Back to Home Page

Özel Esaslar Kod Listesi Nedir? 2026 Güncel Hukuki Rehber

Özel esaslar kod listesine (vergi kod listesine) alınmak KDV iade süreçlerinin durdurulması, teminat mektubu zorunluluğu ve ticari itibarın “riskli” işaretlenmesi anlamına gelir. Uygulamanın hukuki dayanağı yalnızca KDV Genel Uygulama Tebliği IV/E bölümüdür; Anayasa m.73/3 kanunilik ilkesi gereği bu tartışmalı bir zemindir. Doğru hukuki refleks, idareye itiraz dilekçesi vermek veya uzlaşma masasına oturmak değil; işlemi öğrendiğiniz tarihten itibaren 30 gün içinde yetkili Vergi Mahkemesinde yürütmenin durdurulması (YD) istemli iptal davası açmaktır. Bu süre hak düşürücüdür. 4. Grup (doğrudan sahte belge iddiası) ve 5. Grup (tedarikçinin sahte fatura düzenlediğinin tespit edilmesi) ayrı savunma stratejisi gerektirir; 5. Grupta tedarikçi hakkındaki tespitin alım döneminden sonraya ait olması güçlü iptal gerekçesidir. Danıştay 3. Dairesinin iyi niyet ilkesi içtihadı bu alanda mükellef lehine güçlü emsal teşkil eder.

📅 Yayın: 1 Mayıs 2026 · Son güncelleme: 30 Mayıs 2026


Özel Esaslar (Vergi Kod Listesi) Nedir?

Özel esaslar uygulaması, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (KDVGUT) IV/E bölümünde düzenlenmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB) düzenlediği ya da kullandığı şüphesi taşıyan mükellefleri genel denetim kapsamından çıkararak bu özel izleme listesine alır.

Uygulamanın resmi adı “özel esaslar” olmakla birlikte, vergi hukuku pratiğinde yaygın olarak “kod listesi” olarak anılmaktadır. Sisteme alınma bir idari işlemdir; mahkeme kararı aranmaz, suçlamanın kesinleşmesi beklenmez, hatta cezai kovuşturma dahi başlatılmadan uygulanabilir.

Bu noktada kritik bir hukuki sorun ortaya çıkmaktadır: KDV iade sürecinin durdurulması gibi ağır bir sonucu olan bu uygulama, kanun değil tebliğ düzeyinde düzenlenmiştir. Anayasa’nın 73/3. maddesi vergi ödevlerinin kanunla konulmasını şart koştuğundan, mahkemeler bu uygulamayı giderek artan bir sıklıkla kanunilik ilkesinin ihlali olarak değerlendirmektedir. Bu, uygulamaya karşı açılacak davalarda kullanılabilecek en güçlü anayasal argümanlardan biridir.

Bunun yanı sıra Anayasa m.48 (çalışma ve sözleşme hürriyeti) ile AİHM 1 No’lu Protokol m.1 (mülkiyetin korunması) da dayanılabilecek ek hukuki zeminler arasındadır. Zira devlete olan KDV iade alacağı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında mülkiyet olarak kabul edilmekte; bu alacağın gerekçesiz biçimde dondurulması ise mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale sayılmaktadır.


Kaç Tür Kod Var? Hangi Grupta Olduğunuz Neden Belirleyicidir?

4. Grup — Doğrudan Sahte Belge İddiası

Mükellefin bizzat sahte ya da muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı iddiasıyla açılır. Bu gruba girebilmek için vergi inceleme raporu veya mükellef hakkında düzenlenmiş bir tespit tutanağı gereklidir. Sonuçları en ağır olanıdır: KDV iade talepleri durdurulur, iade dosyaları iade inceleme raporu beklenmeksizin reddedilebilir.

4. Gruptan koda alınan mükellefin savunma stratejisi, mal veya hizmetin gerçekten teslim edildiğini somut belgelerle ortaya koymaya dayanır. Belge zincirindeki her halka önem taşır: sözleşme, fatura, irsaliye, taşıma belgesi, banka transferi, depo kayıtları ve alınan malın üretim sürecinde ya da ticari faaliyette fiilen kullanıldığını gösteren kayıtlar.

