Back to Home Page

Kamu İhale Sözleşmesinin Feshi ve Tasfiyesi: Teminat, Yasaklama, Haklar (2026)

Kamu ihale sözleşmesinin feshi, her durumda aynı sonucu doğurmaz. Yüklenicinin taahhüdünü sözleşmeye uygun yerine getirmemesi, işi süresinde bitirmemesi, mali acze düşmesi veya yasak fiil işlemesi hâllerinde kesin ve ek kesin teminatların gelir kaydedilmesi, hesabın tasfiyesi, idarenin zararının ayrıca tahsili ve bir yıldan iki yıla kadar ihalelerden yasaklama gündeme gelebilir. Buna karşılık usulüne uygun biçimde belgelenmiş mücbir sebep nedeniyle fesihte teminatlar iade edilir ve yüklenici hakkında yasaklama uygulanmaz. İş artışının kanuni sınırlar içinde karşılanamaması nedeniyle yapılan tasfiye de yüklenici kusuruna dayalı fesihle aynı değildir. İdarenin 4735 sayılı Kanun’un 20/a maddesine dayanması hâlinde en az on günlük, gerekçesi açık bir ihtar vermesi; aykırılığın bu süre içinde devam ettiğini somut biçimde tespit etmesi gerekir. Fesih ihtarı, durum tespit tutanağı, tasfiye kesin hesabı ve yasaklama işlemi birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurduğundan her biri ayrı ayrı incelenmelidir.

📅 Son güncelleme: 14 Temmuz 2026


Kamu ihale sözleşmesinde fesih ve tasfiye aynı şey midir?

Hayır. Günlük kullanımda bu kavramlar birbirinin yerine söylense de hukuki sonuçları farklıdır.

Fesih, sözleşmenin yükleniciye veya sözleşmenin uygulanmasına ilişkin bir sebeple sona erdirilmesidir. Yüklenicinin kusuruna dayalı fesihlerde teminatın gelir kaydedilmesi, yasaklama ve zararların tazmini gündeme gelebilir.

Tasfiye ise sona eren veya artık mevcut koşullarla tamamlanamayacak sözleşmenin mali ve teknik hesabının kapatılmasıdır. Fesihten sonra tasfiye yapılabileceği gibi, 4735 sayılı Kanun’un 24. maddesindeki iş artışı sınırlarının aşılması gibi yüklenici kusuruna dayanmayan bir nedenle de hesap tasfiye edilebilir.

İşlem Temel sebep Muhtemel sonuç
Kusura dayalı fesih Taahhüdün yerine getirilmemesi, gecikme veya yasak fiil Teminatın gelir kaydı, yasaklama ve zarar talebi
Mücbir sebep nedeniyle fesih Yükleniciden kaynaklanmayan ve ifayı engelleyen olay Hesabın tasfiyesi ve teminatların iadesi
Zorunlu tasfiye İşin kanuni iş artışı sınırları içinde tamamlanamaması Kusura dayalı fesih sonuçları kendiliğinden uygulanmaz
Tasfiye kesin hesabı Sona erme tarihine kadar yapılan işlerin hesaplanması Alacak, kesinti, fiyat farkı, ceza ve zararların belirlenmesi

Hangi fesih hâlleri 4735 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir?

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, sözleşmenin sona ermesini farklı sebeplere göre düzenlemektedir:

  • Yüklenicinin mali acz nedeniyle fesih talebi — m.19,
  • Taahhüdün yerine getirilmemesi veya işin süresinde bitirilmemesi — m.20/a,
  • Sözleşmenin uygulanması sırasında yasak fiil işlenmesi — m.20/b,
  • İhale aşamasındaki yasak fiilin sonradan ortaya çıkması — m.21,
  • Mücbir sebep nedeniyle fesih — m.23,
  • İş artışı sınırı içinde tamamlanamayan işin tasfiyesi — m.24,
  • İzinsiz sözleşme devri — m.16,
  • Ölüm, iflas, ağır hastalık, tutukluluk veya mahkûmiyet — m.17 ve m.18.

Her sebebin teminat, yasaklama ve hesap tasfiyesi bakımından sonucu aynı değildir.

