İlamsız icra takibine borçlu itiraz ederse takip durur; alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açarak takibin devamını sağlayabilir (İİK m.67). Uyuşmazlık ticari bir para alacağıysa davadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A); arabuluculukta geçen süre bir yıllık süreye işlemez. Alacak İİK m.68’de sayılan belgelerden birine dayanıyorsa, dava yerine altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması da istenebilir. Dava kazanılır ve alacak likitse, borçlu aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir.
📅 Son güncelleme: 25 Ekim 2026
İtirazın iptali davasının amacı ve takip şartı
İİK m.67’deki dava açma süresi, itirazın alacaklıya tebliği ve somut takip dosyası üzerinden hesaplanır.
Ticari para alacağına ilişkin davalarda dava şartı arabuluculuğun kapsamı ayrıca incelenir.
İcra inkâr tazminatı otomatik değildir; alacağın niteliği ve kanuni şartlar belirleyicidir.
İİK m.67 uyarınca genel haciz yoluyla takipte borçlunun itirazını iptal ettirmek isteyen alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren kural olarak bir yıl içinde dava açması gerekir. Bu süre, takibin durmasına yol açan itirazın tebliğiyle bağlantılıdır; ödeme emrinin ilk gönderildiği tarihle karıştırılmamalıdır. Süre kaçırılırsa genel hükümlere göre alacak davası hakkı tümüyle sona ermiş sayılmaz; takip özelindeki sonuç değişir.
Dava hazırlığında icra dosyasındaki itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya usulüne uygun tebliğini gösteren kayıt ve itiraz edilen alacak kalemleri birlikte kontrol edilmelidir. Ticari dava şartı arabuluculuk uygulanıyorsa başvuru ve son tutanak tarihleri süre hesabına işlenmeli; faiz ve icra inkâr tazminatı talepleri sözleşme, fatura ve ödeme kayıtlarıyla somutlaştırılmalıdır.
İİK m.67: Bir yıllık dava süresi nasıl hesaplanır?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A ve 6325 sayılı Kanun ile usul hükümleri birlikte değerlendirilir.
Geçerli itiraz ve duran takip. Borca, yetkiye veya faize yapılan itirazın kapsamı belirlenir. Takip hangi tutar için durmuşsa dava talebi ve faiz buna göre kurulmalıdır.
İİK m.67 bir yıllık süre. İtirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık süre, ödeme emrinin tebliğinden değil ilgili itirazın alacaklıya tebliği gibi kanuni başlangıç olayından hareketle değerlendirilir.
Dava şartı arabuluculuk. Ticari uyuşmazlığın konusu para alacağına ilişkin ise TTK m.5/A uygulaması ve geçerli istisnalar dava açılmadan incelenmelidir.
Ticari alacakta dava şartı arabuluculuk
İİK m.67 kapsamındaki itirazın iptali davasında alacaklı, takip itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açma hakkını kullanır. Uyuşmazlık konusu ticari bir para alacağıysa dava şartı arabuluculuk, davadan önce ayrı bir usul aşaması olarak değerlendirilmelidir. Arabulucuya başvurunun süre üzerindeki etkisi ayrıca hesaplanmalı; icra takibinin yapılmış olması tek başına arabuluculuğu gereksiz kılmaz. Örneğin 400.000 TL fatura alacağında borçlu teslimi inkâr ediyorsa teslim tutanağı ve irsaliye ile borcun varlığı tartışılır. İcra inkâr tazminatı için de İİK m.67’deki koşullar, alacağın niteliği ve talep önemlidir; kanundaki tazminat oranı hükmolunan veya reddedilen tutarın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Her itirazda bu tazminata otomatik hükmedilmez.
İspat yükü. Fatura, cari hesap, sözleşme ve teslim belgesi birlikte okunur. Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi malın mutlaka teslim edildiği anlamına gelmez.
İcra inkâr tazminatı. Borçlu itirazının haksızlığı yanında alacağın likit olup olmadığı ve tarafların istemleri önem taşıyabilir. Tek tip yüzde oranından otomatik mahkûmiyet sonucu çıkmaz.
İtirazın kaldırılmasıyla fark. İİK’nın belirli belge türlerine dayanan itirazın kaldırılması yolu ile genel mahkemedeki itirazın iptali davası koşulları ayrı incelenir.
İcra inkâr tazminatının koşulları
Örneğin toptancı şirket malı teslim ettiğini imzalı irsaliyelerle kanıtlarken borçlu ‘sipariş yoktu’ diye itiraz edebilir. İtirazın iptali davasında asıl alacağın kaynağı, ticari defterler ve borçlunun savunması birlikte incelenir. İcra inkâr tazminatı otomatik değildir; likit alacak ve diğer şartlar tartışılır. Dava ticari nitelikteyse TTK m.5/A uyarınca önce arabuluculuk dava şartı gündeme gelir.