5. Grup — Alt Tedarikçi Kaynaklı Kod

Türk vergi hukukundaki en tartışmalı uygulamalardan biridir. Siz doğrudan sahte belge düzenlemiyor ya da kullanmıyor olsanız bile, mal veya hizmet aldığınız tedarikçi sahte fatura düzenleyici olarak tespit edilirse 5. Gruptan koda alınabilirsiniz.

Bu mekanizma, ticari hayatın olağan akışında tamamen masum işlemler yapan şirketleri bile riske atmaktadır. Tedarikçinizin kim olduğunu ve ne yaptığını tüm ticaret zincirleri boyunca takip etmeniz beklenemez; nitekim Danıştay da bu yaklaşımı benimsemektedir.

5. Grup söz konusu olduğunda, savunmanın odağı şu kritik soruya yanıt vermektir: Tedarikçi hakkındaki sahtecilik tespiti hangi döneme aittir? Eğer tespit, sizin alım yaptığınız dönemden sonraki bir döneme ilişkinse, o tarihte henüz sahtecilik yapılmadığına ya da bilinmediğine dair güçlü bir argüman doğar. İdare, ileriye dönük tespitleri geriye yansıtamaz.


Özel Esaslara Alınmanın Somut Etkileri

Koda alınma, yalnızca bir sistem kaydı değildir. Şirketin operasyonel ve finansal yapısında birden fazla kanaldan hasar üretir.

KDV İade Sürecinin Dondurulması: Devlete KDV alacağı olan şirketler için bu, nakit akışının kesilmesi anlamına gelir. Özellikle ihracatçılar ve büyük yatırım yapan firmalar için iade alacakları on milyonlarca lirayı bulabilmektedir. Bu tutarın aylarca, hatta yıllarca bloke kalması şirketi ciddi bir likidite krizine sürükleyebilir.

Teminat Mektubu Zorunluluğu: Koddan çıkış sağlanana kadar iade talep edilebilmesi için bazı durumlarda teminat mektubu sunulması zorunlu hale gelir. Bu, nakit sıkışıklığının üstüne eklenen ek bir finansman yüküdür; üstelik teminat limitini tüketeceğinden başka kredilere de dolaylı etki edebilir.

Banka ve Kredi Değerliliğine Etkisi: Ticari bankalar risk derecelendirme süreçlerinde GİB sistemlerini izlemektedir. Özel esaslarda görünen bir şirket, kredi limitinde kısıtlamayla ya da teminat taleplerinde artışla karşılaşabilir.

Karşı Tarafların da Riske Girmesi: Kod kapsamındaki mükelleften mal veya hizmet alan karşı tarafların KDV iade talepleri de sorgulanabilir hale gelir. Bu, ticari ilişkilerin zamanla çözülmesine yol açar; müşteriler sizi ticaret zincirinden çıkarabilir.


Koda Alındığınızı Nasıl Öğrenirsiniz?

Sistem, koda alınmayı her zaman resmi ve anlık bir tebligatla duyurmaz. Bunu öğrenmenin en yaygın yolları: GİB’in mükellef hizmetleri portalından sorgulama yapmak, muhasebe müşavirinin rutin takipleri sırasında tespit etmesi, KDV iade başvurusunun gerekçesiz biçimde bekletildiğini fark etmek ya da vergi inceleme sürecinde düzenlenen ön tespit tutanağının tebliğiyle karşılaşmak.

En kritik pratik uyarı: 30 günlük dava açma süresi, koda alınma işleminin resmi tebliğ edildiği ya da herhangi bir yolla öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Resmi tebligat yapılmadıysa, mahkemeler öğrenme tarihini esas alır. Bu tarihi belgelemek sizin sorumluluğunuzdadır.

Muhasebecinin GİB portalından sorgulayarak öğrendiği tarih bile “öğrenme tarihi” olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle koda alındığınızı öğrenir öğrenmez o anı belgeleyin: ekran görüntüsü, e-posta yazışması, muhasebeci notu — her şey olabilir. Bu belge, ileride idarenin “süre geçmiş” savunmasına karşı kullanacağınız zırhtır.


Dava Öncesi Kritik Karar: İdareye Başvurmak Gerekir mi?

Birçok şirket, dava açmadan önce vergi dairesine ya da GİB’e itiraz dilekçesi vermeye çalışır. Bu yol zaman kaybettirir ve stratejik açıdan risklidir.

