16 Ekim 2026’da yayımlanan Makine Emniyeti Yönetmeliği (2023/1230/AB), makine üreten, ithal eden, satan veya mevcut makinelerde önemli değişiklik yapan işletmeleri ilgilendiriyor. Temel kurallar 20 Ocak 2027’de uygulanmaya başlayacak. Bir şirketin yapması gereken ilk iş, ürününün Yönetmelik kapsamında olup olmadığını belirlemek; ardından teknik belgeleri, uygunluk sürecini ve sözleşmelerindeki sorumlulukları kontrol etmektir. Aşağıda bu işlemleri şirket türüne göre somut örneklerle açıklıyoruz.
📅 Son güncelleme: 16 Ekim 2026
Makine Emniyeti Yönetmeliği kimleri ilgilendiriyor?
Yönetmelik yalnızca makine fabrikalarını değil, makineyi Türkiye’ye getiren ithalatçıyı, piyasada satan distribütörü ve belirli koşullarda mevcut makineyi esaslı biçimde değiştiren işletmeyi de ilgilendirir. Makineler yanında emniyet aksamları, değiştirilebilir teçhizat, kaldırma aksesuarları ve kısmen tamamlanmış makineler gibi ürün grupları da kapsamda olabilir. Ürünün teknik niteliği belirlenmeden kesin bir kapsam değerlendirmesi yapılamaz.
| Şirket | İlk kontrol etmesi gereken konu |
|---|---|
| Makine üreticisi | Risk değerlendirmesi, teknik dosya, uygunluk beyanı ve işaretleme |
| İthalatçı | Üreticinin belgeleri, ürün üzerindeki bilgiler ve ithalatçının kendi yükümlülükleri |
| Distribütör | Ürün bilgileri, uygunluk işaretleri ve şüpheli uygunsuzlukta yapılacak işlemler |
| Fabrika / otomasyon şirketi | Makinede yapılan müdahalenin önemli değişiklik oluşturup oluşturmadığı |
Yeni kurallar ne zaman uygulanacak?
Yönetmelik 16 Ekim 2026’da yayımlandı; temel hükümlerinin uygulanma tarihi 20 Ocak 2027. Yönetmeliğin 52. maddesi uyarınca bazı hükümler yayım tarihinde, diğer hükümler 20 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girer. Geçici 1. maddeye göre eski yönetmeliğe uygun olarak 20 Ocak 2027 öncesinde piyasaya arz edilmiş ürünlerin piyasada bulundurulması engellenmez; eski düzenlemeye göre verilen AT tip inceleme belgeleri ve onay kararları süreleri dolana kadar geçerlidir. Örneğin 2026’da sipariş edilip 2027’de teslim edilecek bir makinede yalnızca sipariş tarihiyle karar verilmez: Ürünün piyasaya arz veya hizmete sunulma zamanı ve ilgili geçiş hükümleri ayrıca incelenir.
Makine üreticisi hangi belgeleri hazırlamalı?
Üretici önce makinenin kullanım amacını ve öngörülebilir tehlikelerini belirler. Yönetmeliğin 11. maddesine göre teknik dosya ve AB uygunluk beyanı, piyasaya arz veya hizmete sunmadan itibaren en az 10 yıl denetime hazır tutulmalıdır. Ardından uygulanabilir sağlık ve güvenlik gereklerini karşılayacak tasarım ve koruma önlemlerini değerlendirir. Uygunluk sürecinde genel olarak şu belgeler ve işlemler önem taşır:
- Risk değerlendirmesi: Makinenin hangi tehlikeleri doğurabileceğini ve bunlara karşı alınan önlemleri ortaya koyar.
- Teknik dosya: Tasarım, hesaplama, test ve uygunluğu destekleyen teknik kayıtları içerir; kapsamı ürüne göre değişir.
- Uygunluk değerlendirmesi: Ürün grubuna göre uygulanacak prosedürdür; Yönetmeliğin 26. maddesi ve EK-1 uyarınca belirli ürün kategorilerinde onaylanmış kuruluşun katıldığı değerlendirme gerekir; her makine için aynı yöntem uygulanmaz.
- AB uygunluk beyanı ve CE işareti: İlgili mevzuatın gerektirdiği beyan ve işaretleme yükümlülükleridir.
