Back to Home Page

Limited Şirkette Kâr Payı Dağıtılmazsa Ne Olur? (2026)

Limited şirkette kâr payı dağıtılmaması, şirket kâr ettiği hâlde ortağın kendiliğinden şirketten para isteyebileceği anlamına gelmez; ortağın tahsil edilebilir kâr payı alacağı kural olarak genel kurulun dağıtım kararıyla doğar. Bununla birlikte çoğunluk ortaklarının şirketin gerçek bir yatırım, borç ödeme veya işletme sermayesi ihtiyacı bulunmadığı hâlde kârı sürekli şirkette bırakması, buna karşılık şirket kaynaklarını yüksek müdür ücretleri, ilişkili şirket ödemeleri veya kişisel harcamalar yoluyla kendi lehlerine kullanması hukuka aykırı olabilir. Kâr dağıtmama yönündeki genel kurul kararı kanuna, şirket sözleşmesine, eşit işlem ilkesine veya dürüstlük kuralına aykırıysa karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılması gündeme gelebilir. Genel kurul daha önce kârın dağıtılmasına karar vermiş ancak ödeme yapılmamışsa artık kâr dağıtmama kararının iptalinden değil, doğmuş kâr payı alacağının şirketten tahsilinden söz edilir.

📅 Son güncelleme: 16 Ekim 2026


Limited Şirkette Kâr Payı Nedir?

Limited şirkette kâr payı, şirketin faaliyetleri sonucunda elde edilen ve kanuni şartları taşıyan dağıtılabilir kârın ortaklara ayrılan bölümüdür.

Türk Ticaret Kanunu’nun 608. maddesine göre kâr payı yalnızca:

  • Net dönem kârından ve
  • Kâr dağıtımı amacıyla ayrılmış yedek akçelerden

dağıtılabilir.

Şirketin banka hesabında para bulunması, yüksek ciro yapması, değerli taşınmazlara sahip olması veya şirket kasasında nakit görünmesi tek başına dağıtılabilir kâr bulunduğunu göstermez.

Dağıtılabilir kâr belirlenirken şirketin finansal tabloları, geçmiş yıl zararları, kanuni ve sözleşmesel yedek akçeleri ile şirket sözleşmesindeki özel hükümler birlikte incelenmelidir.

Şirket Kâr Ettiğinde Ortak Otomatik Olarak Kâr Payı Alabilir mi?

Hayır. Şirketin bilançosunda kâr görünmesi ile ortağın muaccel ve tahsil edilebilir kâr payı alacağına sahip olması aynı şey değildir.

TTK m.616 uyarınca yıl sonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi ve kazanç paylarının belirlenmesi limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasındadır.

Bu nedenle şirket kâr etmiş olsa bile genel kurulun:

  • Finansal tabloları onaylaması,
  • Dağıtılabilir kârı belirlemesi,
  • Kârın dağıtılıp dağıtılmayacağına karar vermesi,
  • Dağıtılacaksa tutarı ve ödeme koşullarını belirlemesi

gerekir.

Geçerli bir dağıtım kararı bulunmadan ortak, yalnızca şirketin dönem kârını kendi pay oranıyla çarparak doğrudan alacak talebinde bulunamaz.

Kâr Payı Alacağı Ne Zaman Doğar?

Genel kurul, dağıtılabilir kârın belirli bir bölümünün ortaklara dağıtılmasına karar verdiğinde ortağın şirket karşısında bireysel kâr payı alacağı doğar.

Örneğin genel kurul, 2025 hesap dönemine ilişkin dağıtılabilir kârın 4.000.000 TL’lik bölümünün ortaklara payları oranında dağıtılmasına karar vermişse, her ortağın payına düşen tutar ayrıca talep edilebilir bir alacak hâline gelir.

Dağıtım kararı alındıktan sonra şirket ödeme yapmıyorsa uyuşmazlık artık “kâr dağıtılsın mı?” sorusuna değil, doğmuş kâr payı alacağının neden ödenmediğine ilişkindir.

