Ticari alacak tahsili, şirketler ve tacirler arasında sözleşme, mal satışı, hizmet, fatura, cari hesap veya başka bir ticari ilişkiden doğan ve vadesinde ödenmeyen para alacağının ihtar, icra takibi, arabuluculuk veya dava yoluyla tahsil edilmesi sürecidir. Borç açık, muaccel ve belgeler yeterliyse çoğu durumda doğrudan ilamsız icra takibi başlatılabilir; icra takibinden önce arabuluculuk zorunlu değildir. Borçlu ödeme emrine 7 gün içinde itiraz ederse takip durur ve alacağın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gidilebilir. Ticari nitelikteki para alacağı için itirazın iptali veya doğrudan alacak davası açılacaksa dava öncesinde arabuluculuk kural olarak zorunludur. Ticari alacağın tahsilinde yalnız faturaya değil; sözleşme, sipariş, teslim belgesi, irsaliye, banka kaydı, ticari defterler, e-posta ve diğer delillerin tamamına bakılmalıdır. Ayrıca 2026 yılında ticari temerrüt faiz oranları değişmiş olup, mal ve hizmet tedarikinde şartları varsa TTK m.1530 kapsamında yıllık %43 geç ödeme faizi uygulanabilmektedir.
📅 Son güncelleme: 31 Ağustos 2026
Ticari alacak tahsili nedir?
Ticari faaliyet sırasında;
- mal satılmış,
- hizmet verilmiş,
- üretim yapılmış,
- taşıma gerçekleştirilmiş,
- danışmanlık sağlanmış,
- iş veya eser teslim edilmiş
ancak karşı taraf bedeli zamanında ödememiş olabilir.
Bu durumda ortaya çıkan para alacağının hukuki yollar kullanılarak tahsil edilmesi;
ticari alacak tahsili
olarak ifade edilir.
Ancak şirketler arasındaki her uyuşmazlığın yalnız;
“fatura kestim, karşı taraf ödeme yapmadı”
şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir.
Öncelikle alacağın;
- hangi sözleşmeden doğduğu,
- mal veya hizmetin gerçekten teslim edilip edilmediği,
- vadenin gelip gelmediği,
- borcun miktarı,
- karşı tarafın ayıp veya eksik ifa iddiası bulunup bulunmadığı
belirlenmelidir.
Şirket borcunu ödemezse ilk ne yapılmalı?
İlk yapılması gereken doğrudan dava açmak değildir.
Önce alacağın hukuki dosyası oluşturulmalıdır.
Özellikle şu belgeler toplanmalıdır:
- sözleşme,
- teklif ve sipariş formları,
- faturalar,
- e-Fatura veya e-Arşiv kayıtları,
- irsaliyeler,
- teslim tutanakları,
- hakedişler,
- banka hareketleri,
- cari hesap ekstresi,
- mutabakatlar,
- e-posta yazışmaları,
- WhatsApp veya diğer elektronik yazışmalar,
- varsa borç ikrarı veya ödeme taahhüdü
birlikte incelenmelidir.
Sonrasında;
“Bu alacağın en hızlı ve en güvenli tahsil yolu nedir?”
sorusuna cevap verilmelidir.
Ticari alacak için önce ihtar çekmek zorunlu mu?
Her durumda zorunlu değildir.
Borç için sözleşmede açık bir ödeme günü belirlenmiş ve borç vadesinde ödenmemişse bazı durumlarda ayrıca ihtar yapılmadan temerrüt meydana gelebilir.
Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde de TTK m.1530 kapsamında kanundaki şartlar oluştuğunda borçlu;
ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşebilir.
Bununla birlikte noter ihtarı veya ispatlanabilir yazılı ödeme talebi uygulamada önemli fayda sağlar.
Çünkü ihtarla;
- alacağın miktarı,
- hukuki sebebi,
- vade,
- istenilen faiz,
- verilen son ödeme süresi
açık şekilde ortaya konulabilir.
Ayrıca temerrüt tarihinin tartışmalı olduğu dosyalarda ihtar önemli bir ispat aracı olabilir.
Sadece fatura varsa ticari alacak tahsil edilebilir mi?
Fatura önemli bir ticari belgedir ancak;
tek başına her durumda malın teslim edildiğini veya hizmetin verildiğini kesin olarak ispatlamaz.
Fatura esasen daha önce kurulmuş bir borç ilişkisinin ifasıyla ilgili belgedir.
Örneğin A şirketi hiçbir sözleşme veya mal teslimi bulunmaksızın B şirketine tek taraflı;
500.000 TL fatura
düzenlemiş olabilir.