- Kullanım ve güvenlik talimatları: Ürünün güvenli kurulumu, kullanımı ve bakımına ilişkin gerekli bilgileri içerir.
Buradaki kritik nokta şudur: Makineye CE işareti koymak, teknik dosya veya uygunluk değerlendirmesinin yerine geçmez. Ayrıca her makine için aynı testin ya da aynı belgelendirme kuruluşunun zorunlu olduğu söylenemez. Ürünün sınıfı belirleyicidir.
İthalatçı makineyi teslim almadan önce neyi kontrol etmeli?
Örneğin Ankara’daki bir şirket, yurt dışından paketleme makinesi getirip Türkiye’de satıyor olsun. Şirket, “Üretici yabancı; uygunluktan yalnızca o sorumlu” diyerek kendi yükümlülüklerini göz ardı edemez. Ürün için gerekli uygunluk beyanının, CE işaretinin, talimatların ve üretici bilgilerinin bulunup bulunmadığını; ithalatçıya düşen tanıtıcı bilgi ve diğer yükümlülükleri kontrol etmelidir.
Satın alma sözleşmesinde yalnızca fiyat ve teslim tarihi değil, teknik belge teslimi, eksikliklerin giderilmesi, uygunsuz ürünün iadesi, masraflar ve zararların karşılanması da düzenlenmelidir. Aksi hâlde ürünün satışının durdurulması veya geri çekilmesi gibi bir sorun ortaya çıktığında ithalatçı ile yabancı üretici arasında ayrı bir ticari uyuşmazlık doğabilir. Ödenmeyen bedel ve tazminat alacakları bakımından ticari alacakların tahsili hakkındaki rehberimiz de ilgili olabilir.
Fabrikadaki her makine değişikliği yeni sorumluluk doğurur mu?
Hayır. Rutin bakım, üreticinin öngördüğü yedek parçanın değiştirilmesi veya basit onarım tek başına önemli değişiklik sayılmaz. Belirleyici olan, müdahalenin Yönetmelikteki önemli değişiklik tanımının şartlarını karşılayıp karşılamadığıdır. Özellikle güvenlik üzerinde öngörülmeyen etki, yeni tehlike veya risk artışı ve buna karşı gerekli koruyucu önlemler teknik olarak incelenmelidir.
Örnek 1: Üretim hattına yeni robot eklenmesi
Bir fabrika, mevcut üretim hattına robot kol ekletiyor. Robotun çalışma alanı ile çalışanların erişimi arasında yeni bir sıkışma riski oluşuyor ve güvenlik sistemi yeniden tasarlanıyor. Bu müdahale önemli değişiklik şartlarını karşılıyorsa, değişikliği gerçekleştiren kişi veya şirket bakımından imalatçı yükümlülükleri gündeme gelebilir. Sözleşmede risk değerlendirmesini, koruyucu sistemi, teknik dosyayı ve kabul testlerini kimin yapacağı açıkça yazılmalıdır.
Burada sözleşme tek başına kamu hukuku kaynaklı sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Örneğin otomasyon sözleşmesinde “tüm mevzuat sorumluluğu fabrika sahibine aittir” yazılması, önemli değişikliği fiilen gerçekleştiren kişinin Yönetmeliğin 19. maddesinden doğabilecek yükümlülüklerini kendiliğinden kaldırmaz. Buna karşılık tarafların birbirlerine karşı belge teslimi, test, gecikme ve tazminat sorumlulukları sözleşmeyle ayrıntılı biçimde düzenlenebilir. Teknik kabul tutanağına güvenlik testlerinin sonuçları da eklenmelidir.
Örnek 2: Arızalı parçanın aynı özellikte yenilenmesi
Bir makinenin arızalı sensörü, üreticinin öngördüğü eşdeğer parçayla değiştiriliyor ve makinenin güvenlik özellikleri değişmiyor. Bu işlem, sırf parça değiştirildi diye otomatik olarak önemli değişiklik sayılmaz. Yine de bakım kayıtlarının saklanması ve iş güvenliği kurallarına uyulması gerekir.
Makine mevzuata aykırı çıkarsa ne olur?