Ödeme tarihi genel kurul kararında belirlenmişse alacağın muacceliyeti buna göre değerlendirilir. Ödeme tarihi belirlenmemişse kararın içeriği, şirket sözleşmesi ve borçlar hukukunun genel hükümleri dikkate alınır.

Kâr Payının Dağıtılmasına Kim Karar Verir?

Kâr payı hakkında karar verme yetkisi limited şirket genel kuruluna aittir.

Şirket müdürleri:

  • Finansal tabloları hazırlayabilir,
  • Yıllık faaliyet raporunu düzenleyebilir,
  • Kârın kullanımına ilişkin öneride bulunabilir,
  • Şirketin nakit ve yatırım ihtiyacını genel kurula açıklayabilir.

Ancak şirket müdürü, genel kurulun yerine geçerek tek başına “Bu yıl kâr dağıtılmayacaktır.” şeklinde nihai karar veremez.

Kârın dağıtılması, yedek akçeye ayrılması veya geçmiş yıl zararlarının kapatılmasında kullanılması genel kurul kararına dayanmalıdır.

Limited Şirkette Kâr Payı Nasıl Hesaplanır?

Şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmemişse kâr payı, esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanır. TTK m.608 kapsamında yerine getirilmiş ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da şartları varsa hesaplamada itibari değere eklenir.

Örneğin şirketin ortaklık yapısı şu şekilde olsun:

OrtakPay oranı2.000.000 TL brüt dağıtımdaki payı
A Ortağı%601.200.000 TL
B Ortağı%40800.000 TL

Bu hesap brüt dağıtımı gösterir. Vergi kesintileri, şirket sözleşmesindeki imtiyazlı veya farklı kâr payı düzenlemeleri ve ortakların hukuki sıfatları ayrıca değerlendirilmelidir.

Dağıtılabilir Kâr Nasıl Belirlenir?

Şirketin ticari bilançosunda görülen her tutar doğrudan ortaklara dağıtılamaz. Genel olarak aşağıdaki kalemler incelenir:

  • Net dönem kârı,
  • Geçmiş yıl zararları,
  • Kanuni yedek akçeler,
  • Şirket sözleşmesi gereğince ayrılması gereken yedekler,
  • Dağıtım amacıyla ayrılmış serbest yedekler,
  • Finansal tabloları etkileyen karşılık ve değerleme işlemleri,
  • Vergisel yükümlülükler.

Kâr payı dağıtımına karar verilebilmesi için kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken yedek akçelerin ayrılmış olması gerekir.

Finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı, şirket giderlerinin şişirildiği veya ilişkili kişilere yapılan ödemelerle kârın azaltıldığı iddia ediliyorsa yalnızca bilanço sonucuna bakılması yeterli olmaz.

Şirket Kâr Ettiği Hâlde Kâr Dağıtmayabilir mi?

Evet. Şirketin kâr etmiş olması, elde edilen bütün kârın aynı yıl ortaklara dağıtılmasını zorunlu kılmaz.

Şirketin:

  • Yeni yatırım yapması,
  • İşletme sermayesini güçlendirmesi,
  • Banka ve tedarikçi borçlarını azaltması,
  • Yaklaşan vergi ve SGK yükümlülüklerini karşılaması,
  • Ekonomik belirsizliklere karşı nakit rezervi oluşturması,
  • Yakın gelecekte doğabilecek zararları karşılaması

gerekebilir.

Bu tür somut ve şirket menfaatine uygun gerekçelerle kârın şirkette bırakılması hukuka uygun olabilir. Genel kurulun ticari takdir yetkisi bulunduğu için mahkeme yalnızca ortak kâr payı almak istedi diye şirket yönetiminin yerine geçerek dağıtım kararı vermez.

Şirket Bütün Kârı Yedek Akçeye Ayırabilir mi?

Her durumda değil. TTK m.608, genel kurulun kanunda veya şirket sözleşmesinde öngörülenden daha fazla yedek akçe ayırabilmesini belirli şartlara bağlamaktadır.

Kanuni ve sözleşmesel sınırın üzerinde yedek akçe ayrılması özellikle:

  • Zararların karşılanması için gerekliyse,
  • Şirketin gelişmesi veya planlanan yatırımlar için haklı bir ihtiyaç varsa,
  • Bütün ortakların menfaatleri böyle bir ayırmayı haklı gösteriyorsa

hukuken savunulabilir.