B şirketinin yalnız faturaya belirli süre içerisinde itiraz etmemiş olması;
gerçekte hiç kurulmamış bir sözleşmeyi otomatik olarak yaratmaz.
Bu nedenle ticari alacak dosyasında faturanın yanında temel hukuki ilişkinin de ispatlanması önemlidir.
Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmezse ne olur?
TTK m.21/2’ye göre faturayı alan kişi;
faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde
faturanın içeriğine itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.
Ancak bu düzenleme yanlış anlaşılmamalıdır.
8 günlük sürede itiraz edilmemiş olması;
taraflar arasında hiç bulunmayan bir sözleşmeyi veya hiç yapılmamış bir teslimi tek başına ispatlamaz.
Öncelikle faturanın dayandığı gerçek bir hukuki ilişkinin bulunması gerekir.
Buna karşılık temel ticari ilişki zaten sabitse ve uyuşmazlık;
- miktar,
- bedel,
- malın türü,
- hizmet içeriği
gibi faturanın olağan içeriğine ilişkinse 8 günlük itiraz süresi önemli ispat sonuçları doğurabilir.
Faturanın ticari defterlere kaydedilmesi önemli mi?
Evet.
Fatura karşı şirket tarafından kendi ticari defterlerine kaydedilmişse bu durum alacağın ispatı bakımından önemli olabilir.
HMK m.222 kapsamında usulüne uygun tutulmuş ticari defterler belirli şartlarla;
ticari davalarda delil
olarak kullanılabilir.
Özellikle;
- davacının defterlerinde alacağın kayıtlı olması,
- davalının defterlerinde aynı faturaların yer alması,
- faturaların BA-BS veya elektronik sistem kayıtlarına yansıması,
- ödeme ve mahsupların defterlerde görülmesi
alacak-borç ilişkisinin belirlenmesinde önem taşır.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari alacaklarda dava veya takip öncesinde;
muhasebe kayıtlarının kontrol edilmesi
faydalıdır.
WhatsApp ve e-posta yazışmaları alacağın ispatında kullanılabilir mi?
Şartlarına göre kullanılabilir.
Örneğin borçlu şirket yetkilisinin;
“300.000 TL borcumuzu gelecek hafta ödeyeceğiz.”
şeklindeki mesajı dosyanın diğer delilleriyle birlikte önemli olabilir.
Benzer şekilde;
- sipariş e-postaları,
- teslim teyitleri,
- ödeme planları,
- borç kabul mesajları,
- eksik ödeme açıklamaları
delil niteliğinde değerlendirilebilir.
Ancak yazışmanın;
- kim tarafından yapıldığı,
- bütünlüğü,
- tarihi,
- hangi ticari ilişkiye ait olduğu
belirlenebilmelidir.
Sadece ekran görüntüsüne dayanmak yerine mümkün olduğunca asıl elektronik kayıt korunmalıdır.
Ticari alacakta vade nasıl belirlenir?
Öncelikle sözleşmeye bakılır.
Örneğin sözleşmede;
“Fatura tarihinden itibaren 45 gün içerisinde ödeme yapılacaktır.”
denilmiş olabilir.
Bu durumda ödeme zamanı sözleşmeye göre belirlenir.
Ödeme süresi ayrıca;
- fatura,
- sipariş formu,
- cari hesap sözleşmesi,
- ticari teamül
üzerinden de belirlenebilir.
Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikine ilişkin özel durumlarda TTK m.1530 ayrıca uygulanabilir.
TTK 1530’a göre ödeme süresi kaç gün?
Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki işlemlerinde sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse TTK m.1530 kapsamında kural olarak;
30 günlük süreler
uygulanmaktadır.
Örneğin faturanın borçlu tarafından alındığı tarih belirliyse;
faturanın alınmasını izleyen 30 günün sonunda
borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşebilir.
Sözleşmeyle belirlenen ödeme süresi ise kural olarak;
60 günü aşmamalıdır.
Ancak tarafların yapısı ve Kanunda sayılan şartlara göre daha uzun süre kararlaştırılabilen veya 60 günlük sınırın kesin olduğu durumlar bulunmaktadır.
Özellikle KOBİ ve büyük işletme ilişkilerinde TTK m.1530 hükümleri ayrıca incelenmelidir.
2026 ticari alacak faiz oranı ne kadar?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Uygulanacak faiz;
- sözleşmede faiz bulunup bulunmamasına,
- işlemin ticari olup olmadığına,
- alacağın mal veya hizmet tedarikinden doğup doğmadığına,
- temerrüt tarihine
göre değişir.