Örneğin ithalatçı, teslim aldığı makinede zorunlu uygunluk beyanının bulunmadığını veya güvenlik koruyucusunun eksik olduğunu tespit ederse ürünü doğrudan satışa çıkarmamalıdır. Önce eksikliğin niteliğini belirlemeli, üreticiden gerekli düzeltmeyi ve belgeleri istemeli; ürünün risk oluşturması hâlinde ilgili bildirim ve düzeltici önlem yükümlülüklerini değerlendirmelidir. Uygunsuzluk şüphesi bulunan bir makinenin satılması, sonradan yalnızca garanti kapsamında çözülecek basit bir ticari sorun olmayabilir.
Somut aykırılığa göre ürünün piyasaya sunulmasının sınırlandırılması, piyasadan çekilmesi, geri çağrılması veya idari yaptırım uygulanması gündeme gelebilir. Yönetmeliğin 49. maddesi idari yaptırımlar için 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’na atıf yapar. Her eksiklik aynı yaptırımı doğurmaz; yetkili idarenin tespiti, uygulanacak ürün güvenliği mevzuatı ve işletmenin konumu önemlidir. İşletme, denetim tutanağını ve talep edilen belgeleri inceleyerek gerektiğinde idari başvuru ve dava yollarını değerlendirmelidir.
Makinenin yol açtığı maddi zarar veya yaralanma söz konusuysa ayrı bir sorumluluk incelemesi gerekir. Ürünün güvenliği, kullanım talimatları, bakım geçmişi, yapılan değişiklikler ve zarar ile eksiklik arasındaki bağlantı araştırılır. İş kazası varsa işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri de ayrıca gündeme gelir. Teknik inceleme ile hukuki sorumluluk değerlendirmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Şirketler 20 Ocak 2027’ye kadar nasıl hazırlanmalı?
Bir denetimde yalnızca faturanın sunulması her zaman yeterli olmayabilir. İşletmenin rolüne göre uygunluk beyanı, ürünün kimlik bilgileri, talimatlar, tedarik zinciri kayıtları ve yetkili makamın gerekçeli olarak istediği uygunluk belgeleri önem kazanır. Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca iktisadi işletmeciler, kendilerine ürünü sağlayan ve kendilerinin ürün sağladığı işletmelere ilişkin bilgileri en az 10 yıl muhafaza eder. Bu nedenle belge yönetimi, ürün tesliminden sonra da devam eden bir yükümlülüktür.
- Ürün envanteri çıkarın: Üretilen, ithal edilen veya değiştirilen makineleri ve ürün gruplarını belirleyin.
- Belge eksiklerini tespit edin: Teknik dosya, uygunluk beyanı, talimat ve işaretlemeleri kontrol edin.
- İthalat ve satış sözleşmelerini güncelleyin: Belge teslimi, uygunsuzluk, masraf ve tazminat sorumluluğunu düzenleyin.
- Modernizasyon işlerini ayrı inceleyin: Önemli değişiklik riski bulunan projelerde teknik sorumluları ve kabul koşullarını yazılı belirleyin.
- Tarihleri eşleştirin: Piyasaya arz ve hizmete sunma tarihleri bakımından geçiş hükümlerini kontrol edin.
Şirketin kendi markasıyla sattığı makinede sorumluluk değişir mi?
Evet, değişebilir. Yönetmeliğin 18. maddesine göre ithalatçı veya dağıtıcı, kapsam dahilindeki ürünü kendi adı ya da ticari markası altında piyasaya arz ederse veya piyasaya arz edilmiş ürünü uygunluğunu etkileyebilecek şekilde değiştirirse imalatçı olarak kabul edilir. Örneğin başka bir üreticiden alınan makinenin yalnızca ticari etiketle yeniden pazarlanması planlanıyorsa, şirketin kendi markası altında piyasaya arzın doğuracağı imalatçı yükümlülüklerini satıştan önce incelemesi gerekir. Bu nedenle özel markalı üretim ve distribütörlük sözleşmelerinde marka kullanımı ile mevzuat sorumluluğu birlikte değerlendirilmelidir.
Sık yapılan hatalar
- CE işaretini yeterli saymak: Makineye CE işareti konulması; risk değerlendirmesi, teknik dosya ve ürün sınıfına uygun uygunluk değerlendirmesinin yerine geçmez.
- İthalatçının “sorumluluk yabancı üreticide” demesi: İthalatçı, uygunluk beyanı, CE işareti, talimatlar ve üretici bilgilerinin bulunup bulunmadığını kendisi kontrol etmek ve kendine düşen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır.
