Vergi borçlusu olmayan bir kişi veya şirkete 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca haciz bildirisi gelmişse belge görmezden gelinmemelidir. Üçüncü kişi; borçluya borcu bulunmadığını, borcun bildiriden önce ödendiğini, mal veya hakkın elinde olmadığını ya da borcun bildirilen tutardan az olduğunu tebliğden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak tahsil dairesine bildirmelidir. Süresinde cevap verilmezse üçüncü kişi, bildirilen tutar bakımından borcu kabul etmiş sayılır ve kamu borçlusu gibi takip edilebilir; bundan sonra borçlu olmadığını ancak bir yıl içinde açacağı menfi tespit davasıyla ispatlayabilir.
📅 Son güncelleme: 16 Ekim 2026
Üçüncü kişiye haciz bildirisi nedir?
Kamu borçlusunun bankada, müşteride, işverende, kiracıda, platformda veya başka bir üçüncü kişide bulunan para, mal, alacak ve hakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesine göre haczedilebilir. Tahsil dairesi, borçlunun üçüncü kişi nezdinde alacağı bulunduğunu tespit ettiğinde veya bu yönde bilgiye ulaştığında üçüncü kişiye haciz bildirisi gönderir.
Bildirinin muhatabı vergi borcunun asli borçlusu değildir; kamu borçlusuna ait bir değeri elinde bulundurduğu veya ona ödeme yapma borcu bulunduğu düşünülen kişidir. Ödeme emri kamu borçlusuna yöneltilen takip işlemiyken, haciz bildirisi kamu borçlusunun üçüncü kişideki mal ve alacaklarını hedefler. Bildiriyi alan şirket vergi borcunu üstlenmiş sayılmaz; ancak süresinde cevap vermezse doğrudan mali sorumlulukla karşılaşabileceğinden belge sıradan bir bilgi talebi gibi değerlendirilmemelidir.
Haciz bildirisi hangi alacaklara uygulanır?
Uygulamada en sık banka hesapları ve mevduat, müşterinin kamu borçlusuna ödeyeceği fatura veya hakediş bedelleri, kiracının borçlu ev sahibine ödeyeceği kira, işverenin borçlu çalışana ödeyeceği ücretin haczi mümkün kısmı, şirket ortağına doğmuş kâr payı veya cari hesap alacağı, elektronik para kuruluşlarındaki bakiyeler ve üçüncü kişide bulunan taşınır mallar bildiriye konu olur.
Haciz yalnız bildiri tarihinde doğmuş alacaklarla sınırlı olmayabilir; kira, ücret veya hakediş gibi süreklilik gösteren ilişkilerde sonraki ödemeler de bildirinin kapsamına girebilir. Buna karşılık hukuki temeli bulunmayan, tamamen ihtimale bağlı bir alacağın varmış gibi kabul edilmesi de doğru değildir. Henüz ifa edilmemiş sözleşme, avans, teminat ve şarta bağlı ödemeler ayrı ayrı sınıflandırılmalıdır.
Yedi günlük süre nasıl hesaplanır?
Süre, haciz bildirisinin usulüne uygun tebliğ edildiği günü izleyen günden başlar. Elektronik tebligatta iletinin sisteme düştüğü gün ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı gün aynı değildir; vergi elektronik tebligatında ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonu esas alınır. Bu kurallar için 596 sayılı Tebliğ kapsamında vergi elektronik tebligatı yazımıza bakılabilir. Tahsilat Genel Tebliği’ne göre elden verilen cevapta tahsil dairesi kayıtlarına giriş tarihi, taahhütlü postayla gönderilen cevapta postaya veriliş tarihi esas alınır.
Örnek: Haciz bildirisi bir şirkete 12 Ekim 2026 Pazartesi günü elden tebliğ edilmişse yedi günlük süre 13 Ekim’de başlar ve 19 Ekim 2026 Pazartesi günü sona erer. Şirket cevabını 19 Ekim’de taahhütlü postaya verirse süre korunur; aynı cevap 20 Ekim’de vergi dairesine elden götürülürse süre kaçmış olur. Bu kadar kısa bir sürede borçlu şirketten açıklama beklemek veya muhasebe kapanışını beklemek risklidir; mutabakat tamamlanmamışsa eldeki kayıtlarla ve ihtilaflı kalemler belirtilerek süresinde cevap verilmelidir.