Fesih türlerine göre sonuç tablosu

Fesih veya sona erme sebebi Kesin teminat Yasaklama Önemli ayrıntı
Yüklenicinin mali aczi — m.19 Gelir kaydedilir Gündeme gelir Yüklenicinin kendi bildirimi sonuçlardan kurtarmaz
Taahhüdün yerine getirilmemesi — m.20/a Gelir kaydedilir Gündeme gelir En az on günlük gerekçeli ihtar gerekir
Sözleşme dönemindeki yasak fiil — m.20/b Gelir kaydedilir Gündeme gelir Önceden ihtar verilmesi aranmaz
İhale aşamasındaki yasak fiilin sonradan tespiti — m.21 Kural olarak gelir kaydedilir Gündeme gelir İşin en az %80’i tamamlanmışsa belirli şartlarla devam kararı verilebilir
Mücbir sebep — m.23 İade edilir Uygulanmaz Mücbir sebep şartları ve bildirim süresi karşılanmalıdır
İflas — m.17 m.20 ve m.22 hükümleri uygulanır Uygulanmaz Kanun yasaklamayı açıkça hariç tutar
Ölüm — m.17 Kural olarak mirasçılara verilir Uygulanmaz Şartları varsa 30 gün içinde sözleşme devredilebilir
İş artışı sınırı nedeniyle zorunlu tasfiye — m.24 Kusura dayalı gelir kaydı kendiliğinden uygulanmaz Uygulanmaz Fesih değil, kanuni sınır nedeniyle hesap tasfiyesidir
İzinsiz sözleşme devri — m.16 Gelir kaydedilebilir Devreden ve devralan hakkında uygulanabilir İhale yetkilisinin önceden yazılı izni gerekir

Yüklenicinin mali aciz nedeniyle sözleşmeyi feshetmesi

4735 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre yüklenici, sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep dışında mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleriyle birlikte idareye yazılı olarak bildirebilir.

Ancak bu yol, yükleniciye sonuçsuz bir biçimde sözleşmeden çıkma hakkı vermez.

Bildirimin idareye ulaşmasıyla:

  • Sözleşme feshedilmiş sayılır,
  • Kesin ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir,
  • Hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir,
  • Yüklenici hakkında yasaklama süreci başlatılır,
  • İdarenin fesih nedeniyle uğradığı zarar ayrıca talep edilebilir.

Finansman sorunu, kur artışı, beklenmeyen maliyet veya başka işlerden doğan zararlar tek başına mücbir sebep oluşturmaz. Yüklenicinin m.19 bildirimi yapmadan önce:

  • Süre uzatımı,
  • Mevzuata uygun sözleşme devri,
  • İş programı revizyonu,
  • İş artışı veya iş eksilişi,
  • Fiyat farkı ve hakediş alacakları,
  • İdare kaynaklı gecikmeler

bakımından mevcut haklarını incelemesi gerekir.

İdarenin ihtarlı feshi: 4735 sayılı Kanun m.20/a

İdare, yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşmeye uygun yerine getirmediği veya işi süresinde bitirmediği gerekçesiyle sözleşmeyi doğrudan feshedemez.

Öncelikle:

  • Aykırılığın ne olduğu somut biçimde belirlenmeli,
  • İhale dokümanında öngörülen gecikme cezası uygulanmalı,
  • Yükleniciye en az on gün süreli yazılı ihtar verilmeli,
  • İhtarda feshe dayanak yapılan nedenler açıkça belirtilmeli,
  • Verilen süre sonunda aynı durumun devam ettiği tespit edilmelidir.

İhtarın yalnızca:

“Sözleşmeye uygun davranmanız, aksi hâlde sözleşmenin feshedileceği ihtar olunur.”

şeklinde soyut düzenlenmesi yeterli olmayabilir.

İhtarda mümkün olduğunca:

  • Eksik veya aykırı işlerin,
  • İş programındaki gecikmenin,
  • Yerine getirilmesi gereken yükümlülüğün,
  • Giderilmesi gereken tarihin,
  • Uygulanan ceza ve sözleşme maddesinin

gösterilmesi gerekir.

Süre uzatımı ve gecikme tartışmaları için Kamu İhale Sözleşmelerinde Süre Uzatımı ve Gecikme Cezası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

On günlük ihtar süresi nasıl hesaplanır?

Kanun “en az on gün” ifadesini kullanır. İdare, işin niteliğine göre daha uzun süre verebilir; ancak on günden kısa bir süreyle m.20/a kapsamında fesih yoluna gidilmesi hukuka aykırılık oluşturabilir.

Sürenin hesabında:

  • İhtarın usulüne uygun tebliğ edildiği tarih,
  • Elektronik veya fiziki tebligat yöntemi,
  • Sürenin başlangıç ve bitiş günü,
  • İdarenin verdiği ek süreler,
  • Son günün tatil gününe rastlayıp rastlamadığı

kontrol edilmelidir.

Sözleşme, m.20/a bakımından ihtarda belirtilen sürenin bittiği tarih itibarıyla feshedilmiş sayılır. İdarenin daha sonra düzenlediği fesih kararı bu tarihi değiştirmeyebilir.

İhtara nasıl cevap verilmelidir?