Özel esaslara alınma kararına karşı idari itiraz zorunlu değildir. Vergi dairesi başkanlığına yapılan başvurular pratikte reddedilmekte ya da cevapsız kalmaktadır; bu da İdari Yargılama Usulü Kanunu‘ndaki 60 günlük zımni ret süresini beklemeye zorlar. Bu süre içinde 30 günlük dava açma hakkının nasıl etkileneceği ise ayrı bir tartışma konusudur.

En temiz ve güvenli yol: işlemi öğrenir öğrenmez, idareye başvurmaksızın doğrudan yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açın.


Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu noktada yapılan en yaygın hata, davanın idare mahkemesine açılmasıdır. Görevli mahkeme Vergi Mahkemesidir. Özel esaslar uygulaması KDV idaresiyle doğrudan bağlantılı olduğundan vergi mahkemeleri görevlidir; idare mahkemesine açılan dava görevsizlik kararıyla sonuçlanır ve zaman yitirilir.

Yetkili mahkeme ise mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinin bulunduğu yer Vergi Mahkemesidir. Ankara’da kayıtlı bir şirket için bu, Ankara Vergi Mahkemesi anlamına gelir.


Dava Dilekçesinin Kritik Unsurları

1. Yürütmenin Durdurulması Talebini Öne Çıkarın

YD talebi dilekçenin başlığına ve ilk paragrafına yazılmalıdır: “Yürütmenin durdurulması istemli iptal davası.” Bazı mahkemeler YD talebini dilekçenin içinde gözden kaçırabiliyor; bu nedenle talebi görünür kılmak esastır. YD kararı alınması halinde, dava sonuçlanana kadar KDV iade süreçlerinin yeniden işlemesi mümkün olabilmektedir.

2. YD’nin İki Koşulunu Ayrı Ayrı İspatlayın

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için İYUK m.27 uyarınca iki koşul birlikte aranır.

Birinci koşul — Açık hukuka aykırılık: İşlemin kanunilik ilkesini ihlal ettiğini (Anayasa m.73/3), tebliğ düzeyinde bir düzenlemeyle temel hakkın kısıtlanamayacağını, savunma hakkı tanınmaksızın işlem tesis edildiğini ve gerekçenin somut bir inceleme raporuna değil soyut bir tespit tutanağına dayandırıldığını hukuki argümanla ortaya koyun.

İkinci koşul — Telafisi güç zarar: Bu koşul için “zarar görüyoruz” demek yetmez; zararın somutlaştırılması gerekir. Dilekçeye şunları ekleyin: beklenen KDV iade alacağının miktarını gösteren KDV beyannameleri, şirketin nakit pozisyonunu ve bu blokajın ticari faaliyete etkisini ortaya koyan mali müşavir yazısı, banka ekstresi ve varsa kredi taahhüt mektupları. Mahkeme, rakam görmeden “telafisi güç zarar” koşulunun karşılandığına kolayca ikna olmaz.

3. İşlemin Gerekçesizliğini Ayrıca İşleyin

İdare, koda alınma gerekçesini mükellefe bildirmek zorunda mıdır? Bu tartışmalı olmakla birlikte mahkemeler giderek “evet” yönünde kararlar üretmektedir. Gerekçesiz ya da yalnızca “sahte fatura kullanımı şüphesi” gibi soyut bir ifadeyle yapılan işlemler, hukuki denetimde zayıf noktadır. Bu durumu dilekçede ayrı bir hukuka aykırılık gerekçesi olarak işleyin.


Delil Stratejisi

4. Grup İçin Delil Listesi

Mal veya hizmetin gerçekliğini kanıtlayan tüm belgeler sıraya dizilmelidir: taraflar arasındaki çerçeve sözleşme, her işleme ait fatura ve irsaliye, nakliye/taşıma belgeleri, banka transferleri ve ödeme dekontları, depo giriş-çıkış kayıtları. Eğer alınan mal bir ara ürünse, bu malın nihai üretim sürecinde kullanıldığını gösteren üretim raporları ve stok kayıtları da dosyaya eklenmelidir.