Üçüncü kişi hangi itirazları ileri sürebilir?
Borç hiç doğmamıştır
Kamu borçlusuyla haczedilebilir bir borç ilişkisi yoksa bu açıkça bildirilmelidir. Aynı ticari grupta bulunmak, geçmişte alışveriş yapmak veya teklif almak tek başına mevcut borç anlamına gelmez. Kamu borçlusundan alacaklı olmak ile ona borçlu olmak da aynı şey değildir; cari hesabın sıfır veya üçüncü kişi lehine bakiye vermesi belgelenmelidir. Faturanın kayıtlarda görünmesi, malın teslim edildiğini veya borcun kesinleştiğini her zaman kanıtlamaz; teslim tutanağı, iade ve ayıp bildirimi de incelenmelidir.
Borç bildiriden önce ödenmiştir
Ödeme, mahsup, iade, ibra veya temlik bildirinin tebliğinden önce gerçekleşmişse tarih ve tutarlarıyla açıklanmalı; banka dekontu, makbuz, cari hesap ekstresi ve temlik belgesi eklenmelidir.
Mal veya hak elde değildir
Bildiride sözü edilen mal iade edilmiş, hiç teslim alınmamış veya başka bir kişiye ait olabilir. Mülkiyet, zilyetlik ve teslim durumunu gösteren irsaliye, depo kaydı veya sözleşme sunulmalıdır.
Tutar bildirildiği kadar değildir
Borç mevcut ancak bildirilen kamu alacağından düşükse gerçek tutar belirtilmeli ve kalan kısma itiraz edilmelidir. “Borç vardır” şeklindeki sınırsız bir ifade, gerçek borcun üzerinde sorumluluk tartışmasına neden olur. Cevap para birimi, vade, muacceliyet ve mahsup kalemlerini göstermelidir.
Haciz bildirisine cevap nasıl hazırlanır?
- Belgeyi tanımlayın: Tahsil dairesi, dosya numarası, kamu borçlusunun adı ve vergi numarası ile bildirinin tarih ve sayısını yazın.
- Süreyi kaydedin: Tebliğ tarihini ve cevabın son gününü aynı gün belirleyin.
- İlişkiyi açıklayın: Sözleşmenin türünü, cari hesabın kapsamını ve hangi tarih ve kayıt itibarıyla borç bulunup bulunmadığını somut biçimde anlatın.
- İtirazı netleştirin: Borç yoksa yokluğu, kısmen varsa gerçek tutarı, ödeme yapıldıysa tarihini açıkça belirtin.
- Belge ekleyin: Cari hesap ekstresi, dekont, fatura, sözleşme, mahsup belgesi ve teslim tutanaklarını numaralandırın; gereksiz ticari sır ve kişisel veri paylaşmayın.
- İspatlanabilir yolla gönderin: Elden kayıt, taahhütlü posta veya mevzuatın kabul ettiği elektronik kanal kullanın; alındı belgesini saklayın.
Telefonla vergi dairesine bilgi vermek veya borçluya mesaj atmak hukuken cevap yerine geçmez. Yanlış şirkete gelen bildiri de cevapsız bırakılmamalı; unvan, vergi numarası ve tüzel kişilik farkı yazılı olarak bildirilmelidir.
Diğer örnekler
Örnek 2 – Kısmi borç: Bir inşaat şirketine, taşeronunun 900.000 TL vergi borcu için haciz bildirisi geliyor. Şirketin kayıtlarına göre taşerona ödenmemiş 400.000 TL hakediş vardır; ancak bunun 100.000 TL’si eksik ve ayıplı iş nedeniyle kesinti konusudur. Şirket yedi gün içinde verdiği cevapta taşerona 300.000 TL kesinleşmiş borcu bulunduğunu, 100.000 TL’nin ihtilaflı olduğunu ve bildirilen tutarın kalan kısmına itiraz ettiğini açıkça yazar; kesinti tutanaklarını ve hakediş belgelerini ekler. Böylece şirket yalnızca gerçekten borçlu olduğu tutar bakımından sorumlu tutulur.