İhtara yalnızca:

“İddiaları kabul etmiyoruz.”

şeklinde cevap verilmesi çoğu zaman yetersizdir.

Cevapta:

  • Her iddia ayrı başlık altında ele alınmalı,
  • Gecikmenin yükleniciden kaynaklanmadığı gösterilmeli,
  • İdare talimatları ve onay gecikmeleri belirtilmeli,
  • Varsa süre uzatımı başvuruları eklenmeli,
  • İş programındaki gerçekleşme oranı açıklanmalı,
  • Eksiklik giderilmişse tarihli belgeler sunulmalı,
  • İhtardaki sürenin teknik olarak yetersiz olduğu düşünülüyorsa gerekçesi yazılmalı,
  • Fesih yerine uygulanabilecek ölçülü yöntemler belirtilmelidir.

Yüklenici, ihtar süresi içinde çalışmaya devam etmeli ve yaptığı her işi günlük rapor, fotoğraf, tutanak, sevk belgesi ve idare yazışmalarıyla kayıt altına almalıdır.

Yasak fiil nedeniyle ihtarsız fesih: m.20/b

Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 sayılı Kanun’un 25. maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlardan birini gerçekleştirdiği tespit edilirse idare, ayrıca protesto veya on günlük ihtar vermeden sözleşmeyi feshedebilir.

Yasak fiiller arasında:

  • Sözleşmeye ilişkin işlemlere hile, tehdit, nüfuz, çıkar sağlama veya rüşvetle fesat karıştırmak,
  • Sahte belge düzenlemek veya kullanmak,
  • Hileli malzeme, araç veya yöntem kullanmak,
  • Fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik veya kusurlu imalat yapmak,
  • Taahhüdün ifası sırasında idareye zarar vermek,
  • Bilgi ve deneyimi idarenin zararına kullanmak,
  • Mücbir sebep dışında sözleşmeye uygun olarak taahhüdü yerine getirmemek,
  • Sözleşmeyi kanuna aykırı biçimde devretmek veya devralmak

bulunur.

İdarenin yalnızca “yasak fiil işlendiği kanaatine varılmıştır” demesi yeterli değildir. Fiil, tarih, belge, teknik tespit ve yükleniciyle bağlantısı somut olarak ortaya konulmalıdır.

İhale aşamasındaki yasak fiilin sözleşmeden sonra ortaya çıkması

Yüklenicinin ihale sürecinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre yasak bir fiil veya davranışta bulunduğu, sözleşme imzalandıktan sonra tespit edilirse 4735 sayılı Kanun’un 21. maddesi uygulanır.

Kural olarak:

  • Kesin ve ek kesin teminatlar gelir kaydedilir,
  • Sözleşme feshedilir,
  • Hesap tasfiye edilir,
  • Yasaklama işlemi uygulanır.

Ancak taahhüdün en az %80’inin tamamlanmış olması ve işin tamamlatılmasında kamu yararı bulunması durumunda idare, aşağıdaki koşulların varlığını değerlendirerek sözleşmeyi feshetmeyebilir:

  • Kalan kısmın yeniden ihalesi için yeterli zaman bulunmaması,
  • İşin başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması,
  • Yasak fiilin yüklenicinin işi tamamlamasına engel nitelikte olmaması.

Bu durumda yüklenici işi tamamlamak zorundadır. Bununla birlikte:

  • Yüklenici hakkında yasaklama işlemi yapılır,
  • Kesin ve ek kesin teminat tutarı kadar ceza tahsil edilir,
  • Ceza hakedişlerden kesilebilir.

Dolayısıyla sözleşmenin devam etmesi, yüklenicinin yaptırımdan kurtulduğu anlamına gelmez.

Sözleşme hangi tarihte feshedilmiş sayılır?

4735 sayılı Kanun’un 22. maddesi, fesih tarihini sebebe göre ayrı ayrı belirler:

Fesih sebebi Feshedilmiş sayılma tarihi
Yüklenicinin mali aciz bildirimi — m.19 Fesih talebinin idareye ulaştığı tarih
İhtarlı fesih — m.20/a İhtarda verilen sürenin bittiği tarih
Sözleşme dönemindeki yasak fiil — m.20/b Yasak fiilin tespit tarihi
İhale dönemindeki yasak fiilin sonradan tespiti — m.21 Fiilin tespit tarihi

Bu tarihleri izleyen:

  • 7 gün içinde idare tarafından fesih kararı alınmalı,
  • Karar tarihini izleyen 5 gün içinde karar yükleniciye bildirilmelidir.

Fesih tarihi; yapılan imalat miktarı, fiyat farkı, gecikme cezası, işyerinin teslimi ve teminat hesabı bakımından önemlidir.