Buna karşılık “ileride lazım olabilir” şeklindeki soyut açıklamalarla bütün kârın süresiz olarak yedekte tutulması, özellikle çoğunluk ortağının şirketten başka yollarla ekonomik menfaat sağladığı durumlarda hukuka aykırılık tartışması doğurabilir.

Kâr Dağıtmama Kararı Hangi Durumlarda Hukuka Aykırı Olabilir?

Kâr dağıtmama kararı aşağıdaki durumlarda kanuna, şirket sözleşmesine, eşit işlem ilkesine veya dürüstlük kuralına aykırı olabilir:

  • Şirketin somut yatırım veya nakit ihtiyacı bulunmadığı hâlde kârın sürekli dağıtılmaması,
  • Çoğunluk ortağının azınlık ortağını ekonomik baskı altında tutmak istemesi,
  • Kâr dağıtılmazken çoğunluk ortağına olağan dışı müdürlük ücreti ödenmesi,
  • Şirket kaynaklarının çoğunluk ortağının kişisel giderlerinde kullanılması,
  • İlişkili şirketlere piyasa şartlarına aykırı ödemeler yapılması,
  • Şirket sözleşmesindeki kâr payı hükümlerine uyulmaması,
  • Finansal tabloların gerçeğe aykırı biçimde düşük kâr göstermesi,
  • Benzer durumdaki ortaklar arasında haklı sebep olmadan ayrım yapılması,
  • Yedek akçe ayrılmasının şirket ihtiyacına değil ortakların dışlanmasına hizmet etmesi.

Tek bir yıl kâr dağıtılmaması ile uzun yıllar boyunca sistematik biçimde kâr dağıtılmaması aynı şekilde değerlendirilmez. Şirketin mali durumu, yatırım planları ve ortaklara sağlanan diğer menfaatler birlikte incelenir.

Çoğunluk Ortağı Kârı Kendi Lehine Aktarıyorsa Ne Yapılabilir?

Çoğunluk ortağının şirketten para alması her durumda gizli kâr dağıtımı değildir. Ödemenin hukuki sebebi belirlenmelidir.

Yapılan ödeme:

  • Müdürlük ücreti,
  • İşçilik veya danışmanlık ücreti,
  • Şirkete verilen borcun iadesi,
  • Kira ödemesi,
  • Masraf karşılığı veya
  • Dağıtılmış kâr payı

olabilir.

Ancak gerçek bir hizmet karşılığı bulunmayan yüksek ücretler, piyasa değerinin üzerindeki kira ödemeleri, belgesiz ortak cari hesap hareketleri veya ilişkili şirkete aktarılan kaynaklar şirket malvarlığının kötüye kullanıldığına işaret edebilir.

Bu durumda genel kurul kararının iptalinin yanında müdürlerin sorumluluğu, şirket zararının tazmini, bilgi alma ve inceleme hakkı ile gerekli diğer hukuki yollar ayrıca değerlendirilmelidir.

Kâr Dağıtmama Kararına Karşı İptal Davası Açılabilir mi?

Kâr dağıtmama yönündeki genel kurul kararı kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırıysa genel kurul kararının iptali davası açılması gündeme gelebilir.

İptal davasında mahkeme özellikle:

  • Şirketin gerçek mali durumunu,
  • Dağıtılabilir kâr bulunup bulunmadığını,
  • Yedek ayrılmasının hukuki ve ekonomik gerekçesini,
  • Şirketin yatırım ve nakit ihtiyacını,
  • Kararın bütün ortakların menfaatine olup olmadığını,
  • Çoğunluk ortağına sağlanan diğer ekonomik menfaatleri

değerlendirebilir.

Mahkemenin görevi şirketi yönetmek veya genel kurulun yerine geçerek uygun gördüğü tutarda kâr dağıtmak değildir. Mahkeme, önüne getirilen genel kurul kararının hukuka uygunluğunu denetler.

İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

Limited şirket genel kurul kararlarının iptali kural olarak karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süreye tabidir.