Örnek 3 – Cevap verilmeyen bildiri: Bir perakende şirketine, yıllar önce bir kez alışveriş yaptığı tedarikçinin 250.000 TL vergi borcu için haciz bildirisi gelir; evrak muhasebede beklemede kalır ve yedi gün içinde cevap verilmez. Şirketin tedarikçiye hiçbir borcu olmamasına rağmen, bildirilen tutar bakımından borcu kabul etmiş sayılır ve kendisine ödeme emri gönderilebilir. Şirket bu durumda bildirinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde menfi tespit davası açarak bildiri tarihinde borçlu olmadığını cari hesap kayıtlarıyla ispat etmek zorunda kalır. Süresinde verilecek kısa bir cevap bu riskin tamamını önleyebilirdi.
Süresinde cevap verilmezse ne olur?
Yedi gün içinde itiraz etmeyen üçüncü kişi, bildirilen borcun zimmetinde ve malın elinde bulunduğunu kabul etmiş sayılır ve tahsil dairesi bu tutarı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ondan takip edebilir. Süre geçtikten sonra yalnızca muhasebe kayıtlarında borç bulunmadığını söylemek, zamanında yapılan itirazla aynı korumayı sağlamaz.
6183 sayılı Kanun m.79, süresinde itiraz etmeyen üçüncü kişiye, bildirinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açarak bildiri tarihinde borçlu olmadığını veya malı elinde bulundurmadığını ispat etme imkânı tanır. Bu bir yıllık süre, üçüncü kişiye sonradan gönderilen ödeme emrine karşı vergi mahkemesinde açılacak davanın süresinden farklıdır. Yanlış işleme karşı yanlış dava türü seçilmesi hak kaybına yol açtığından, süre kaçmışsa menfi tespit davası, ödeme emrine karşı dava ve tebligatın usulsüzlüğü olasılıkları işlem tarihleri üzerinden vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir.
Hacizden sonra kamu borçlusuna ödeme yapılabilir mi?
Bildiri tebliğ edildikten sonra haczedilen tutarın kamu borçlusuna ödenmesi haczin ihlali sonucunu doğurur ve üçüncü kişiyi ikinci kez ödeme riskiyle karşı karşıya bırakır. Haciz kapsamındaki borç tahsil dairesinin talimatına göre ödenmeli veya muhafaza edilmelidir; borçluyla sonradan yapılan mahsup, temlik, vade uzatımı veya hesap kapatma kamu idaresine karşı geçersiz sayılabilir.
Aynı borçlu için farklı tahsil dairelerinden veya farklı tarihlerde birden fazla bildiri gelebilir. Her bildiri kendi dosya numarası ve tutarıyla ayrı kayda alınmalıdır; ilk bildiriye verilen cevap sonrakine cevap sayılmaz. Aynı alacak üzerinde icra dairesi haczi, vergi haczi, temlik veya rehin varsa öncelik sırası tarih ve hukuki niteliğe göre belirlenir; üçüncü kişi kendi yorumuyla bir alacaklıyı tercih etmemeli, sırayı tahsil dairesine sormalıdır.
Şirketler için iç kontrol önerileri
Haciz bildirilerini normal gelen evraktan ayıran acil bir iş akışı kurulmalı, e-tebligat hesapları her gün yetkili birimce kontrol edilmelidir. Bildiri geldiği gün borçlu bazında cari hesap ve vadesi gelmemiş borçlar raporlanmalı; satın alma, muhasebe ve hukuk biriminin bilgileri tek cevapta birleştirilmelidir. Haciz sonrası ödeme blokajı muhasebe veya ERP sistemine işlenmeli, cevap ve eklerinin gönderim belgesi dosyada saklanmalıdır.