Takip, tebligat ve teslim belgeleriyle ispat
- İlamsız icra takip talebi ve ödeme emri
- Borçlunun itiraz dilekçesi ve tebliği
- Ticari sözleşme, fatura ve sevk irsaliyesi
- Cari hesap mutabakatı ve ticari defter kayıtları
- Banka hareketleri ve kısmi ödeme dekontları
- Arabuluculuk son tutanağı ve ihtar belgeleri
İtirazın iptali davasında takibin başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği ve itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihleri ayrı gösterin. İİK m.67’deki bir yıllık süre itirazın alacaklıya tebliğinden başlar. İcra inkâr tazminatı ise yalnız davanın kazanılmasıyla otomatik doğmaz; talep ve kanuni koşullar birlikte incelenir.
İtirazın iptali davası açarken izlenecek yol
İcra takibine itirazın kaldırılması, itirazın iptali ve doğrudan alacak davası ayrı yollar olup belgenin niteliği ve talep edilen sonuç seçimde önemlidir. Takip yetkisi ve alacağın muacceliyeti, faiz başlangıcı, kısmi ödemeler ve varsa teminat belgesi dava öncesinde ayrı kalemlerle kontrol edilmelidir.
1. Takibin gerçekten durduğunu ve itiraz kapsamını belirlemek. Yetki/borç/faiz itirazları doğru sınıflandırılır.
2. Arabuluculuk ve dava süresi takvimi. İİK m.67 ve dava şartı arabuluculuk birlikte dikkate alınır; süre koruma mekanizmaları karıştırılmaz.
3. Asıl alacak ve faiz hesabı. Tahsil edilmiş kısmi ödemeler mahsup edilir; talep edilen takip bedeli somut belgeyle eşleşir.
4. Tazminat talebini ayrı gerekçelendirmek. İcra inkâr veya kötü niyet tazminatında kanuni koşullar otomatik varsayılmaz.
Örnek: Fatura borcuna itiraz eden bayi
Olay
Toptancı şirket, teslim ettiği ürünlerin faturasını ödemeyen bayiye ilamsız takip başlatır. Borçlu “ürün hiç gelmedi” diyerek borca itiraz eder ve takip durur.
Hukuki değerlendirme
Alacaklı, sevk irsaliyesini, teslim fişini, cari hesap yazışmalarını ve itirazın tebliğ tarihini bir araya getirir. Ticari dava şartı arabuluculuk değerlendirilir.
Muhtemel sonuç
Fatura tek başına her olayda teslimi ispatlamayacağından, icra inkâr tazminatı talebi de belgenin niteliği ve likitlik yönünden ayrıca tartışılır.
İtirazın iptali ile doğrudan alacak davası
Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ettiğinde genel haciz yoluyla takip itiraz edilen kısım bakımından durabilir. Alacaklı İİK m.67 kapsamında itirazın iptalini isterse takibe bağlı özel sonuçları hedefler. Bir yıllık süre, ödeme emrinin borçluya tebliğinden değil itirazın alacaklıya tebliğinden başlayacak şekilde değerlendirilir. Bu süre geçirilse bile maddi alacak bakımından genel hükümlere göre dava olanağının tamamen ortadan kalktığı sonucuna varılamaz.
İcra inkâr tazminatında likitlik sorunu
Alacaklı yalnız davayı kazandığı için icra inkâr tazminatına otomatik hak kazanmaz. Borçlunun itirazının haksızlığı, alacağın belirlenebilirliği ve kanuni talep koşulları dikkate alınır. Örneğin imzalı teslim tutanağı ve mutabakatla tutarı belirlenmiş bir faturayla, sözleşmenin ayıplı ifası nedeniyle bilirkişi hesabı gerektiren değişken bir bedel aynı değildir. İstenen yüzde oranını yazmak kadar tazminat koşullarını dosyada somutlaştırmak da önemlidir.
Arabuluculuk ve belgenin ispat değeri
Ticari alacak niteliğindeki itirazın iptali davasında TTK m.5/A kapsamı ayrıca incelenir. Arabuluculuk son tutanağı, takip dosyası ve dava talebinin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Satımda yalnız fatura kesilmiş bulunması her zaman malın teslim edildiği anlamına gelmez; sipariş, irsaliye, cari hesap mutabakatı ve kısmi ödemeler birlikte değerlendirilir. Borçlunun hangi kaleme itiraz ettiği de talep konusunu daraltabilir.
Borçlunun itiraz kapsamı
Borçlu yalnız faize itiraz etmiş ve asıl alacağa itiraz etmemiş olabilir; ya da yetki itirazını borca itirazdan bağımsız ileri sürebilir. Bu ayrım takibin hangi ölçüde durduğunu ve mahkemeden istenen hükmü etkiler. Takipteki asıl alacak, işlemiş faiz, kısmi ödemeler ve ticari sözleşme şartları dava öncesinde ayrı satırlara yazılmalıdır. Davada kanuni tazminat istendiğinde bunun hangi tutar üzerinden hesaplanacağı gerekçelendirilmelidir.
İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali farkı
İki yol da borçlunun itirazıyla duran takibi yeniden işletmeyi amaçlar, fakat mercileri, süreleri ve sonuçları farklıdır. İtirazın kaldırılması (İİK m.68) icra mahkemesinden istenir; alacağın imzası ikrar edilmiş adi senet, noter senedi veya resmî daire ya da yetkili makamın yetkisi içinde düzenlediği belge gibi kanunda sayılan belgelerden birine dayanması gerekir ve itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde başvurulur. İcra mahkemesi dar yetkiyle, belge üzerinden inceleme yapar; kararı alacağın varlığı konusunda kesin hüküm oluşturmaz.
İtirazın iptali (İİK m.67) ise genel mahkemede, ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesinde açılan bir alacak davasıdır; süre itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır, her türlü delil kullanılabilir ve karar alacağın varlığı hakkında kesin hüküm oluşturur. Ticari para alacağında arabuluculuk dava şartı yalnız bu dava için gündeme gelir. Pratikte alacak yalnız fatura ve irsaliyeye dayanıyorsa İİK m.68’deki belge şartı çoğu zaman karşılanmadığından itirazın iptali davası tek gerçek seçenektir.
İkinci olay: Sadece faize itiraz edilen icra takibi
Olay: Toptancı şirket 400.000 TL ana para ve gecikme faizi için ilamsız takip başlatır. Borçlu ana parayı kabul ettiğini, fakat faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmadığını bildirerek yalnız faiz ve başlangıç tarihine itiraz eder.
Hukuki değerlendirme: İtirazın hangi kısma yönelik olduğu ve hangi miktarın kesinleştiği ödeme emri ile itiraz dilekçesinden belirlenir. İİK m.67 kapsamında dava konusu, itirazla duran kısmın sınırları içinde kurulmalıdır. Faiz başlangıcı, temerrüt ihtarı ve uygulanacak ticari faiz rejimi, ana para alacağından ayrı hesaplanır. Dava şartı arabuluculuğun kapsamı da somut talebe göre denetlenir.
Muhtemel sonuç: Ana paraya ilişkin takip devam edebiliyorsa tüm takibi durmuş saymak yanlıştır; faiz itirazının haksızlığı ise ancak sözleşme, ihtar ve hesapla ortaya konulabilir.
Uygulamada dikkat: İtirazın iptali için bir yıllık süre ile asıl alacak zamanaşımını birbirine karıştırmayın. İcra inkâr tazminatı da her alacak kalemi bakımından otomatik doğmaz.
Ticari alacağın tahsilindeki diğer yollar için ticari alacak tahsili ana rehberimize bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?
Bir yıl içinde. İİK m.67’ye göre süre, ödeme emrinin borçluya tebliğinden değil, borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğinden başlar. Ticari para alacaklarında arabulucuya başvurulan tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre bu bir yıllık süreye işlemez; bu nedenle takvim, arabuluculuk tarihleri eklenerek hesaplanmalıdır.
İtirazın iptali için arabuluculuk zorunlu mu?
Alacak ticari bir dava konusu olan ve bir miktar paranın ödenmesine ilişkin bir alacaksa evet: TTK m.5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır ve bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Taraflardan biri tacir değilse veya uyuşmazlık ticari dava niteliği taşımıyorsa farklı arabuluculuk kuralları (örneğin tüketici uyuşmazlıkları) gündeme gelebilir. İcra mahkemesinde istenen itirazın kaldırılması için ise arabuluculuk aranmaz.
İcra inkâr tazminatı her davada verilir mi?
Hayır. İcra inkâr tazminatı, borçlunun her itirazında kendiliğinden doğmaz. İİK m.67 kapsamındaki dava sonucuna, tarafların talebine ve özellikle alacağın belirlenebilir (likit) olup olmadığına bakılır. Borçlunun haklı bir hesap veya borç ilişkisi tartışması bulunması durumunda tazminat şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava açılmazsa alacak tamamen sona erer mi?
Hayır. Bir yıllık süre yalnız takibe bağlı itirazın iptali davası için geçerlidir. Süre kaçırılırsa alacaklı, alacak zamanaşımına uğramadıkça genel hükümlere göre alacak davası açabilir; ancak bu davada icra inkâr tazminatı istenemez ve duran icra takibi kendiliğinden işlemez, kazanılan ilamla yeni bir takip yapılması gerekir.
Sonuç
Borçlu takibe itiraz ettiğinde alacaklının elinde iki yol vardır: alacak İİK m.68’deki belgelerden birine dayanıyorsa altı ay içinde icra mahkemesinde itirazın kaldırılması; değilse bir yıl içinde itirazın iptali davası. Ticari para alacağında davadan önce arabuluculuğa gidilir. Davanın kazanılması icra inkâr tazminatını kendiliğinden getirmez; alacağın likit olması ve talep edilmesi gerekir. Takvim, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ tarihinden başlatılmalı ve arabuluculukta geçen süre ayrıca işlenmelidir.
Hukuki Uyarı
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlığın tarihi, sözleşme ve işlem belgeleri ile güncel mevzuat birlikte incelenmeden kişiye özgü hukuki sonuca ulaşılamaz.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com