5. Grup İçin Delil Listesi ve Özel Argüman

Tedarikçiyle olan ticari ilişkinin gerçekliğini ve önceden var olduğunu kanıtlayan belgeler önceliklidir: önceki dönemlere ait faturalar, uzun süreli çalışma ilişkisini gösteren sözleşmeler, tedarikçinin ticaret sicil kaydı, vergi levhası ve alım tarihinde aktif mükellef olduğuna dair GİB sorgu çıktısı.

Bunların yanı sıra şu soruya mutlaka yanıt aranmalıdır: Tedarikçi hakkındaki sahtecilik tespiti, sizin alım yaptığınız dönemden sonra mı geldi? Eğer öyleyse, bu argümanı dilekçeye taşıyın. Danıştay, ileriye dönük tespitlerin geçmişe yansıtılarak alıcının sorumlu tutulmasını hukuka aykırı bulmaktadır. “O tarihte tedarikçi aktif ve yasal bir mükellefti, sahtecilik tespiti sonraki dönemlere aittir; öngörme yükümlülüğümüz yoktu” savunması mahkemelerde karşılık bulmaktadır.


2026 Yargı Pratiği: Danıştay ve Vergi Mahkemeleri Ne Söylüyor?

2026 yılında özel esaslar alanındaki yargı eğilimi, mükelleflere belirgin biçimde daha güçlü bir koruma zemini sunmaktadır.

Kanunilik ilkesi üzerinden iptaller: Ankara ve İstanbul Vergi Mahkemeleri, KDV iade süreçlerini durduran bir uygulamanın yalnızca tebliğ düzeyinde düzenlenmesinin Anayasa m.73/3’teki kanunilik ilkesini karşılamadığını gerekçe göstererek iptal kararları vermeye devam etmektedir.

Danıştay 3. Dairesinin iyi niyet ilkesi: Yerleşik içtihada göre, alıcının tedarikçinin sahte fatura düzenleyip düzenlemediğini bilemeyeceği varsayılmaktadır. Alıcının tedarikçiyi seçerken asgari özeni gösterdiğini — ticaret sicil belgesi, vergi levhası sorgusu — kanıtlaması yeterlidir. Tedarikçinin sahtecilik yapmasından kaynaklanan sorumluluk, doğrudan alıcıya yüklenemez.

Ölçülülük ilkesi üzerinden itiraz zemini: Küçük miktardaki bir şüpheli alım nedeniyle şirketin tüm KDV iade dosyasının bloke edilmesi, amaçla orantılı bir tedbir midir? Mahkemeler bu soruya giderek olumsuz yanıt vermektedir. Dava değeri ile uygulama ağırlığı arasındaki orantısızlık, ölçülülük ilkesi (Anayasa m.13) çerçevesinde ayrı bir iptal gerekçesi olarak işlenebilir.

Eşit işlem argümanı: Aynı tedarikçiden alım yapan başka firmalar koda alınmadıysa ya da daha erken çıkarıldıysa, bu durum eşit işlem ilkesine aykırılık olarak değerlendirilebilir ve dilekçeye taşınabilir.

Usul hataları: Koda alınma işleminin tebliğinden önce mükellefe savunma hakkı tanınmaması, işlemin gerekçesinin somut bir inceleme raporuna değil yalnızca tespit tutanağına dayandırılması ve bildirim yapılmaması, mahkemelerin iptal gerekçeleri arasında sıkça yer almaktadır.


Süreç İçinde Düşülen Yaygın Tuzaklar

Uzlaşma Masası Kodu Kaldırmaz

Vergi incelemesi paralel yürüyorsa ve uzlaşma gündeme geldiyse şunu bilin: uzlaşma, tarhiyat üzerinde gerçekleşir; özel esaslar ayrı bir idari işlemdir. Uzlaşmayı kabul etmek kodu otomatik olarak kaldırmaz. Bazı mükellefler uzlaşarak tarhiyatı kapatıyor, ancak özel esaslar yerinde kalıyor ve bunu sonradan öğreniyor. İki süreci birbirinden kesinlikle ayırın.

İnceleme Devam Ediyorsa Dava Yine de Açılır

Vergi incelemesi sürerken “inceleme bitmeden dava açmak erken” düşüncesiyle beklemeye geçmek hatadır. İdare bu savunmayı kullanabilir; ama karşı argümanınız güçlüdür: inceleme süreci belirsiz bir zaman dilimine yayılmakta, bu süre boyunca KDV iade blokajı nakit akışınıza anlık zarar vermekte ve bekleme lüksünüz yoktur. Mahkemeler bu gerekçeyi genel olarak kabul etmektedir.