Kamu borçlusunun kendi banka hesabındaki haciz için e-haczin kaldırılması, borcun taksitlendirilmesi için 6183 m.48 tecil ve taksitlendirme rehberlerimize bakılabilir. Bunlar üçüncü kişinin yedi günlük cevap yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Sık yapılan hatalar
Haciz bildirisinde en sık yapılan hata, “biz vergi borçlusu değiliz” düşüncesiyle bildiriyi cevapsız bırakmak veya muhasebe mutabakatını beklerken yedi günlük süreyi kaçırmaktır. Elektronik tebligatta sürenin iletinin sisteme düştüğü günden başladığını sanmak, vergi dairesine telefonla bilgi vermeyi veya borçluya mesaj atmayı yazılı cevap yerine saymak ve yanlış şirkete gelen bildiriyi geri çevirmeden bekletmek de sık görülür. Borç kısmen varken “borç vardır” şeklinde sınırsız bir ikrarda bulunmak, bildiri tebliğ edildikten sonra kamu borçlusuna ödeme veya mahsup yapmak ve ikinci bir bildiriyi ilk cevaba dayanarak cevapsız bırakmak ise üçüncü kişiyi ikinci kez ödeme riskiyle karşı karşıya bırakır. Süre kaçmışsa bir yıllık menfi tespit davası süresinin de geçirilmesi telafisi güç sonuç doğurur.
Sık Sorulan Sorular
Haciz bildirisine kaç gün içinde cevap verilir?
Tebliği izleyen günden başlayarak yedi gün içinde, yazılı olarak tahsil dairesine cevap verilmelidir.
Borçluya ileride ödeme doğacaksa ne yazılmalıdır?
Mevcut ilişki ve bildirinin kapsamı açıklanmalı; henüz doğmamış alacak için kesin borç ikrarından kaçınılmalıdır. Sürekli sözleşmelerde sonraki hakedişler ayrıca takip edilmelidir.
Cari hesap mutabakatı yoksa cevap verilebilir mi?
Evet. Süre geçirilmemeli; eldeki kayıtlara göre bakiye bildirilip ihtilaflı kalemler somutlaştırılmalıdır.
Süre kaçtıysa yapılacak bir şey var mı?
Bildirinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde menfi tespit davası açılarak bildiri tarihinde borç bulunmadığı ispatlanabilir. Ödeme emri gelmişse ona karşı ayrı süre işler.
Üçüncü kişi vergi borcunun esasına itiraz edebilir mi?
Kural olarak hayır. Üçüncü kişinin itirazı kendi elinde borçluya ait mal, hak veya alacak bulunup bulunmadığına ilişkindir; vergi borcunun esasına itiraz hakkı kamu borçlusuna aittir.
Haciz bildirisi aldıktan sonra borçluya ödeme yapabilir miyim?
Hayır. Haczedilen tutarın borçluya ödenmesi haczin ihlali sayılır ve ikinci kez ödeme riski doğurur; ödeme tahsil dairesinin talimatına göre yapılmalıdır.
Sonuç
6183 sayılı Kanun m.79 uyarınca gelen haciz bildirisi, borçlu olmayan üçüncü kişi için de ciddi sonuçlar doğurur. Bildiriye tebliği izleyen günden başlayarak yedi gün içinde, borç bulunmadığı, önceden ödendiği, mal veya hakkın elde olmadığı ya da borcun daha düşük olduğu yazılı ve belgeli olarak bildirilmelidir. Süresinde cevap verilmezse borç kabul edilmiş sayılır ve üçüncü kişi ancak bir yıl içinde açacağı menfi tespit davasıyla kendini kurtarabilir. Bildiriden sonra borçluya ödeme yapılmamalı, şirketler bu tür evrak için hızlı bir iç kontrol akışı kurmalıdır.
Vergi cezası, inceleme, dava ve tahsilat aşamalarındaki diğer rehberler için vergi ceza ihbarnamesi ana rehberimizdeki konu dizinine bakabilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Haciz bildirilerinde yedi günlük süre ve doğru muhatap tayini kritik önemdedir. Bu yazı genel bilgilendirmedir; tebliğ belgesi, cari hesap ve ekler incelenmeden cevap veya ödeme işlemi yapılmamalıdır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com