Back to Home Page

Kamu İhale Sözleşmelerinde Aşırı İfa Güçlüğü ve Uyarlama Davası (2026)

Kamu ihale sözleşmesinde malzeme, işçilik veya finansman maliyetlerinin olağanüstü artması her durumda sözleşme bedelinin artırılmasını sağlamaz. Buna karşılık, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’ndaki özel hükümler, sözleşmenin fiyat farkı rejimi ve uygulanabilir Türk Borçlar Kanunu kuralları birlikte değerlendirildiğinde, istisnai olarak uyarlama talebi gündeme gelebilir. TBK m.138 aşırı ifa güçlüğünü; götürü bedelli eser sözleşmelerinde TBK m.480/2 özel uyarlama şartlarını düzenler. Kamu ihale sözleşmesinde bu hükümlere dayanılarak dava açılmasının sonucu, sözleşme ve somut olay incelenmeden kesin olarak öngörülemez.

📅 Son güncelleme: 24 Ekim 2026

Aşırı ifa güçlüğü ile sıradan maliyet artışı arasındaki fark

Ticari faaliyet sırasında enflasyon, tedarik sorunu, kur hareketleri ve işçilik maliyetlerindeki artış belirli ölçüde öngörülebilen işletme riskleridir. Yüklenicinin teklifi hazırlarken yaptığı düşük kâr hesabı veya yanlış miktar tahmini, kendiliğinden aşırı ifa güçlüğü oluşturmaz. Aşırı ifa güçlüğünde sorun, sözleşme kurulurken öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü durumun ifa dengesini dürüstlük kuralı bakımından katlanılması beklenemeyecek düzeyde değiştirmesidir. Her maliyet artışı bu eşiğe ulaşmaz; ekonomik etkinin ağırlığı ile ilgili piyasa koşulları olay bazında incelenir.

Örneğin uzun vadeli bir yapım işinde belirli malzemenin ithalatının olağanüstü bir nedenle durması ve benzer girdinin bulunamaması ile her yıl görülen fiyat artışları aynı değerlendirmeye tabi tutulamaz. Bu ayrım yapılırken ihale tarihindeki piyasa koşulları, yüklenicinin uzmanlık alanı, teklif hazırlama süresi, fiyat farkı formülü, malzeme ikame imkânları, iş programı ve olayın hangi tarihte ortaya çıktığı dikkate alınır. Yalnız toplam maliyetin yükselmiş olması, olayın yükleniciden kaynaklanmadığını veya öngörülemez nitelikte bulunduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.

TBK m.138 uyarınca uyarlama şartları nelerdir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138, sözleşmenin kurulduğu sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü durumun borçludan kaynaklanmayan nedenle ortaya çıkmasını arar. Ayrıca bu durumun sözleşme kurulurken var olan koşulları, ifanın talep edilmesini dürüstlük kurallarına aykırı kılacak ölçüde borçlu aleyhine değiştirmesi gerekir. TBK m.138 uyarınca borçlunun edimini henüz ifa etmemiş olması veya edimini ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak yerine getirmiş olması gerekir. Bu nedenle ifa tarihi ve hakların saklı tutulduğunu gösteren belgeler ayrıca incelenmelidir.

Kanuna göre uyarlama mümkün olmazsa şartlarına göre sözleşmeden dönme; sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak fesih söz konusu olabilir. Bununla birlikte kamu ihale sözleşmelerinde özel fesih, teminat, yasaklama ve işin devamı hükümleri bulunduğu için yalnız TBK m.138’i göstererek sözleşmenin serbestçe terk edilebileceği varsayılmamalıdır. Hakların saklı tutulması veya ihtirazi kayıt da tek başına uyuşmazlığı kazanmak anlamına gelmez; maddi koşulların ve usulün sağlanması gerekir.

Götürü bedelli yapım işlerinde TBK m.480/2 neden önemlidir?

TBK m.480/2, götürü bedelle yapılan eser sözleşmesinde başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülse de taraflarca dikkate alınmayan durumların, eserin götürü bedelle yapılmasını engellemesi ya da son derece güçleştirmesi halinde hâkimin uyarlama veya şartlara göre sona erdirme yönünden karar verebilmesini düzenler. Kamu yapım işlerinde anahtar teslim götürü bedel ilişkisi nedeniyle bu hüküm özel önem taşıyabilir. Ancak kamu ihale sözleşmesi bakımından doğrudan ve koşulsuz uygulanacağı söylenemez; 4735 sayılı Kanun’un emredici hükümleri, ihale dokümanı ve özel fiyat farkı düzenlemeleriyle birlikte yorumlanmalıdır.