2026 yılında özellikle üç farklı oranla karşılaşılabilir:
| Faiz Türü | 31 Ağustos 2026 İtibarıyla Genel Durum |
|---|---|
| Kanuni faiz | %31 |
| Ticari işlerde avans temerrüt faizi | %39,75 |
| TTK m.1530 mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme faizi | %43 |
Bu oranlardan hangisinin uygulanacağı alacağın niteliğine göre belirlenmelidir.
2026’da kanuni faiz neden değişti?
3095 sayılı Kanunun 1. maddesi 2026 yılında değiştirildi.
31 Temmuz 2026 itibarıyla sabit oran sistemi yerine;
TCMB reeskont faiz oranına bağlı yeni hesap sistemi
getirildi.
Mevcut veriler çerçevesinde 31 Temmuz 2026 sonrasında genel kanuni faiz;
%31
olarak uygulanmaktadır.
Ticari işlerde ise şartları varsa 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca daha yüksek olan;
TCMB kısa vadeli avans faiz oranı
talep edilebilir.
2026 için bu oran;
%39,75’tir.
TTK 1530 faiz oranı 2026’da ne kadar?
Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde;
- sözleşmede faiz oranı belirlenmemiş veya
- kararlaştırılmış hüküm geçersiz
ise 2026 yılı için TTK m.1530/7 kapsamında uygulanacak geç ödeme faizi;
yıllık %43’tür.
Ayrıca alacağın tahsili amacıyla yapılan masraflar için talep edilebilecek asgari giderim tutarı;
2.020 TL
olarak belirlenmiştir.
Ancak;
her şirket alacağına otomatik %43 faiz uygulanmaz.
Alacağın TTK m.1530 anlamında ticari işletmeler arasındaki mal veya hizmet tedarikinden doğması gerekir.
İcra takibi başlatmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır.
Bu nokta çok önemlidir.
Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk;
dava açılması
için öngörülmüştür.
Alacaklı, para alacağı için şartları varsa;
arabulucuya gitmeden doğrudan ilamsız icra takibi
başlatabilir.
Örneğin şirketin;
750.000 TL vadesi geçmiş ticari alacağı
varsa alacaklı önce icra takibi yapabilir.
Borçlu takipte itiraz etmezse ayrıca dava açılması gerekmeksizin takip kesinleşebilir.
Ticari alacak için ilamsız icra takibi nasıl yapılır?
Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı;
genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi
başlatabilir.
Takipte;
- asıl alacak,
- işlemiş faiz,
- uygulanacak faiz türü,
- alacağın dayanağı
belirtilir.
İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir.
Bundan sonraki süreç borçlunun itiraz edip etmemesine göre değişir.
Borçlu icra takibine kaç gün içinde itiraz eder?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu;
ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde
borca veya yetkiye itiraz edebilir.
Süresinde yapılan itiraz;
icra takibini durdurur.
Alacaklı artık doğrudan haciz işlemine geçemez.
İtirazın ortadan kaldırılması için uygun hukuki yol kullanılmalıdır.
Borçlu itiraz etmezse ne olur?
Borçlu 7 günlük süre içerisinde itiraz etmez ve borcu da ödemezse takip;
kesinleşir.
Bunun ardından şartları oluştuğunda;
- banka hesapları,
- araçlar,
- taşınmazlar,
- şirketin üçüncü kişilerdeki alacakları,
- ticari mallar ve diğer haczedilebilir malvarlığı değerleri
üzerinde haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle borçlu şirketin malvarlığı yapısı tahsilat açısından alacağın hukuken varlığı kadar önemlidir.
Borçlu icra takibine itiraz ederse ne yapılır?
İtiraz üzerine duran takipte temel olarak iki yol gündeme gelebilir:
1. İtirazın iptali davası
Alacaklı genel mahkemede alacağın varlığını ispat ederek borçlunun itirazının iptalini isteyebilir.
2. İtirazın kaldırılması
Alacaklının elinde İİK m.68 kapsamında kabul edilen nitelikte belge varsa daha sınırlı inceleme yapan;
icra mahkemesinde itirazın kaldırılması
yolu kullanılabilir.
Her ticari faturanın tek başına İİK m.68 belgesi olduğu düşünülmemelidir.
Bu nedenle dosyadaki belgelere göre hangi yolun kullanılacağı belirlenmelidir.
İtirazın iptali davası için süre ne kadar?
İİK m.67’ye göre alacaklı;
borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde
itirazın iptali davası açabilir.