Teminat Yolu Davayı Ortadan Kaldırmaz

Dava sürerken nakit akışı acil baskıya girerse, teminat mektubu sunarak KDV iadesi talep etmek paralel olarak yürütülebilir. Bu yol davayı etkilemez; bir geçici çözümdür. Ancak teminat mektubu sunmanın, özel esaslara alınmayı zımnen kabul ettiğiniz anlamına gelmediği dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Matrah Artırımı: Zırh Ama Tam Değil

Geçmiş dönemler için matrah artırımında bulunan mükellefler, o dönemlere ait işlemler nedeniyle ek tarhiyata karşı VUK Ek m.11 kapsamında koruma kazanır. Ancak bu koruma, özel esaslara alınmayı doğrudan engellemez. Matrah artırımı yapılan dönemlere ilişkin işlemler için bütüncül savunmanın bir parçası olarak kullanılabilir; tek başına yeterli bir çözüm değildir.


Süreç Takvimi

İş yüküne göre değişmekle birlikte genel çerçeve şöyledir: YD kararı genellikle dilekçenin tesliminden itibaren 2-4 hafta içinde alınabilmektedir. Esasa ilişkin karar ise vergi mahkemelerindeki dava yoğunluğuna bağlı olarak ortalama 6 ila 18 ay arasında çıkmaktadır.

YD kararı alınması halinde bu süre boyunca KDV iade süreci yeniden işlemeye başlayabileceğinden, mahkeme kararını beklemeksizin nakit akışı rahatlayabilmektedir.


Sonuç: 30 Günlük Hakkınızı Kaybetmeyin

Vergi kod listesi (özel esaslar) uygulaması, kesinleşmiş bir hüküm değildir. Yargı denetimine tamamen açık, usul ve esastan itiraz edilebilir bir idari işlemdir. 2026 yılı Danıştay içtihadı ve Vergi Mahkemesi kararları, savunma haklarını doğru kullanan mükellefler lehine belirgin bir eğilim ortaya koymaktadır.

Bu eğilimden yararlanabilmek için tek bir koşul vardır: 30 günlük süreyi kaçırmamak. Özel esaslara alındığınızı öğrendiğiniz anda yapmanız gereken bellidir: tarihi belgeleyin, doğrudan dava yolunu tercih edin, yetkili Vergi Mahkemesinde YD istemli iptal davası açın ve delil dosyanızı eksiksiz hazırlayın.

Sahte fatura savunma sürecinin tamamı için Sahte Fatura SMİYB İncelemesinde Savunma Nasıl Yapılır?, sahte belge iddiasıyla kesilen özel usulsüzlük cezaları için Sahte Belge Kullanımı Nedeniyle Özel Usulsüzlük Cezası, e-Devlet’te görülen borç listesine itiraz için Vergi Borcunu Gösteren Borç Listeleri, KDV iadesinin reddedilmesi süreci için KDV İadesi Reddedilince Ne Yapılır?, kasa hesabı incelemeleri için Kasa Hesabı Yüksek Diye Vergi Cezası Kesilir mi? ve tahsil zamanaşımı için Vergi Borçlarında Tahsil Zamanaşımı ve Boş Haciz makalelerimizi inceleyebilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular

Özel esaslara alındıktan sonra KDV iademi hiç alamaz mıyım?
Doğrudan iade almanız durdurulur. Ancak teminat mektubu sunarak iade almanız bazı durumlarda mümkündür. YD kararı alınması halinde iade süreci yeniden işleyebilir. Dosyanızı avukatsız sürdürmek yerine hukuki yolları aktif kullanmak, bu alacağa kavuşmanızı hızlandırır.

Özel esaslar kararı bana tebliğ edilmezse süre işler mi?
Tebliğ eksikliği dava açma süresinin başlangıcını tartışmalı kılar. Mahkemeler, işlemin herhangi bir yolla “öğrenildiği” tarihi esas alır. Bu tarihi ekran görüntüsü, e-posta ya da muhasebeci notu ile belgeleyin; aksi hâlde idarenin “süre geçmiş” savunmasına karşı zayıf kalırsınız.