Kesin ve ek kesin teminat nasıl gelir kaydedilir?

4735 sayılı Kanun’un 19, 20 ve 21. maddelerine göre yapılan fesihlerde:

  • Kesin teminat,
  • Ek kesin teminat,
  • Hakedişlerden kesinti yoluyla alınan teminatlar

gelir kaydedilir.

Kanun ayrıca teminatların alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar güncellenmesini ve oluşan farkın yükleniciden tahsil edilmesini öngörmektedir.

En önemli kural şudur:

Gelir kaydedilen teminatlar yüklenicinin idareye olan borcuna mahsup edilemez.

Örneğin:

Kalem Sonuç
Kesin ve ek kesin teminat Gelir kaydedilir
Gecikme cezası Ayrıca tahsil edilir
İşin yeniden yaptırılmasından doğan zarar Ayrıca talep edilebilir
Fazla veya yersiz ödeme Ayrıca geri istenir
Eksik veya kusurlu iş gideri Ayrıca hesaplanabilir

Teminat sisteminin genel çerçevesi için Kamu İhalesinde Geçici, Kesin ve Ek Kesin Teminat yazımıza bakabilirsiniz.

İhalelerden yasaklama ne kadar sürer?

4735 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre yasak fiil veya davranışta bulunanlar hakkında fiilin özelliğine göre:

Bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar

bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilebilir.

Yasaklama kararında:

  • Fiilin hangi bent kapsamında olduğu,
  • Fiilin ağırlığı,
  • Yüklenicinin kastı veya kusuru,
  • İdarenin uğradığı zarar,
  • Belirlenen sürenin neden seçildiği

somut biçimde değerlendirilmelidir.

Yasaklama kararı:

  • Yasaklamayı gerektiren fiilin tespitini izleyen en geç 45 gün içinde verilmeli,
  • Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere en geç 15 gün içinde gönderilmeli,
  • Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmelidir.

Yasaklama süreci ve ortaklara etkisi için İhalelerden Yasaklama Kararı ve İptal Davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Yasaklama şirket ortaklarını da etkiler mi?

Evet. Yasaklama yalnızca sözleşmenin tarafı olan şirketle sınırlı kalmayabilir.

Kanuna göre:

  • Yasaklanan tüzel kişi şahıs şirketiyse bütün ortakları,
  • Sermaye şirketiyse sermayesinin yarısından fazlasına sahip gerçek veya tüzel kişi ortakları

hakkında yasaklama uygulanabilir.

Ayrıca yasaklanan kişinin:

  • Başka bir şahıs şirketinde ortak olması hâlinde o şahıs şirketi,
  • Başka bir sermaye şirketinin yarısından fazla sermayesine sahip olması hâlinde o sermaye şirketi

de yasaklamadan etkilenebilir.

Bu nedenle yasaklama işlemi yalnızca tek şirketin gelecek ihalelerini değil, ortaklık yapısındaki diğer şirketleri de etkileyebilir.

Mücbir sebep nedeniyle fesih şartları nelerdir?

4735 sayılı Kanun’un 10. maddesinde mücbir sebep kabul edilebilecek olaylar:

  • Doğal afetler,
  • Kanuni grev,
  • Genel salgın hastalık,
  • Kısmi veya genel seferberlik ilanı,
  • Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri hâller

olarak sayılmıştır.

Bir olayın mücbir sebep kabul edilmesi için birlikte:

  • Yüklenicinin kusurundan kaynaklanmaması,
  • Taahhüdün yerine getirilmesine engel olması,
  • Yüklenicinin engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi,
  • Olayı izleyen 20 gün içinde idareye yazılı bildirim yapılması,
  • Olayın yetkili mercilerce belgelendirilmesi

gerekir.

Mücbir sebep geçiciyse öncelikle süre uzatımı değerlendirilir. Süre uzatımı verilmesi taahhüdün tamamlanması için faydasız kalacaksa sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshi gündeme gelebilir.

Bu durumda:

  • Hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir,
  • Kesin ve ek kesin teminatlar iade edilir,
  • Yüklenici hakkında yasaklama uygulanmaz.

Ölüm, iflas, ağır hastalık veya tutuklulukta ne olur?

Bu durumların sonuçları da birbirinden farklıdır.

Yüklenicinin ölümü

Gerçek kişi yüklenicinin ölümü hâlinde sözleşme kural olarak feshedilir; hesap tasfiye edilir ve kesin teminatlarla diğer alacaklar mirasçılara verilir.

Ancak aynı yeterlik şartlarını taşıyan mirasçılar, ölüm tarihini izleyen 30 gün içinde başvurur ve taahhüdün tamamı için gerekli teminatı verirse idare sözleşmenin devrine izin verebilir.