Bu süre önemlidir.
Bir yıllık sürenin geçirilmesi;
alacağın kendisini otomatik olarak sona erdirmez.
Genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklı olabilir.
Ancak daha önce başlatılmış icra takibini itirazın iptali yoluyla devam ettirme imkânı kaybedilebilir.
Ticari itirazın iptali davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Evet.
TTK m.5/A kapsamında ticari davalardan konusu bir miktar para olan;
- alacak,
- tazminat,
- itirazın iptali,
- menfi tespit,
- istirdat
davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Dolayısıyla;
icra takibine başlarken arabuluculuk zorunlu değilken, ticari itirazın iptali davasına geçerken zorunludur.
Bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılmaktadır.
Arabuluculuk süreci bir yıllık itirazın iptali süresini etkiler mi?
6325 sayılı Kanuna göre arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre;
zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
Bununla birlikte itirazın iptali dosyasında;
- itirazın alacaklıya tebliğ tarihi,
- arabuluculuğa başvuru tarihi,
- son tutanak tarihi
mutlaka kaydedilmelidir.
Süre hesabı dava açılmadan önce somut olarak yapılmalıdır.
İtirazın kaldırılması için süre ne kadar?
İİK m.68 kapsamında itirazın kesin kaldırılması yolunun şartları varsa alacaklı;
itirazın kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içerisinde
icra mahkemesine başvurmalıdır.
İtirazın kaldırılması;
itirazın iptali davasıyla aynı şey değildir.
İcra mahkemesinin incelemesi sınırlıdır ve yalnız kanunda belirtilen belgeler üzerinden yürütülür.
Bu nedenle yalnız fatura, cari hesap ekstresi veya tek taraflı şirket kaydı bulunan her dosyada bu yol kullanılamaz.
İcra inkâr tazminatı istenebilir mi?
İtirazın iptali davasında şartları varsa;
icra inkâr tazminatı
talep edilebilir.
İİK m.67’ye göre borçlunun haksız itirazı hâlinde ve diğer şartlar oluştuğunda;
hükmolunan miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere
icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Özellikle alacağın;
likit, yani miktarı borçlu tarafından da belirlenebilir nitelikte
olması uygulamada önem taşır.
Örneğin taraflarca imzalanmış mutabakatta;
1.000.000 TL borcun açıkça kabul edilmiş olması
ile bedelin ancak uzun bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebileceği karmaşık bir eser sözleşmesi aynı şekilde değerlendirilmez.
Doğrudan alacak davası mı, icra takibi mi daha mantıklı?
Her ticari alacakta aynı yöntem doğru değildir.
Borç;
- açık,
- muaccel,
- miktarı belirli,
- belgeleri güçlü
ise doğrudan icra takibi çoğu zaman daha hızlı baskı oluşturabilir.
Buna karşılık karşı tarafın;
- ayıp,
- eksik teslim,
- mahsup,
- cezai şart,
- karşı alacak,
- sözleşmenin feshi
gibi ciddi savunmaları bulunduğu karmaşık ticari uyuşmazlıklarda;
arabuluculuk ve doğrudan alacak davası
daha uygun olabilir.
Amaç yalnız takip başlatmak değil;
sonunda tahsil edilebilir bir hukuki sonuç elde etmektir.
Ticari alacak davasında görevli mahkeme hangisidir?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse kural olarak;
Asliye Ticaret Mahkemesi
görevlidir.
Ancak sırf taraflardan birinin şirket olması;
her davayı otomatik ticari dava hâline getirmez.
Ticari dava niteliğinin TTK m.4 ve ilgili özel kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari dava, ilgili usul kuralları çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülebilir.
Ticari alacak davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari;
- alacak davası,
- tazminat davası,
- itirazın iptali davası
bakımından kural olarak;
dava şartı arabuluculuk
bulunmaktadır.
Arabulucu, ticari uyuşmazlıklarda süreci görevlendirildiği tarihten itibaren;
6 hafta içinde
sonuçlandırır.
Zorunlu hâllerde bu süre;
en fazla 2 hafta
uzatılabilir.
Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açılması hâlinde dava şartı sorunu ortaya çıkar.
Arabuluculukta şirket borcu taksitlendirilebilir mi?
Evet.
Ticari alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuk yalnız;
“öde veya ödemiyorum”
görüşmesi değildir.
Taraflar;
- ana para,
- faiz,
- taksit,
- vade,
- teminat,
- rehin,
- kefalet,
- erken ödeme indirimi
konularında anlaşabilir.
Özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan ancak faaliyetine devam eden şirketlerde iyi hazırlanmış bir arabuluculuk anlaşması;
yıllarca sürebilecek dava yerine gerçek tahsilat
sağlayabilir.
Borçlu şirket mallarını kaçırıyorsa ne yapılabilir?
Alacağın tahsilinin tehlikeye girdiği dosyalarda;
ihtiyati haciz
gündeme gelebilir.
İİK m.257 uyarınca;
rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu
bakımından şartları varsa borçlunun;
- taşınırları,
- taşınmazları,
- alacakları,
- üçüncü kişilerdeki hakları
üzerine ihtiyati haciz talep edilebilir.
Vadesi gelmemiş borçlar bakımından ise Kanunda ayrıca sayılan daha sıkı şartlar aranır.
İhtiyati haciz;
alacağın varlığını kesin olarak hükme bağlayan dava değildir.
Ama tahsilat riskini azaltabilecek geçici hukuki koruma yoludur.
İhtiyati haciz için şirketin mal kaçırdığını ispatlamak şart mı?
Vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş para alacağında İİK m.257’nin ilk fıkrası kapsamında;
ayrıca mal kaçırma şartı aranmaz.
Ancak mahkemeye;
- alacağın varlığı,
- miktarı,
- vadesi
konusunda yeterli kanaat oluşturacak belgelerin sunulması gerekir.
Vadesi henüz gelmemiş borçta ise borçlunun yerleşim yerinin bulunmaması veya malları kaçırmaya yönelik davranışlar gibi özel şartlar aranır.
Borç şirketinse doğrudan şirket ortağına gidilebilir mi?
Kural olarak hayır.
Limited şirket veya anonim şirket;
ortaklarından ayrı bir tüzel kişidir.
Şirketin ticari borcunun bulunması;
şirket ortağının şahsen aynı borçtan sorumlu olduğu
anlamına gelmez.
Örneğin limited şirketin tedarikçiye;
2.000.000 TL borcu
varsa sırf bir kişinin şirketin %50 ortağı olması nedeniyle onun şahsi evine veya banka hesabına doğrudan haciz uygulanamaz.
Şirket ortağının özel hukuktan doğan şirket borçlarındaki sorumluluğu ile;
kamu borçlarına ilişkin özel sorumluluk hükümleri
birbirine karıştırılmamalıdır.
Şirket müdürü şirket borcundan şahsen sorumlu mudur?
Sırf şirket müdürü olmak;
şirketin her ticari borcundan kişisel sorumluluk
doğurmaz.
Ancak müdür;
- şahsi kefalet vermiş,
- aval vermiş,
- borcu şahsen üstlenmiş,
- haksız fiil işlemiş,
- şirket malvarlığını hukuka aykırı biçimde zarara uğratmış
olabilir.
Bu durumda kişisel sorumluluk ayrıca gündeme gelebilir.
Dolayısıyla icra takibinde;
“Şirketin müdürünü de borçlu yazalım, nasıl olsa müdür.”
yaklaşımı hukuken doğru değildir.
Şirket ortağı kefil olmuşsa takip edilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Şirketin borcuna ilişkin;
- kefalet,
- aval,
- garanti,
- borca katılma,
- kişisel ödeme taahhüdü
bulunabilir.
Ancak bu belgelerin her birinin hukuki niteliği farklıdır.
Özellikle kefaletlerde;
- yazılı şekil,
- azami miktar,
- tarih,
- eş rızası gereken hâller
gibi geçerlilik şartları ayrıca incelenmelidir.
Borçlu şirket mallarını başka şirkete devrettiyse ne olur?
Borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla;
- taşınmazını,
- araçlarını,
- makinelerini,
- ticari mallarını
yakınlarına veya bağlantılı şirketlere devretmesi hâlinde;
tasarrufun iptali davası
gündeme gelebilir.
İİK m.277 ve devamındaki bu dava;
mülkiyetin doğrudan alacaklıya geçirilmesini
amaçlamaz.
Ama şartları varsa alacaklıya devredilmiş mal üzerinde cebri icra yapabilme imkânı sağlayabilir.
Tasarrufun iptali için özellikle;
- alacak ilişkisi,
- takip,
- aciz belgesi,
- tasarrufun niteliği ve zamanı
gibi şartlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Çek veya senet varsa normal icra takibi mi yapılır?
Her durumda değil.
Alacak;
- çek,
- bono,
- poliçe
gibi kambiyo senedine bağlıysa;
kambiyo senetlerine özgü haciz yolu
gündeme gelebilir.