- Her müdahaleyi aynı şekilde değerlendirmek: Eşdeğer parçayla yapılan rutin değişiklik tek başına önemli değişiklik sayılmazken, üretim hattına robot eklenmesi gibi yeni tehlike doğuran ve güvenlik sisteminin yeniden tasarlanmasını gerektiren müdahaleler imalatçı yükümlülüklerini gündeme getirebilir.
- Sözleşmeyle Yönetmelik sorumluluğunun devredildiğini düşünmek: “Tüm mevzuat sorumluluğu fabrika sahibine aittir” gibi bir hüküm, önemli değişikliği fiilen yapanın Yönetmeliğin 19. maddesinden doğabilecek yükümlülüklerini kendiliğinden kaldırmaz; sözleşme yalnızca tarafların birbirine karşı sorumluluklarını düzenler.
- Geçiş hükmünü sipariş tarihine göre değerlendirmek: 2026’da sipariş edilip 2027’de teslim edilecek makinede belirleyici olan, ürünün piyasaya arz veya hizmete sunulma zamanı ve ilgili geçiş hükümleridir.
- Kendi markasıyla satışın sonuçlarını gözden kaçırmak: Yönetmeliğin 18. maddesine göre ürünü kendi adı veya ticari markası altında piyasaya arz eden ithalatçı ya da dağıtıcı imalatçı olarak kabul edilir.
- Belgeleri teslimden sonra saklamamak: Teknik dosya ve uygunluk beyanı en az 10 yıl denetime hazır tutulmalı; tedarik zinciri bilgileri de 20. madde uyarınca en az 10 yıl muhafaza edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Makine Emniyeti Yönetmeliği ne zaman uygulanacak?
Yönetmelik 16 Ekim 2026’da yayımlandı. 52. madde uyarınca bazı hükümler yayım tarihinde, temel hükümler ise 20 Ocak 2027’de yürürlüğe girer.
Teknik dosya ve uygunluk beyanı ne kadar süre saklanmalı?
Yönetmeliğin 11. maddesine göre piyasaya arz veya hizmete sunmadan itibaren en az 10 yıl denetime hazır tutulmalıdır.
Makineyi kendi markasıyla satan ithalatçı imalatçı sayılır mı?
Yönetmeliğin 18. maddesine göre ürünü kendi adı veya ticari markası altında piyasaya arz eden ithalatçı ya da dağıtıcı imalatçı olarak kabul edilir.
Eski makinelerin tamamı yeniden CE belgesi almak zorunda mı?
Hayır. Mevcut makineler için otomatik ve genel bir yeniden belgelendirme sonucu çıkarılamaz. Piyasaya arz tarihi, yapılan değişiklikler ve ilgili mevzuat değerlendirilmelidir.
CE işaretli ithal makineden ithalatçı sorumlu olabilir mi?
Evet. CE işaretinin bulunması, ithalatçının kendisine ait mevzuat yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Makineyi değiştiren otomasyon şirketi imalatçı sayılabilir mi?
Yönetmelikte tanımlanan önemli değişiklik koşulları oluşursa, değişikliği yapan bakımından imalatçıya ilişkin yükümlülükler gündeme gelebilir.
Uygunluk incelemesini avukat mı yapar?
Hayır. Makinenin teknik uygunluğu mühendisler ve gerekli durumlarda yetkili uygunluk değerlendirme kuruluşlarınca incelenir. Avukat, mevzuat yükümlülükleri, sözleşmeler, yaptırımlar ve uyuşmazlıklarla ilgilenir.
Sonuç
Makine üreten veya ithal eden şirketler için öncelik, ürün kapsamını ve belge yükümlülüklerini belirlemektir. Fabrikalar ve otomasyon şirketleri içinse özellikle önemli değişiklik riski taşıyan projelerde teknik sorumluluğun ve sözleşme hükümlerinin netleştirilmesi gerekir.
İlgili düzenlemenin tam metni: Makine Emniyeti Yönetmeliği (2023/1230/AB) – Resmî Gazete, 16 Ekim 2026.
Şirket sözleşmeleri, ticari alacaklar ve ortaklık uyuşmazlıklarına ilişkin diğer rehberler için şirketler ve ticaret hukuku ana rehberimizdeki konu dizinine bakabilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Ürün sınıfı, uygulama tarihi ve somut sorumluluklar ilgili teknik mevzuat ve sözleşmeler esas alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com