Yüklenicinin iflası

İflas hâlinde sözleşme feshedilir. Kanun, teminat ve tasfiye bakımından m.20 ve m.22 sonuçlarına atıf yapmakla birlikte yasaklamayı açıkça hariç tutar.

Ağır hastalık, tutukluluk veya mahkûmiyet

Yüklenici taahhüdünü yerine getiremiyorsa, durumun ortaya çıkmasını izleyen 30 gün içinde idarenin kabul edeceği bir vekil veya kanuni temsilci aracılığıyla işe devam edilebilir.

Bu mekanizma işletilmezse sözleşme feshedilir; ancak kanun yine yasaklama sonucunu hariç tutmaktadır.

Sözleşmenin izinsiz devri ne sonuç doğurur?

Kamu ihale sözleşmesi yalnızca zorunlu hâllerde ve ihale yetkilisinin önceden yazılı izniyle devredilebilir.

Devir alan kişinin ilk ihaledeki yeterlik şartlarını taşıması gerekir. İsim ve statü değişikliği dışında, bir sözleşmeyi devreden yüklenici üç yıl içinde başka bir sözleşmeyi devredemez veya devralamaz.

İzinsiz devir veya kanundaki üç yıllık sınıra aykırı devir hâlinde:

  • Sözleşme feshedilir,
  • Kesin ve ek kesin teminatlar gelir kaydedilebilir,
  • Devreden ve devralan hakkında yasaklama uygulanabilir,
  • İdarenin zararı ayrıca tahsil edilebilir.

Fiilen başka şirkete işin tamamının bırakılması, işin bütün organizasyonunun devredilmesi veya alt yüklenici görünümü altında sözleşme tarafının değiştirilmesi de izinsiz devir iddiasına yol açabilir.

İş artışı sınırı nedeniyle tasfiye

4735 sayılı Kanun’un 24. maddesine göre öngörülemeyen bir iş artışı:

  • Sözleşmeye esas proje içinde kalıyorsa,
  • Asıl işten teknik veya ekonomik olarak ayrılması mümkün değilse

kanuni oranlar içinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.

Genel olarak:

  • Anahtar teslimi götürü bedel yapım işlerinde sözleşme bedelinin %10’una,
  • Birim fiyatlı mal, hizmet ve yapım işlerinde sözleşme bedelinin %20’sine

kadar artış mümkündür. Birim fiyatlı yapım işlerinde Cumhurbaşkanının sözleşme bazında bu oranı %40’a kadar artırma yetkisi bulunmaktadır.

İşin bu sınırlar içinde tamamlanamayacağının anlaşılması hâlinde artış yapılmaksızın hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir.

Bu tasfiye:

  • Yüklenicinin sözleşmeye aykırı davrandığının kabulü değildir,
  • Teminatın m.22 uyarınca otomatik gelir kaydı sonucunu doğurmaz,
  • Yasaklama sebebi oluşturmaz,
  • Yapılan işlerin ve alacakların tasfiye hesabında belirlenmesini gerektirir.

İş artışı nedeniyle tasfiye ile yüklenici kusuruna dayalı fesih birbirine karıştırılmamalıdır.

Fesih sonrasında tasfiye işlemleri nasıl yürütülür?

Tasfiye işlemleri işin türüne göre Yapım İşleri, Hizmet İşleri veya Mal Alımları Genel Şartnamesindeki özel hükümlere göre yürütülür.

Genel olarak şu aşamalar izlenir:

  1. Fesih veya tasfiye tarihi kesinleştirilir.
  2. İşin fiziki ve mali durumu yerinde tespit edilir.
  3. Yapılan işler, eksik işler ve kusurlar belirlenir.
  4. Şantiyedeki malzeme, araç ve ekipman kayda alınır.
  5. Hakedişler, fiyat farkları, avanslar ve kesintiler hesaplanır.
  6. İdarenin zarar ve ceza iddiaları belirlenir.
  7. Yüklenicinin itirazları tutanağa ve tasfiye hesabına eklenir.
  8. Tasfiye kesin hesabı düzenlenir.

Tasfiye, yalnızca idarenin yükleniciye borç çıkardığı bir işlem değildir. Yüklenicinin:

  • Ödenmeyen hakedişleri,
  • Fiyat farkı alacakları,
  • İdarede kalan malzemeleri,
  • Hatalı kesintileri,
  • Onaylı fakat ödenmemiş imalatları

da tasfiye hesabında değerlendirilmelidir.

Durum tespit tutanağında neler bulunmalıdır?