Toplantıya katılan ortağın iptal davası açabilmesi bakımından olumsuz oy kullanması ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesi önemlidir.

Toplantıya katılmayan ortak ise çağrının usulüne uygun yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, yetkisiz kişilerin toplantıya katılması veya benzeri kanuni sebeplere dayanabilir.

Hangi ortağın hangi gerekçeyle dava açabileceği somut toplantı usulüne göre değerlendirilmelidir. Üç aylık süre geçirildikten sonra kararın yalnız iptal edilebilir nitelikte olduğu iddiasıyla dava açılamaz.

Kararın yokluk veya kesin hükümsüzlükle sakat olduğu ileri sürülüyorsa hukuki nitelendirme farklı olabilir; ancak her hukuka aykırılık yokluk veya butlan oluşturmaz.

Genel Kurul Dağıtım Kararı Aldığı Hâlde Ödeme Yapılmazsa Ne Olur?

Geçerli bir genel kurul kararıyla kârın dağıtılmasına karar verilmişse ortağın bireysel kâr payı alacağı doğar.

Şirketin kararlaştırılan ödeme tarihinde ödeme yapmaması hâlinde:

  • Şirkete yazılı ödeme talebi gönderilmesi,
  • Temerrüt koşullarının oluşturulması,
  • İcra takibi başlatılması,
  • Kâr payı alacağının tahsili için dava açılması

değerlendirilebilir.

Bu durumda genel kurul kararının iptali talep edilmez; mevcut dağıtım kararından doğan alacağın ödenmesi istenir.

Alacağın tutarı belirlenirken brüt kâr payı, yapılması gereken vergi kesintisi, varsa ödeme tarihi ve ortağın pay oranı birlikte incelenmelidir.

Şirket Hesaplarını Göstermiyorsa Ortak Ne Yapabilir?

Limited şirket ortağı TTK m.614 uyarınca müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.

Ortağın şirkete karşı rakip faaliyette bulunması nedeniyle bilgileri şirket zararına kullanma tehlikesi varsa müdürler bilgi ve inceleme talebini gerekli ölçüde sınırlandırabilir. Bu durumda ortak genel kurula başvurabilir.

Genel kurul bilgi alma ve inceleme hakkını haksız biçimde engellerse ortak mahkemeye başvurarak bu hakkın kullandırılmasını isteyebilir.

Kâr payı uyuşmazlığında özellikle şu belgeler talep edilmelidir:

  • Son yıllara ait bilanço ve gelir tabloları,
  • Yıllık faaliyet raporları,
  • Genel kurul toplantı tutanakları,
  • Kârın kullanımına ve yedek akçelere ilişkin kararlar,
  • Ortaklar cari hesap dökümleri,
  • Müdürlük ücretlerine ilişkin kararlar,
  • İlişkili kişilerle yapılan sözleşmeler,
  • Şirket banka hesapları ve ödeme kayıtları,
  • Yatırım kararları ve finansman belgeleri.

Yıllarca Kâr Dağıtılmaması Haklı Sebeple Çıkma Nedeni Olabilir mi?

Kârın bir veya birkaç yıl dağıtılmaması tek başına her durumda haklı sebep oluşturmaz. Şirketin gerçek yatırım, borç ödeme veya nakit ihtiyacı varsa kârın şirkette bırakılması meşru olabilir.

Bununla birlikte aşağıdaki durumların birlikte bulunması haklı sebeple çıkma değerlendirmesinde önem kazanabilir:

  • Kârın sistematik olarak dağıtılmaması,
  • Azınlık ortağının hiçbir ekonomik menfaatten yararlandırılmaması,
  • Bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesi,
  • Çoğunluk ortaklarına başka adlar altında düzenli ödeme yapılması,
  • Şirket kaynaklarının kişisel amaçlarla kullanılması,
  • Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalkması.

TTK m.638 kapsamında haklı sebeple çıkma talep edilirken olayların şirket ortaklığının devamını çekilmez hâle getirip getirmediği bütün olarak değerlendirilir.

Kâr Dağıtmayan Şirketten Pay Devriyle Çıkılabilir mi?