Birim fiyatlı sözleşmede ise götürü bedel kuralı aynı şekilde işlemez. Gerçekleşen iş miktarı ve birim fiyatlar, iş artışı/eksilişi ve fiyat farkı düzenlemeleri farklı sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden ‘kamu yapım sözleşmesi’ denildiğinde önce bedel türü belirlenmelidir. Birim fiyatlı iş için TBK m.480/2’nin her durumda uygulanacağını ileri sürmek, sözleşmenin hukuki niteliğini göz ardı eder. Birim fiyatlı eser sözleşmesinde uyarlama iddiası, TBK m.138’deki genel koşullar yönünden ayrıca incelenebilir. Bunun için sıradan maliyet artışı değil, öngörülemeyen olağanüstü durumun ifayı dürüstlük kuralına aykırı derecede güçleştirdiği somut delillerle ortaya konmalıdır.

4735 sayılı Kanun m.36, TBK hükümlerine başvurmaya imkân tanır mı?

4735 sayılı Kanun’un 36. maddesi, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Bu hüküm, kamu ihale sözleşmelerinin özel hukuk yönünü değerlendirirken önemlidir. Bununla birlikte m.36’nın varlığı, özel kamu ihale kurallarını geçersiz kılmaz veya sözleşmede öngörülen her bedel sınırının mahkeme tarafından kolayca aşılabileceğini göstermez. Önce 4735 sayılı Kanun’da somut sorunu karşılayan özel düzenleme bulunup bulunmadığı incelenir; ardından TBK kurallarının hangi ölçüde tamamlayıcı uygulanabileceği tartışılır.

Kamu ihale mevzuatının sözleşme hükümlerinin sonradan değiştirilmesine getirdiği sınırlamalar, rekabet ve eşit muamele ilkeleri nedeniyle belirleyicidir. Bu nedenle mahkemeden sözleşme bedeline genel bir ek yüzdelik verilmesini istemek ile kanuni uyarlama koşullarına dayalı somut talepte bulunmak farklıdır. 2025 tarihli akademik değerlendirmelerde götürü bedel kamu yapım işlerinde TBK m.480/2’nin 4735 m.36 ile ilişkilendirilmesi tartışılmaktadır; bu görüşün, her somut dava için bağlayıcı bir yargı kararı gibi sunulması doğru değildir.

Fiyat farkı, ek fiyat farkı ve uyarlama aynı şey midir?

Hayır. Fiyat farkı, ihale dokümanı ve uygulanabilir Fiyat Farkına İlişkin Esaslar’daki katsayı ve endeks yöntemine göre hesaplanan sözleşmesel ödemedir. Ek fiyat farkı ise kanunla sınırlı dönemler ve sözleşme grupları için getirilmiş özel rejimlerden doğabilir. Uyarlama ise sözleşmenin taraflar için artık hangi dengeyle sürdürüleceği hakkında olağanüstü koşullar nedeniyle ileri sürülen ayrı bir hukuki taleptir. Belirli dönemde fiyat farkı alamamış olmak, tek başına uyarlama davası kazanma sebebi değildir.

4735 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile fiyat farkına ilişkin esaslar, sözleşme imzalandıktan sonra değiştirilemeyecek sözleşme koşulları bakımından önem taşır. Bununla birlikte kanun koyucunun belirli dönemlerde çıkardığı geçici ek fiyat farkı veya süre uzatımı düzenlemeleri özel hüküm niteliği taşıyabilir. Bu düzenlemelerin yalnız yürürlükte bulunduğu dönem ve kapsamdaki sözleşmelere uygulanması gerekir. Örneğin 2024 yılındaki belirli yapım işi edimlerine yönelik eski geçici düzenleme, 2026’da her kamu sözleşmesi için yeni bir hak gibi anlatılamaz.

Sözleşmede ‘uyarlama istenemez’ yazıyorsa sonuç ne olur?

Tarafların bedel, kur, fiyat farkı veya feragat hükümleri uyuşmazlığı etkiler. Ancak sözleşmedeki herhangi bir kayıt için koşulsuz olarak ‘her türlü uyarlama talebini geçersiz kılar’ veya ‘olağanüstü olaylarda asla etkisi bulunmaz’ biçiminde genel sonuç çıkarmak doğru değildir. TBK m.138 veya m.480/2 bakımından emredicilik, riskin sözleşmeyle nasıl dağıtıldığı, müzakere ve basiretli tacir ölçütü ile kamu ihale sözleşmesinin özel statüsü birlikte incelenmelidir.

