalkması anlamına gelmez; ancak zamanaşımı def’i ileri sürüldüğünde alacağın dava yoluyla tahsilini engelleyebilir.

Dava süreci hakkında ayrıntılı bilgi için Fiyat Farkı Alacağında İtiraz ve Dava Süreci yazımızı inceleyebilirsiniz.

7550 sayılı Kanun fiyat farkı davalarını nasıl etkiler?

7550 sayılı Kanunla Hukuk Muhakemeleri Kanununun Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda istinaf ve temyize ilişkin parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınmaktadır.

Bu düzenleme özellikle uzun süren yüksek tutarlı alacak davalarında kanun yolu incelemesi bakımından önemlidir.

Ancak bu değişiklik fiyat farkı alacağının zamanaşımı süresini değiştirmemektedir.

Dolayısıyla 7550 sayılı Kanun;

zamanaşımı süresine ilişkin değil, kanun yollarındaki parasal sınırların hangi tarihe göre belirleneceğine ilişkin bir düzenlemedir.

Fiyat farkı zamanaşımında sık yapılan hatalar

  • Bütün fiyat farkı alacaklarını otomatik olarak 5 yıllık kabul etmek: Önce sözleşmenin hukuki niteliği belirlenmelidir.
  • Zamanaşımını hakediş imza tarihinden otomatik başlatmak: TBK m.149 uyarınca esas olan alacağın muacceliyetidir.
  • Her hakediş yılına doğrudan 5 eklemek: Muacceliyet ve uygulanacak süre belirlenmeden böyle bir hesap güvenilir değildir.
  • İdareye dilekçe vermenin zamanaşımını kesin olarak kestiğini düşünmek: Tek taraflı yazılı başvuru TBK m.154’te açık bir kesilme sebebi değildir.
  • İdareye dilekçe vererek süreyi yeniden başlattığını varsaymak: Borcun ikrarı veya kanundaki diğer kesilme sebepleri ayrıca aranmalıdır.
  • Kısmi ödemenin kapsamını incelememek: Ödemenin uyuşmazlık konusu borcun ikrarı niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir.
  • İhtirazi kayıt ile zamanaşımını birbirine karıştırmak: İhtirazi kayıt tek başına zamanaşımını kesmez veya durdurmaz.
  • YFK başvurusunun zamanaşımını otomatik kestiğini kabul etmek: YFK süreci ile TBK m.154 kesilme sebepleri ayrı değerlendirilmelidir.
  • Mücbir sebebin her durumda zamanaşımını durdurduğunu düşünmek: TBK m.153’teki özel kanuni sebepler kontrol edilmelidir.
  • Zamanaşımı ile hak düşürücü süreyi aynı şey sanmak: Zamanaşımı kural olarak def’i niteliğindedir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Fiyat farkı alacağında zamanaşımı kaç yıldır?

Tek bir süre bütün kamu ihale sözleşmeleri için geçerli değildir. Eser sözleşmesinden doğan alacaklarda TBK m.147/6 kapsamında kural olarak 5 yıl; özel bir kısa süreye tabi olmayan diğer sözleşmesel alacaklarda ise TBK m.146 kapsamında 10 yıllık genel zamanaşımı gündeme gelebilir.

Yapım işi fiyat farkı alacağında zamanaşımı 5 yıl mı?

Yapım işinin eser sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle TBK m.147/6 kapsamındaki 5 yıllık zamanaşımı kural olarak gündeme gelebilir. Bununla birlikte somut alacağın niteliği ve özel hükümler ayrıca incelenmelidir.

Zamanaşımı hakediş tarihinde mi başlar?

Her durumda değil. TBK m.149 uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Hakediş tarihi muacceliyetin belirlenmesinde önemli olabilir ancak tek başına bütün dosyalarda başlangıç tarihi kabul edilmemelidir.

Her hakediş için zamanaşımı ayrı mı hesaplanır?