Bu takip genel ilamsız icradan farklıdır ve;
- itiraz süreleri,
- yetki,
- imza itirazı,
- senedin şekli,
- zamanaşımı
bakımından özel kurallara tabidir.
Bu nedenle elde çek veya bono bulunduğu hâlde otomatik olarak genel haciz yoluna başvurulmadan önce senet incelenmelidir.
Cari hesap ekstresi tek başına yeterli mi?
Şirketin kendi muhasebe sisteminden aldığı;
tek taraflı cari hesap ekstresi
tek başına her zaman alacağın kesin ispatı değildir.
Ancak karşı tarafça;
- imzalanmış,
- onaylanmış,
- mutabakatla kabul edilmiş
bir bakiye önemli delil niteliği taşıyabilir.
Örneğin iki şirket arasında imzalanmış;
“31.07.2026 tarihi itibarıyla şirketinizin tarafımıza 1.250.000 TL borcu bulunmaktadır.”
şeklindeki cari hesap mutabakatı alacağın ispatını ciddi şekilde güçlendirebilir.
Borç ikrarı neden önemlidir?
Borçlunun;
“borcum yok”
savunması ile;
“borcu kabul ediyorum ancak şu anda ödeyemiyorum”
savunması hukuken aynı değildir.
Örneğin;
- imzalı mutabakat,
- ödeme protokolü,
- e-posta ile bakiye kabulü,
- kısmi ödeme,
- borç kabul mesajı
dosyada alacağın varlığını destekleyebilir.
Özellikle tahsilat güçlüğü ortaya çıktığında borçlu şirketle yapılan görüşmelerin;
yazılı ve açık biçimde belgelendirilmesi
faydalıdır.
Kısmi ödeme borcun kabulü anlamına gelir mi?
Kısmi ödeme önemli bir delil olabilir ancak her durumda borcun bütün miktarının kesin kabulü anlamına gelmeyebilir.
Örneğin borçlu;
1.000.000 TL’lik faturaya karşı 200.000 TL ödeme
yapmış olabilir.
Bu ödeme;
- ticari ilişkinin varlığını,
- belirli miktarda borcun kabulünü
destekleyebilir.
Ancak kalan;
800.000 TL’nin tamamının tartışmasız kabul edildiği
sonucu somut olay incelenmeden otomatik çıkarılmamalıdır.
Ticari alacaklarda zamanaşımı kaç yıl?
Bütün ticari alacaklar için tek bir zamanaşımı süresi yoktur.
Alacağın;
- satış sözleşmesi,
- eser sözleşmesi,
- acentelik,
- komisyon,
- taşıma,
- çek veya bono,
- cari hesap
gibi hangi hukuki ilişkiden doğduğu belirlenmelidir.
Türk Borçlar Kanununda genel zamanaşımı;
10 yıl
olmakla birlikte çeşitli alacaklar için;
5 yıl veya daha kısa özel süreler
öngörülmüştür.
Kambiyo senetlerinde ayrıca özel zamanaşımı süreleri vardır.
Bu nedenle;
“Ticari alacağın zamanaşımı her zaman 10 yıldır.”
denilemez.
Fatura kesmek zamanaşımını yeniden başlatır mı?
Her durumda hayır.
Zamanaşımı temel borç ilişkisinin hukuki niteliğine ve muacceliyet tarihine göre değerlendirilir.
Sonradan tek taraflı;
- yeni fatura kesilmesi,
- cari ekstre hazırlanması,
- ödeme talebi gönderilmesi
alacaklıya sınırsız şekilde yeni zamanaşımı süresi yaratmaz.
Buna karşılık borçlunun;
- borcu ikrar etmesi,
- kısmi ödeme yapması
zamanaşımı yönünden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ticari alacak tahsilinde hangi belgeler en güçlüdür?
Dosyaya göre değişmekle birlikte özellikle;
- imzalı sözleşme,
- teslim tutanağı,
- imzalı irsaliye,
- borç ikrarı,
- cari hesap mutabakatı,
- banka kaydı,
- karşılıklı uyumlu ticari defter kayıtları,
- e-posta ile açık ödeme kabulü
önemlidir.
Yalnız tek taraflı oluşturulmuş bir fatura veya cari hesap dökümü yerine;
karşı tarafın da ilişkiye dahil olduğunu gösteren deliller
tahsilat dosyasını güçlendirir.
Ticari alacakta hangi yol daha hızlıdır?
Tek bir cevap yoktur.