Durum tespit tutanağı, fesih tarihindeki maddi durumun fotoğrafıdır. Sonraki bilirkişi incelemesi ve alacak hesabı büyük ölçüde bu belgeye dayanabilir.

Tutanakta mümkün olduğunca:

  • Tamamlanan imalatların miktar ve oranı,
  • Eksik veya kusurlu işler,
  • İmalatların sözleşme ve projeye uygunluğu,
  • Şantiyedeki malzeme ve ihzarat,
  • İdareye veya yükleniciye ait araç ve ekipman,
  • Koruma ve güvenlik tedbirleri,
  • Fotoğraf ve video kayıtları,
  • Fesih tarihine kadar oluşan hakediş miktarı,
  • Yüklenicinin itiraz ve açıklamaları

yer almalıdır.

Yüklenici tutanağa katılmalı; katılmadığı her tespiti genel ifadelerle değil, madde ve miktar göstererek şerh etmelidir.

Örneğin:

“Tutanağın 6. sırasındaki betonarme imalatın %60 tamamlandığı tespitine katılmıyoruz. 12 numaralı hakediş, ölçüm krokisi ve 10.07.2026 tarihli saha tutanağına göre gerçekleşme oranı %78’dir.”

şeklindeki bir kayıt, yalnızca “itiraz ediyoruz” ifadesinden daha güçlüdür.

Tasfiye kesin hesabında hangi kalemler kontrol edilmelidir?

Kalem Kontrol edilmesi gereken
Gerçekleşen imalat Metraj, miktar, birim fiyat ve onay belgeleri
Fiyat farkı Doğru uygulama ayı, endeks ve katsayılar
İhzarat Malzemenin sözleşmeye uygunluğu ve işte kullanılabilirliği
Avans Mahsup edilen ve kalan avans miktarı
Gecikme cezası Süre uzatımları ve cezanın dayandığı dönem
Eksik veya kusurlu işler Gerçek gider ve teknik dayanak
Teminat Gelir kaydı, güncelleme ve ek teminat hesabı
İdarenin zarar iddiası Zararın gerçek, belgeli ve fesihle nedensellik bağlantısı içinde olup olmadığı
Vergi ve SGK kesintileri Yasal dayanak ve mükerrer kesinti bulunup bulunmadığı

Hakediş ve fiyat farkı itirazları için Hakedişe İtiraz, İhtirazi Kayıt ve Revize İş Programı yazımızı inceleyebilirsiniz.

İdare hangi zararları yükleniciden isteyebilir?

4735 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre fesih nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilebilir.

Ancak idarenin ileri sürdüğü her tutar kendiliğinden zarar sayılmaz.

İdare:

  • Zararın gerçekten doğduğunu,
  • Zararın miktarını,
  • Zararla sözleşmenin feshi arasındaki nedensellik bağını,
  • Zararı azaltmak için makul tedbirleri aldığını

ortaya koymalıdır.

Talep edilebilecek kalemler somut olaya göre:

  • Eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli,
  • İşin yeniden ihalesi nedeniyle oluşan fiyat farkı,
  • Şantiyenin korunması ve devralınması giderleri,
  • Gecikmenin doğurduğu belgeli ek maliyetler,
  • Fazla ve yersiz ödemeler

olabilir.

Yeni ihalenin bütün bedelinin eski yükleniciden istenmesi mümkün değildir. Yalnızca fesih nedeniyle ortaya çıkan, belgeli ve makul zarar hesaplanabilir.

Haksız fesih hâlinde yüklenici hangi hakları ileri sürebilir?

İdarenin fesih işlemi sözleşmeye veya kanuna aykırıysa yüklenici:

  • Gelir kaydedilen kesin ve ek kesin teminatın iadesini,
  • Teminatın haksız nakde çevrilmesinden doğan zararları,
  • Yapılmış fakat ödenmemiş iş bedellerini,
  • Fiyat farkı alacaklarını,
  • Haksız gecikme cezası ve kesintilerin iadesini,
  • Şartları ve ispatı varsa diğer sözleşme zararlarını

talep edebilir.

Kâr kaybı veya mahrum kalınan kazanç her haksız fesihte otomatik olarak ödenmez. Talebin hukuki dayanağı, sözleşmenin kalan süresi, yüklenicinin tasarruf ettiği giderler, başka iş yapma imkânı ve zarar hesabı ayrıca ispatlanmalıdır.

Ödenmeyen yüklenici alacakları hakkında Kamu İdaresinden Ödenmeyen Hakediş ve Fiyat Farkı Alacakları başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Fesih ve yasaklama davaları hangi mahkemede açılır?