Her hakediş ayrı bir fiyat farkı alacağının muacceliyetine yol açıyorsa sürelerin ayrı başlaması mümkündür. Ancak bunun için her hakedişteki alacağın muacceliyet tarihi ayrı ayrı belirlenmelidir.

İdareye dilekçe vermek zamanaşımını keser mi?

Tek taraflı yazılı başvuru tek başına TBK m.154’te sayılan zamanaşımını kesme sebeplerinden biri değildir. Ancak idarenin borcu ikrar etmesi veya kısmi ödeme yapması gibi durumların kesilme etkisi ayrıca değerlendirilebilir.

İdare borcun bir kısmını öderse zamanaşımı kesilir mi?

TBK m.154 uyarınca borcun kısmen ifası borcun ikrarı kapsamında zamanaşımını kesebilir. Ancak ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu somut olarak belirlenmelidir.

Dava açılması zamanaşımını keser mi?

Evet. TBK m.154’e göre dava veya def’i yoluyla mahkemeye başvurulması zamanaşımını kesen sebepler arasındadır.

İcra takibi zamanaşımını keser mi?

Evet. İcra takibinde bulunulması TBK m.154 kapsamında zamanaşımını keser. Takip sonrasında yeni sürenin işlemesi TBK m.157 hükümlerine göre değerlendirilir.

Yüksek Fen Kuruluna başvurmak zamanaşımını keser mi?

YFK başvurusunun TBK m.154 anlamında zamanaşımını otomatik kestiği kabul edilmemelidir. YFK süreci 4735 sayılı Kanundaki özel uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır; zamanaşımının kesilmesi ayrıca TBK hükümleri yönünden incelenmelidir.

İhtirazi kayıt zamanaşımını keser mi?

Hayır. İhtirazi kayıt tek başına zamanaşımını kesen veya durduran bir sebep değildir. Hakedişe ilişkin itirazın ve hakkın saklı tutulmasının ispatı bakımından ayrı bir işlev taşır.

Eski hakedişler için hâlâ talepte bulunabilir miyim?

Uygulanacak zamanaşımı süresi henüz dolmamışsa ve diğer hukuki şartlar mevcutsa eski hakedişlerden kaynaklanan fiyat farkları talep edilebilir. Bunun için her dönemin muacceliyet ve kesilme durumu ayrıca incelenmelidir.

Zamanaşımı dolduğunda alacak kendiliğinden ortadan kalkar mı?

Hayır. Zamanaşımı borcu maddi anlamda ortadan kaldırmaz. Karşı tarafın zamanaşımı def’inde bulunması hâlinde alacağın dava yoluyla tahsili engellenebilir. Hâkim zamanaşımını kural olarak kendiliğinden dikkate almaz.

7550 sayılı Kanun zamanaşımı süresini değiştirdi mi?

Hayır. 7550 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, hukuk davalarında istinaf ve temyiz parasal sınırlarının uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınmasına ilişkindir. Fiyat farkı alacağının zamanaşımı süresini değiştirmemiştir.

7579 sayılı Kanun fiyat farkı uyuşmazlığında neyi değiştirdi?

7579 sayılı Kanunla 4735 sayılı Kanunun Ek 2. maddesine eklenen hüküm uyarınca, Yüksek Fen Kurulunun uyuşmazlığın çözümüne ilişkin kararının idarece uygulanmasından doğan davaların sözleşmenin tarafları arasında adli yargıda görülmesi düzenlenmiştir.


Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Fiyat farkı zamanaşımında uygulanacak süre; sözleşmenin hukuki niteliğine, alacağın muacceliyet tarihine, hakediş ve ödeme düzenine, zamanaşımını kesen veya durduran sebeplere ve 4735 sayılı Kanundaki özel başvuru süreçlerine göre değişebilir. Özellikle zamanaşımının dolmasına yakın dosyalarda yalnızca idareye yazılı başvuru yapılmasının süreyi kestiği varsayılmamalı; somut alacağın hukuki durumu ayrıca incelenmelidir.

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com