Tedarikçim sahte faturacı çıktı; benim suçum yok, yine de sorumlu muyum?
Hukuki sorumluluğunuz, alımların gerçekliğini kanıtlayıp kanıtlayamadığınıza bağlıdır. Ticari hayatın olağan akışını gösteren belgelerle 5. Grup kodlamasına başarıyla itiraz edilebilmektedir. Tedarikçi hakkındaki tespitin hangi döneme ait olduğu da belirleyicidir: alım tarihinden sonraki bir tespitse güçlü savunma zemininiz vardır.

Uzlaşırsam koddan da çıkar mıyım?
Hayır. Uzlaşma tarhiyat için geçerlidir; özel esaslar ayrı bir idari işlemdir. Uzlaşmayı kabul etmek kodu otomatik olarak kaldırmaz. İki süreci birbirinden mutlaka ayırın.

Birden fazla döneme ait işlemler nedeniyle koda girdim; ne yapmalıyım?
Her dönem ayrı değerlendirilmelidir. Bazı dönemlerde matrah artırımı ek bir savunma katmanı oluştururken, diğerleri için iptal davası belirleyici olacaktır. Bütüncül bir strateji için hukuki değerlendirme şarttır.

Hangi mahkemede dava açılır?
Vergi Mahkemesinde. Görevli mahkeme idare mahkemesi değil, vergi mahkemesidir. İdare mahkemesine açılan dava görevsizlik kararıyla sonuçlanır. Yetkili mahkeme bağlı olunan vergi dairesinin bulunduğu yer Vergi Mahkemesidir.

Yürütmenin durdurulması ne kadar sürede çıkar?
Genellikle dilekçenin tesliminden itibaren 2-4 hafta içinde alınabilmektedir. Esasa ilişkin karar ise 6 ila 18 ay arasında çıkar.

4. Grup ile 5. Grup arasındaki temel fark nedir?
4. Grup mükellefin doğrudan sahte/yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı iddiasıyla; 5. Grup ise alış yapılan tedarikçinin sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespitiyle açılır. 5. Grupta iyi niyet ilkesi ve dönemsel ayrım güçlü savunma argümanlarıdır.

İdari itiraz yapmam zorunlu mu?
Hayır, zorunlu değildir. Pratikte idari itiraz reddedilmekte veya zımni red için 60 günlük süre beklemek zorunda kalınmaktadır. En güvenli yol idareye başvurmadan doğrudan YD istemli iptal davası açmaktır.

Mevzuat dayanağım nedir?
İptal davasında temel argüman: KDVGUT IV/E bölümünde düzenlenen özel esaslar uygulaması, kanun düzeyinde değil tebliğ düzeyinde olduğu için Anayasa m.73/3 kanunilik ilkesini ihlal etmektedir. Buna ek olarak Anayasa m.48 (çalışma hürriyeti), m.13 (ölçülülük) ve AİHM 1 No’lu Protokol m.1 (mülkiyet hakkı) dayanak olarak kullanılır.


Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özel esaslar dosyaları her vakada farklı grup (4. veya 5. Grup), inceleme raporu içeriği ve tedarikçi tespit dönemine göre değerlendirilmelidir. 30 günlük dava süresi hak düşürücüdür; kaçırılması halinde haklı olsanız bile dava hakkı düşer. Sürecinizin değerlendirilmesi için bir avukatla görüşmeniz tavsiye edilir.


Sürecinizi Değerlendirmek İçin

Özel esaslar (vergi kod listesi) süreci, 30 günlük çok kısa hak düşürücü süre, YD talebinin doğru formülasyonu ve Anayasa m.73/3 kanunilik argümanının güçlü şekilde işlenmesini gerektirir. Yanlış dava konusu seçimi, idari itirazla zaman kaybı ya da delil dosyasının eksik hazırlığı tüm süreci başarısızlığa uğratır. Av. Mesut Rusum, özel esaslara alınma kararı tebliğ edilen ya da herhangi bir yolla öğrenilen dosyaları inceler, YD istemli iptal davasını hazırlar ve Vergi Mahkemesi sürecini yönetir.

📞 0532 709 89 58  |  💬 WhatsApp’tan yazın

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com