Ortak, şirket sözleşmesi ve TTK’daki şartlar çerçevesinde esas sermaye payını başka bir kişiye devrederek şirketten ayrılabilir.

Ancak kârlı bir şirketin payının yalnızca ticaret sicilinde yazılı nominal sermaye değeri üzerinden devredilmesi ciddi ekonomik kayba neden olabilir.

Payın gerçek değeri belirlenirken:

  • Şirketin malvarlığı,
  • Dağıtılmamış geçmiş yıl kârları,
  • Nakit ve alacakları,
  • Şirket borçları,
  • Devam eden sözleşmeler,
  • Marka ve müşteri portföyü,
  • Gelecekteki gelir kapasitesi

birlikte değerlendirilmelidir.

Kâr Payında Vergi Kesintisi Nasıl Yapılır?

Limited şirketin gerçek kişi ortağına dağıttığı kâr payı, Gelir Vergisi Kanunu bakımından menkul sermaye iradı niteliğindedir.

22 Aralık 2024 tarihinden itibaren uygulanmak üzere kâr payı dağıtımında geçerli stopaj oranı %15 olarak belirlenmiştir. Dağıtım sırasında şirket tarafından yapılan bu kesinti, ortağın eline geçen net tutarı etkiler.

Tam mükellef kurumdan elde edilen kâr payının yarısı, kanundaki şartlarla gelir vergisinden istisnadır. İstisna sonrasında kalan tutarın ilgili yıl için geçerli beyan sınırını aşması hâlinde yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekebilir.

Dağıtım sırasında kesilen verginin tamamı, şartları varsa yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Ortağın gerçek kişi veya tüzel kişi olması ve Türkiye’de yerleşik olup olmaması vergi sonucunu değiştirebilir.

Örneklerle kâr payı uyuşmazlığı

Örnek 1 – Sistematik kâr dağıtmama: %70 çoğunluk ortağı A ile %30 azınlık ortağı B’nin bulunduğu bir şirket, son dört yılda her yıl 3.000.000 TL civarında net kâr etmiş, ancak genel kurul her yıl “yatırım ihtiyacı” gerekçesiyle kârı dağıtmamıştır. Bu dönemde somut bir yatırım yapılmamış, buna karşılık müdür olan A’ya yıllık 2.400.000 TL ücret ödenmiştir. B, 2026 genel kurulunda olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa yazdırarak karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir; ayrıca TTK m.614 uyarınca ücret kararlarını ve cari hesapları talep ederek sistematik dışlama varsa haklı sebeple çıkma yolunu da değerlendirebilir.

Örnek 2 – Dağıtım kararı var, ödeme yok: Genel kurul 20 Mart 2026’da 1.000.000 TL kârın 30 Nisan’a kadar dağıtılmasına karar vermiş, %40 ortağın payına brüt 400.000 TL düşmüştür. Ödeme yapılmazsa ortak iptal davası açmaz; %15 stopaj sonrası net 340.000 TL’lik alacağı için şirkete ihtar gönderip icra takibi başlatabilir veya alacak davası açabilir.

Adım adım: Kâr payı uyuşmazlığında izlenecek yol

  1. Şirket sözleşmesindeki kâr payı ve yedek akçe hükümlerini inceleyin.
  2. Son yılların finansal tablolarını ve faaliyet raporlarını temin edin.
  3. Geçmiş genel kurul kararlarını kontrol edin.
  4. Dağıtılabilir kâr bulunup bulunmadığını belirleyin.
  5. Kârın hangi gerekçeyle dağıtılmadığını araştırın.
  6. Yedek akçe kararlarının kanuni şartlarını inceleyin.
  7. Diğer ortaklara ve müdürlere yapılan ödemeleri kontrol edin.
  8. Gerekirse bilgi alma ve inceleme hakkını kullanın.
  9. Genel kurulda olumsuz oy kullanarak muhalefetinizi tutanağa geçirtin.
  10. Hukuka aykırı karar varsa üç aylık dava süresini kaçırmayın.