Özellikle yüklenicinin öngörülebilir fiyat dalgalanmalarını peşinen üstlenmiş olması ile bütün dünyada beklenmedik bir olayın maliyetleri olağanüstü değiştirmesi hukuken aynı değildir. Buna karşılık taraflar belirli riski açıkça ve bilinçli şekilde dağıtmışsa bu husus uyarlama koşullarını ağırlaştırabilir. Uyuşmazlığın haklılığı, yalnız ilgili sözleşme maddesinin varlığına değil, riskin somut olayda ne ölçüde gerçekleştiğine bağlıdır.

Yüklenicinin kusurlu gecikmesi uyarlama talebini nasıl etkiler?

İfa güçlüğünün borçludan kaynaklanmamış olması m.138 bakımından temel unsurlardandır. İş programına göre belirli tarihte bitirilmesi gereken işin, yüklenicinin kusurlu gecikmesi yüzünden sonraki dönemde daha pahalıya tamamlanması hâlinde uyarlama talebi zayıflayabilir. Buna karşılık işin idarenin proje teslimindeki gecikmesi, yer teslimi sorunu, onay bekleme süreci veya usulüne uygun süre uzatımı nedeniyle sarkması farklı değerlendirilir. Hangi gecikmenin hangi iş kalemi maliyetini etkilediği bir arada analiz edilmelidir.

Özellikle süre uzatımı verilmiş olması, yeni bedel hakkının da doğduğunu otomatik olarak göstermez. Süre uzatımı sebepleri ve güncel fiyat farkı formülünün uygulanma şekli ayrı ele alınır. İdare kaynaklı gecikme ile olağanüstü piyasa değişiminin aynı dönemde meydana gelmesi hâlinde iki sebebin payı ayrıştırılmalıdır.

Dava açmadan önce hangi ekonomik ve sözleşmesel veriler hazırlanmalı?

Uyarlama talebinin güçlü olması için ihale anındaki yaklaşık piyasa maliyetleri, teklif hazırlığında kullanılan analizler, sözleşme bedeli, fiyat farkı hesabı, iş programı, revizyonlar, fiili gerçekleşme, satın alma faturaları, hakediş raporları, kalan iş miktarı ve olağanüstü olayın kronolojisi bir dosyada toplanmalıdır. Yalnız bütçe zararını gösteren genel tablo yeterli değildir; olağanüstü olay ortaya çıkmasaydı ifanın hangi ekonomik denge içinde gerçekleşeceği ve olay sonrasında bu dengenin nasıl değiştiği açıklanmalıdır.

Talebin önemli bir boyutu da yüklenicinin maliyeti azaltma imkânlarıdır. Alternatif malzeme veya tedarik kaynağı kullanımı, üretim yönteminin değişmesi, uygun süre uzatımı, iş programının revizyonu ve daha önce ödenmiş fiyat farkının etkileri incelenir. Yüklenici, uyarlama talebini bir ‘zararımın tamamı idarece ödensin’ başlığına indirmemelidir. Hâkim uyarlama şartları oluşsa bile bedel, süre veya diğer denge unsurlarını somut olayın gereklerine göre değerlendirebilir.

Uyarlama talebi için yazılı başvuru ve ihtirazi kayıt gerekir mi?

TBK m.138, aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmeyi önemli bir koşul olarak düzenler. Bu nedenle yüklenici, belirli maliyet değişimleri sırasında işin ifasına devam ediyorsa haklarını saklı tuttuğunu somut ve uygun biçimde ortaya koymanın etkisini değerlendirmelidir. Bununla birlikte her hakedişe matbu ‘ihtirazi kayıt’ yazmak, asıl talebin koşullarını ve ilgili sözleşmedeki başvuru usulünü kendiliğinden sağlamaz. Hakediş, yeni fiyat, fiyat farkı ve uyarlama itirazlarının hukuki dayanakları farklıdır.

İdareye yapılacak başvuruda uyuşmazlık konusu edimler, artan maliyet kalemleri, olağanüstü olayın tarihi, daha önce ödenmiş fiyat farkları ve talep edilen uyarlamanın kapsamı açıkça gösterilmelidir. Başvuruya verilen cevap ile sözleşmede öngörülen uyuşmazlık çözüm hükümleri dikkate alınarak dava stratejisi belirlenir. Hiçbir işlem yapmadan işin tamamını kesin kabulden geçirmek ve sonra bütün dönemler için ek bedel istemek, olayın özel şartlarına göre usul ve ispat risklerini artırabilir.

Dava açılması işin durdurulmasına izin verir mi?