Genel olarak:
| Durum | Değerlendirilebilecek Yol |
|---|---|
| Borç açık, vadesi gelmiş ve belge güçlü | İlamsız icra takibi |
| Borç kabul edilmiş ancak ödeme güçlüğü var | İhtar / yapılandırma / arabuluculuk |
| İcra takibine itiraz edilmiş | İtirazın iptali veya şartları varsa itirazın kaldırılması |
| Mal kaçırma riski var | Şartları varsa ihtiyati haciz |
| Ayıp, eksik iş, mahsup gibi karmaşık uyuşmazlık var | Arabuluculuk + ticari alacak davası |
| Çek veya bono mevcut | Kambiyo senedine özgü takip değerlendirmesi |
En hızlı yol;
dosyanın belgesine ve borçlunun malvarlığına uygun seçilen yoldur.
Şirket borcu tahsil edilirken en sık yapılan hatalar
- Yalnız faturaya güvenmek: Temel ticari ilişki ve teslim ayrıca ispatlanmalıdır.
- 8 günlük fatura itirazını yanlış yorumlamak: İtiraz edilmemiş fatura hiç bulunmayan sözleşmeyi tek başına yaratmaz.
- İcra takibinden önce gereksiz yere arabuluculuğu zorunlu sanmak: Arabuluculuk takip için değil, Kanunda sayılan ticari davalar için dava şartıdır.
- İtirazın iptali için 1 yıllık süreyi kaçırmak: Takibin devamı bakımından önemli hak kaybı doğurabilir.
- Her faturayla itirazın kaldırılabileceğini düşünmek: İİK m.68 kapsamındaki belge şartları ayrıdır.
- Faiz türünü yanlış seçmek: %31, %39,75 ve %43 oranlarının uygulama alanları farklıdır.
- Şirket ortağını otomatik borçlu saymak: Şirket tüzel kişiliği ile ortakların sorumluluğu ayrıdır.
- Şirket müdürünü sırf müdür olduğu için takip etmek: Kişisel sorumluluk için ayrıca hukuki sebep gerekir.
- Borçlunun malvarlığını araştırmamak: Davayı kazanmak ile parayı tahsil etmek aynı şey değildir.
- Mal kaçırma riskinde geç kalmak: Şartları varsa ihtiyati haciz ve diğer koruma yolları erken değerlendirilmelidir.
- Kambiyo senedi varken yanlış takip yolu seçmek: Çek ve bonolar özel icra hükümlerine tabidir.
- Zamanaşımını yalnız fatura tarihine göre hesaplamak: Temel hukuki ilişki ve özel kanun hükümleri kontrol edilmelidir.
Ödenmeyen şirket borcu için adım adım ne yapılmalı?
- Borcun dayandığı sözleşmeyi belirleyin.
- Alacağın vadesinin gelip gelmediğini kontrol edin.
- Fatura, irsaliye ve teslim belgelerini toplayın.
- Ticari defter ve cari hesap kayıtlarını kontrol edin.
- Banka ve ödeme kayıtlarını inceleyin.
- Karşı tarafın yazılı borç kabulü bulunup bulunmadığını araştırın.
- Uygulanacak faiz ve temerrüt tarihini belirleyin.
- Borçlu şirketin malvarlığı ve tahsil kabiliyetini değerlendirin.
- Gerekliyse yazılı veya noter aracılığıyla ihtar gönderin.
- Dosya uygunsa ilamsız icra takibi başlatın.
- 7 günlük itiraz sürecini takip edin.
- İtiraz varsa hangi hukuki yolun uygun olduğunu belirleyin.
- Ticari itirazın iptali veya alacak davası öncesinde zorunlu arabuluculuğu tamamlayın.
- İtirazın iptalindeki 1 yıllık süreyi kaçırmayın.
- Şartları varsa icra inkâr tazminatı talebini değerlendirin.
- Mal kaçırma riski varsa ihtiyati haciz şartlarını inceleyin.
- Şirket ortağı, müdür, kefil veya avalistin ayrıca sorumlu olup olmadığını kontrol edin.
- Borçlu mal devrettiyse tasarrufun iptali ihtimalini değerlendirin.
Ticari alacak tahsilinde asıl önemli olan nedir?
Ticari alacak dosyasında yalnız;
“Borç var mı?”
sorusu yeterli değildir.
Asıl değerlendirme;
“Borç hukuken ispatlanabilir mi, hangi yolla en hızlı kesinleşir ve kesinleştiğinde borçludan gerçekten tahsil edilebilir mi?”
şeklinde yapılmalıdır.