İlgili şirketler hukuku rehberleri: Kâr dağıtımı uyuşmazlığında ortağın bilgi alma hakkı ve genel kurul kararının hukuki durumu da incelenebilir. Limited şirket ortağının bilgi alma hakkı ve limited şirketin haklı sebeple feshi yazılarımız ilgili başvuru yollarını karşılaştırmak için yararlıdır.


Şirket ortaklığı, yönetim ve ticari uyuşmazlıklara ilişkin diğer rehberler için Ticaret ve Şirketler Hukuku hizmet sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Limited şirketin kâr etmesi ortağa doğrudan alacak hakkı verir mi?

Hayır. Şirketin kâr etmiş olması tek başına ortağa muaccel kâr payı alacağı vermez. Kural olarak genel kurulun kârın dağıtılmasına karar vermesi gerekir.

Şirket kârın tamamını dağıtmak zorunda mıdır?

Hayır. Şirketin yatırım, borç ödeme veya işletme sermayesi ihtiyacı varsa kârın tamamı ya da bir bölümü şirkette bırakılabilir. Kararın şirket menfaatine ve hukuka uygun olması gerekir.

Kâr dağıtmama kararına karşı dava süresi ne kadardır?

Genel kurul kararının iptali kural olarak karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süreye tabidir.

Mahkeme doğrudan kâr dağıtılmasına karar verebilir mi?

Kâr payı hakkında karar vermek genel kurulun devredilemez yetkisidir. Mahkeme kural olarak genel kurulun yerine geçerek ticari dağıtım kararı vermez; hukuka aykırı genel kurul kararını iptal edebilir.

Genel kurul kâr dağıtımına karar verdi ancak ödeme yapılmadı. Ne yapılabilir?

Geçerli dağıtım kararıyla ortağın bireysel kâr payı alacağı doğar. Ödeme yapılmaması hâlinde şirkete karşı icra takibi veya alacak davası değerlendirilebilir.

Diğer ortak müdürlük ücreti alırken bana kâr payı verilmemesi hukuka aykırı mıdır?

Müdürlük veya çalışma karşılığı ücret ile kâr payı farklı ödeme türleridir. Ancak gerçek bir hizmet karşılığı bulunmayan veya piyasa şartlarına göre olağan dışı yüksek ödemelerle kârın çoğunluk ortağına aktarılıp aktarılmadığı araştırılabilir.

Şirket hesaplarını göstermiyorsa ne yapılabilir?

Ortak TTK m.614 kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilir. Müdürlerin talebi reddetmesi hâlinde genel kurula, genel kurulun da hakkı engellemesi hâlinde mahkemeye başvurulabilir.

Yıllarca kâr dağıtılmaması şirketten çıkma sebebi midir?

Tek başına her durumda yeterli değildir. Ancak sistematik kâr dağıtmama, ortağın ekonomik olarak dışlanması, bilgi hakkının engellenmesi ve şirket kaynaklarının kötüye kullanılması gibi olgular birlikte haklı sebep oluşturabilir.

Sonuç

Limited şirkette kâr payı alacağı, şirketin kâr etmesiyle değil genel kurulun dağıtım kararıyla doğar; şirket somut yatırım, borç veya nakit ihtiyacı nedeniyle kârı şirkette bırakabilir. Ancak gerçek bir ihtiyaç olmadan kârın sistematik olarak dağıtılmaması ve şirket kaynaklarının başka adlar altında çoğunluğa aktarılması, kararın üç ay içinde iptalini, bilgi alma hakkının kullanılmasını ve haklı sebeple çıkma yolunu gündeme getirebilir. Dağıtım kararı alınmış ancak ödeme yapılmamışsa ise iptal değil, doğmuş alacağın icra veya dava yoluyla tahsili söz konusudur.

Hukuki Uyarı

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kâr dağıtımının mümkün olup olmadığı; şirketin finansal tablolarına, geçmiş yıl zararlarına, kanuni ve sözleşmesel yedeklere, genel kurul kararlarına ve gerçek ekonomik ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir. Genel kurul kararlarının iptalinde üç aylık hak düşürücü süre bulunduğundan karar tarihleri gecikmeden kontrol edilmelidir.

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com