Sözleşme imzalandıktan sonra sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan:

  • Fesih,
  • Teminatın gelir kaydedilmesi,
  • Hakediş ve fiyat farkı,
  • Tasfiye kesin hesabı,
  • İdarenin zarar talebi

uyuşmazlıkları kural olarak adli yargıda görülür.

Görevli mahkemenin asliye hukuk mu yoksa asliye ticaret mahkemesi mi olduğu; tarafların tacir sıfatına, sözleşmenin niteliğine ve uyuşmazlığın konusuna göre belirlenir.

Buna karşılık:

İhalelerden yasaklama kararı, sözleşmeden ayrı bir idari işlemdir ve buna karşı idari yargıda iptal davası açılır.

Aynı olay nedeniyle iki ayrı dava gerekebilir:

Uyuşmazlık Yargı kolu
Sözleşmenin haksız feshi Adli yargı
Kesin teminatın iadesi Adli yargı
Tasfiye ve alacak hesabı Adli yargı
İhalelerden yasaklama kararı İdari yargı
Yasak fiilin suç oluşturması Ceza yargısı

Sözleşme davasının açılmış olması, yasaklama kararına karşı idari dava süresini kendiliğinden durdurmaz.

Fesih ihtarı geldiğinde ilk 48 saatte ne yapılmalıdır?

İşlem Amaç
İhtarın tebliğ tarihini kesinleştirin On günlük sürenin doğru hesaplanması
İhtarda gösterilen sözleşme maddelerini çıkarın Hukuki dayanağın kontrol edilmesi
İş programı ve gerçekleşme raporu hazırlayın Gecikmenin gerçek oranının belirlenmesi
Süre uzatımı başvurularını toplayın Gecikmenin yükleniciden kaynaklanmadığının gösterilmesi
Şantiye durumunu fotoğraf ve tutanakla kaydedin Sonradan yapılacak durum tespitine delil oluşturulması
Teknik ve hukuki cevap taslağı hazırlayın Her iddiaya somut ve belgeli cevap verilmesi
Teminat mektuplarını ve sürelerini kontrol edin Teminatın nakde çevrilme riskinin belirlenmesi
Yasaklama riskini ayrıca değerlendirin Şirket ve ortaklar üzerindeki etkinin tespiti

Sık yapılan hatalar

  • On günlük ihtarı sıradan yazışma sanmak: Sürenin bitiminde sözleşme kanunen feshedilmiş sayılabilir.
  • İhtara yalnızca genel bir inkârla cevap vermek: Teknik gerçekleşme, süre uzatımı ve idare kusuru belgelenmelidir.
  • Mali aciz bildirimini güvenli çıkış yolu sanmak: m.19 feshi teminat ve yasaklama sonuçları doğurur.
  • Her fesihte yasaklama olduğunu düşünmek: Mücbir sebep, ölüm ve iflas gibi hâllerde sonuçlar farklıdır.
  • İflas ile mali aczi karıştırmak: İflasta kanun yasaklama sonucunu hariç tutarken m.19 mali aciz bildiriminde yasaklama gündeme gelir.
  • Yasak fiil iddiasında on günlük ihtar beklemek: m.20/b kapsamında ihtar zorunlu değildir.
  • Durum tespit tutanağına katılmamak: Tek taraflı tespitler tasfiye hesabının temelini oluşturabilir.
  • Tutanağa yalnızca “itiraz ediyorum” yazmak: Miktar, imalat ve belge bazında somut şerh düşülmelidir.
  • Gelir kaydedilen teminatın idare zararından düşüleceğini sanmak: Teminat borca mahsup edilmez.
  • İş artışı tasfiyesini kusurlu fesih sanmak: Kanuni sınır nedeniyle tasfiye farklı sonuç doğurur.
  • Fesih davasıyla yasaklama işleminin de duracağını sanmak: Yasaklama ayrı idari işlem ve ayrı dava konusudur.
  • Tasfiye hesabında yalnızca idarenin alacaklarına bakmak: Yüklenicinin hakediş ve fiyat farkı alacakları da hesaba katılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İdare sözleşmeyi her durumda ihtar vererek mi fesheder?

Hayır. Taahhüdün sözleşmeye uygun yerine getirilmemesi veya işin süresinde bitirilmemesi nedeniyle m.20/a kapsamında fesihte en az on günlük gerekçeli ihtar gerekir. Sözleşmenin uygulanması sırasında yasak fiil işlendiğinin tespit edildiği m.20/b hâlinde ise önceden ihtar aranmaz.

On günlük süre dolmadan sözleşme feshedilebilir mi?

m.20/a kapsamında kural olarak hayır. Kanun en az on günlük süre verilmesini öngörür. Ancak yasak fiil, izinsiz devir veya başka özel bir fesih sebebi varsa farklı hükümler uygulanabilir.