Örneğin;
- 1.000.000 TL’lik güçlü belgeli alacak,
- aktif banka hesapları ve malvarlığı bulunan bir borçlu
ile;
- 1.000.000 TL’lik tartışmalı tek fatura,
- mallarını devretmekte olan borçlu şirket
aynı stratejiyle takip edilmemelidir.
Başarılı ticari alacak tahsili;
delil + doğru takip/dava yolu + sürelerin korunması + borçlunun malvarlığının izlenmesi
birlikte yürütüldüğünde mümkündür.
Ticari alacakların tahsili, icra takipleri, arabuluculuk, itirazın iptali ve şirketler arası uyuşmazlıklar hakkında ayrıntılı bilgi için Ticaret ve Şirketler Hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari alacak tahsili nasıl yapılır?
Alacağın belgelendirilmesinden sonra dosyanın niteliğine göre ihtar, ilamsız icra takibi, arabuluculuk, itirazın iptali veya ticari alacak davası yolları kullanılabilir.
Şirket borcunu ödemezse doğrudan icraya verilebilir mi?
Şartları varsa evet. Muaccel para alacağı için mahkeme kararı bulunmadan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir.
İcra takibinden önce arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk, icra takibi başlatmanın değil Kanunda sayılan ticari davaları açmanın ön şartıdır.
Borçlu icra takibine kaç gün içinde itiraz eder?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edebilir.
Borçlu itiraz ederse takip ne olur?
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Alacaklı şartlarına göre itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir.
İtirazın iptali davası için süre kaç yıl?
İİK m.67’ye göre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde itirazın iptali davası açılmalıdır.
İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk gerekli mi?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde ve konusu para alacağı ise TTK m.5/A kapsamında dava öncesinde arabuluculuk kural olarak zorunludur.
İtirazın kaldırılması için süre ne kadar?
İİK m.68 kapsamında gerekli belge şartları bulunuyorsa itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içerisinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilir.
İcra inkâr tazminatı yüzde kaç?
Şartları oluştuğunda İİK m.67 kapsamında hükmolunan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmezse borç kesinleşir mi?
Faturanın içeriğine ilişkin kabul karinesi doğabilir; ancak yalnız faturaya itiraz edilmemiş olması taraflar arasında hiç bulunmayan temel sözleşme ilişkisini otomatik olarak ispatlamaz.
Sadece fatura ile icra takibi yapılabilir mi?
Para alacağı için icra takibi başlatılabilir; ancak borçlu itiraz ederse alacağın varlığının sözleşme, teslim, ticari defter ve diğer delillerle ispatlanması gerekebilir.
2026 ticari faiz oranı kaç?
Tek bir oran yoktur. 31 Temmuz 2026 sonrası genel kanuni faiz %31, ticari işlerde şartları varsa avans faizi %39,75, TTK m.1530 kapsamındaki mal ve hizmet tedarikinde 2026 özel geç ödeme faizi %43’tür.
Her şirket alacağına %43 faiz uygulanır mı?
Hayır. %43 oran TTK m.1530 kapsamındaki ticari işletmeler arası mal ve hizmet tedarikinde ve Kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde uygulanır.
Borçlu şirketin ortağına icra yapılabilir mi?
Sırf şirket ortağı olması nedeniyle kural olarak hayır. Şirket ayrı tüzel kişidir. Ortağın kefalet, aval veya başka kişisel sorumluluk sebebi bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Şirket müdürü şirketin borcundan sorumlu mu?
Sırf müdürlük sıfatı şirketin bütün ticari borçlarından kişisel sorumluluk doğurmaz. Kişisel sorumluluğa yol açan ayrıca bir hukuki sebep bulunmalıdır.
Borçlu şirket mallarını kaçırıyorsa ne yapılabilir?
Şartları varsa ihtiyati haciz talep edilebilir. Daha önce yapılan mal devirleri bakımından ise İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali hükümleri gündeme gelebilir.
Ticari alacak zamanaşımı kaç yıl?
Alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre değişir. Genel sözleşme alacaklarında 10 yıllık süre gündeme gelebilse de birçok ticari ilişki ve kambiyo senedi için özel ve daha kısa süreler vardır.
Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ticari alacakların tahsilinde takip ve dava yolu; alacağın hukuki sebebine, tarafların tacir sıfatına, sözleşme ve teslim belgelerine, vade ve temerrüt tarihine, faiz türüne, borçlunun itirazlarına, zamanaşımına ve borçlunun malvarlığı durumuna göre değişebilir. Özellikle icra takibi, ihtiyati haciz, itirazın iptali ve şirket ortak veya yöneticilerinin kişisel sorumluluğu somut dosya özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com