Uyarlama davası açılmış olması, yükleniciye tek başına işi durdurma, teminat mektubunu geri alma veya gecikme cezalarını ödememe hakkı vermez. Kamu ihale sözleşmelerinde işin devamı, mücbir sebep, fesih, kesin teminat ve yasaklama konuları özel kanuni sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dava açılmadan veya açıldıktan sonra işin durdurulmasının ayrı hukuki riski değerlendirilmelidir. İhtiyati tedbir talebi de her sözleşme yükümlülüğünü veya idari yaptırımı otomatik olarak askıya alan bir yol değildir.

Uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı kolu ve mahkeme, sözleşmenin kuruluş veya uygulanma safhası ile dava konusu talebin niteliğine göre belirlenir. Kamu idaresinin taraf olması, her sözleşme alacağı uyuşmazlığını doğrudan idare mahkemesine taşımaz. Öte yandan ihale işleminin iptaliyle sözleşmenin bedel uyarlamasını istemek de aynı dava konusu değildir. Dava öncesinde yetki, görev, arabuluculuk ve zamanaşımı sorunları ayrı değerlendirilmelidir.

Uygulama özeti: Örnek: Sözleşme imzalandıktan sonra olağanüstü bir tedarik engeli oluşmuşsa yalnız yeni fiyat teklifini sunmak yeterli değildir. İhale tarihindeki maliyet, engelin ortaya çıktığı tarih, alternatif tedarik imkânı, iş programına etkisi ve alınmış fiyat farkı birlikte belgelenmelidir. Sözleşme türünü, fiyat farkı hükümlerini ve olağanüstü maliyet değişimini gösteren belgeleri birlikte inceleyin. Kamu ihale sözleşmesinde olağanüstü maliyet artışı bedelin kendiliğinden uyarlanmasını sağlamaz. Önce fiyat farkı hükümleri ve özel düzenlemeler, ardından somut olayın koşullarına göre TBK m.138 veya m.480/2 değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

Enflasyon yükselince kamu ihale sözleşmesi otomatik uyarlanır mı?

Hayır. Öngörülemeyen olağanüstü olay, borçludan kaynaklanmama, aşırı dengesizlik ve diğer kanuni koşullar olay özelinde araştırılır. Öngörülebilir fiyat dalgalanmaları tek başına yeterli değildir.

Sözleşmede fiyat farkı varsa TBK m.138 uygulanamaz mı?

Bu kadar kesin bir hüküm kurulamaz. Fiyat farkı, olayın yüklenici üzerindeki etkisini azaltabilir; ancak uyarlamanın ayrıca gerekip gerekmediği ve özel kamu ihale hükümleri birlikte incelenmelidir. Aynı zararın iki kez giderilmesine yol açılmamalıdır.

Götürü bedel kamu yapım işinde TBK m.480/2 önem taşır mı?

Evet. Ancak 4735 sayılı Kanun m.36, sözleşmenin koşulları ve emredici ihale hükümleriyle beraber değerlendirilir. Sözleşmenin sırf götürü bedelli olması uyarlama hakkı doğurmaz.

İhtirazi kayıt koyarsam maliyet farkının tamamını alır mıyım?

Hayır. Hakların saklı tutulması belirli usul ve ifa koşulları bakımından önemli olabilir ama uyarlama hakkının bütün maddi şartlarını ispatlamaz.

Uyarlama davası devam ederken iş bırakılabilir mi?

Dava açılması kendiliğinden iş bırakma hakkı oluşturmaz. Sözleşme ihlali, fesih ve teminatın paraya çevrilmesi gibi riskler ayrı değerlendirilmeli; önceden hukuki strateji belirlenmelidir.

Sözleşmede öngörülen olağan fiyat farkı, fiyat farkı davası ve hakedişte ihtirazi kayıt, uyarlama isteminin koşullarından ayrı hukuki sorunlardır.

Sonuç

Kamu sözleşmesinde aşırı ifa güçlüğü, olağanüstü ekonomik koşulların bütün bedel farklarını ödeten genel bir mekanizması değildir. Uyarlama talebinin hukuki temeli, sözleşme türü, 4735 sayılı Kanun’un özel hükümleri, TBK m.138 veya m.480/2 ile somut ispat kayıtlarının birlikte değerlendirilmesine dayanır. Fiyat farkı, ek fiyat farkı ve hakediş uyuşmazlıkları ayrı tutulmalı; yüklenici işi sürdürürken haklarını korumanın biçimini dosya özelinde belirlemelidir.

Hukuki Uyarı

Bu metin genel bilgilendirme içindir. Kamu ihale sözleşmesinin tarafları, ihale ve sözleşme tarihleri, bedel türü, fiyat farkı düzeni, olağanüstü olayın delilleri ve yürürlükteki mevzuat görülmeden kesin bir uyarlama veya ek alacak hakkı bulunduğu kabul edilemez.

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com