Fesih kararının sonradan bildirilmesi fesih tarihini değiştirir mi?

Her durumda değiştirmez. m.20/a bakımından sözleşme ihtar süresinin bittiği; m.20/b bakımından yasak fiilin tespit edildiği tarihte feshedilmiş sayılır. İdarenin yedi gün içinde karar alması ve beş gün içinde bildirmesi gerekir.

Kesin teminat her fesihte gelir kaydedilir mi?

Hayır. Yüklenicinin kusuruna veya mali aczine dayalı m.19, m.20 ve m.21 fesihlerinde gelir kaydı gündeme gelir. Mücbir sebep nedeniyle m.23 kapsamında yapılan fesihte kesin ve ek kesin teminatlar iade edilir.

Mali acze düştüğümü bildirirsem yasaklanır mıyım?

Evet, m.19 uyarınca yapılan yüklenici feshi m.22 aracılığıyla yasaklama sonuçlarına bağlanmıştır. Mali aciz bildirimi yaptırımsız bir sözleşmeden çıkma yöntemi değildir.

İflas hâlinde de yasaklama uygulanır mı?

Hayır. 4735 sayılı Kanun’un 17. maddesi, iflas hâlinde m.20 ve m.22 hükümlerinin yasaklama hariç uygulanacağını belirtmektedir.

Mücbir sebep bildirim süresi kaç gündür?

Mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen 20 gün içinde idareye yazılı bildirim yapılması ve olayın yetkili mercilerce belgelendirilmesi gerekir.

Fesihte gelir kaydedilen teminat idarenin zararından düşülür mü?

Hayır. 4735 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca gelir kaydedilen kesin ve ek kesin teminatlar yüklenicinin borcuna mahsup edilemez. İdarenin belgeli zararları ayrıca talep edilir.

Yasaklama süresi her durumda bir yıl mıdır?

Hayır. Fiilin özelliğine göre bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar yasaklama uygulanabilir. Sürenin neden seçildiğinin somut olayın ağırlığıyla uyumlu olması gerekir.

Yasaklama şirket ortaklarına da uygulanabilir mi?

Evet. Şahıs şirketlerinde bütün ortaklar; sermaye şirketlerinde sermayenin yarısından fazlasına sahip ortaklar yasaklamadan etkilenebilir. Yasaklanan kişinin kontrolündeki başka şirketler de şartları varsa kapsama girebilir.

Fesihten önce yapılmış işlerin bedeli ödenir mi?

Sözleşmeye uygun ve gerçekten gerçekleştirilmiş işlerin bedeli tasfiye hesabında değerlendirilir. Ancak miktar, kalite, kusur, fiyat farkı, avans ve kesintiler birlikte hesaplanır; her beyan edilen imalat otomatik olarak ödenmez.

İş artışı sınırı aşıldığı için tasfiye edilen sözleşmede yasaklama olur mu?

Kural olarak hayır. 4735 sayılı Kanun’un 24. maddesindeki zorunlu tasfiye, yüklenicinin yasak fiiline dayalı fesih değildir. Bununla birlikte tasfiye tarihine kadar yüklenicinin ayrı bir sözleşme ihlali bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilebilir.

Haksız fesih davası hangi mahkemede açılır?

Sözleşmenin uygulanmasından doğan fesih, teminat ve tasfiye uyuşmazlıkları kural olarak adli yargıda görülür. Somut olayda asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığı ayrıca belirlenir.

Yasaklama kararına karşı aynı davada itiraz edilebilir mi?

Hayır. Yasaklama kararı ayrı bir idari işlemdir ve idari yargıda ayrıca iptal davasına konu edilir. Sözleşmenin feshi için açılan adli dava yasaklama kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sözleşmenin devri fesihten kurtarabilir mi?

Zorunlu bir hâl bulunması, devir alacak kişinin ilk ihaledeki şartları taşıması ve ihale yetkilisinin önceden yazılı izin vermesi durumunda devir mümkündür. İzinsiz veya kanuni sınırlara aykırı devir ise başlı başına fesih ve yasaklama sebebidir.


Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kamu ihale sözleşmesinin feshi ve tasfiyesinde uygulanacak hükümler; sözleşmenin türüne, ihale dokümanına, fesih sebebine, ihtarın içeriğine, süre uzatımı kararlarına, gerçekleşen iş miktarına ve yüklenicinin hukuki statüsüne göre değişir. Fesih ihtarı, teminatın nakde çevrilmesi ve yasaklama işlemi farklı yargı yolları ve süreler doğurabileceğinden, belgeler somut dosya üzerinden birlikte değerlendirilmelidir.

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com