21 Ekim 2026 tarihli Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği değişikliği, yeterli teminatı sunmayan veya temerrüt borcunu ödemeden teminatını tamamlayan katılımcıların belirli piyasa faaliyetlerine devam edememesini düzenlemektedir. Bu durum ikili anlaşmalar ile vadeli elektrik, gün öncesi ve gün içi piyasalarında işlem yapan şirketler açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
📅 Son güncelleme: 21 Ekim 2026
21 Ekim 2026 tarihinde ne değişti?
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 132/E maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendine ilişkin değişiklik, teminat çağrısına rağmen yeterli teminat sunmayan veya temerrüt borcunu ödemeden teminatını tamamlayan katılımcıların belirli piyasa faaliyetlerine devam edememesini düzenlemektedir. Bu, teminat sisteminin ilk kez kurulduğu anlamına gelmez; mevcut mali güvence ve temerrüt mekanizmasının belirli sonucuna ilişkindir.
Elektrik piyasasında teminatın işlevi
Teminat, elektrik alım satım ve uzlaştırma işlemlerinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi riskini azaltmak amacıyla uygulanır. Katılımcının teminat ihtiyacı piyasa pozisyonuna ve yürürlükteki Teminat Usul ve Esaslarına göre değişebilir. Her şirket için aynı tutar veya aynı süre geçerliymiş gibi değerlendirme yapılmamalıdır.
Teminat çağrısı ile faaliyet kısıtlaması arasındaki fark
Teminat çağrısı, katılımcıdan eksik güvenceyi belirli usul ve sürelerde tamamlamasının istenmesidir. Çağrının yapılması tek başına bütün faaliyetlerin derhâl durduğu anlamına gelmez. Kısıtlamanın uygulanması için ilgili hüküm ve usul ve esaslarda öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bildirim zamanı, hesaplama ve tanınan süre somut olayda incelenmelidir.
Temerrüt borcu ödenmeden teminat tamamlanırsa
Teminatın tamamlanması ile vadesi geçmiş ödeme borcunun yerine getirilmesi ayrı yükümlülüklerdir. Temerrüt borcu ödenmeden yalnızca teminatın artırılması, değiştirilen hükümde belirtilen piyasa faaliyetlerine devam edilmesi için yeterli değildir. Şirketin hem teminat bakiyesini hem de ödenmemiş borçlarını ayrı ayrı kontrol etmesi gerekir.
Hangi faaliyetler etkileniyor?
Düzenlemede ikili anlaşmalar, vadeli elektrik piyasası, gün öncesi piyasası ve gün içi piyasası sayılmaktadır. Bu piyasalar şirketlerin elektrik ticareti ve kısa vadeli pozisyon yönetiminde farklı işlevler üstlenir. Kısıtlama, bütün şirket faaliyetlerinin sona ermesi veya lisansın otomatik iptali anlamına gelmez. Mevcut sözleşmelerin geçerliliği ve ifa sorunları ayrıca incelenmelidir.
İkili anlaşmalar ve sözleşme sorumluluğu
Piyasa faaliyetindeki kısıtlama, önceden yapılmış bütün ikili anlaşmaların kendiliğinden hükümsüzleşmesi sonucunu doğurmaz. Tarafların edimleri, ifa engelleri, sözleşmesel temerrüt hükümleri ve piyasa kuralları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle uzun süreli tedarik ilişkilerinde operasyonel ve mali etkiler farklılaşabilir.
Vadeli, gün öncesi ve gün içi piyasalar
Vadeli elektrik piyasasındaki kısıtlama ileri tarihli fiyat ve teslimat pozisyonlarını; gün öncesi piyasasındaki kısıtlama ertesi güne ilişkin ticareti; gün içi piyasasındaki kısıtlama ise teslimata yakın zamanlarda pozisyon düzeltme imkânını etkileyebilir. Zararın varlığı ve miktarı şirketin gerçek işlem geçmişi, açık pozisyonları ve kısıtlama süresiyle ispatlanmalıdır.
Hatalı teminat hesabına karşı hukuki yollar
Teminat hesabının yanlış olduğu düşünülüyorsa hesaplama verileri, çağrı bildirimi, ödeme dekontları ve piyasa kayıtları korunmalıdır. Başvuru yolu, işlemi tesis eden kurumun statüsüne ve işlemin hukuki niteliğine göre belirlenir. Her uyuşmazlığın otomatik olarak idari veya adli yargıya ait olduğu varsayılamaz. İtiraz edilmesi de yükümlülükleri kendiliğinden askıya almaz.
Zarar ve tazminat değerlendirmesi
Hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir kısıtlama nedeniyle tazminat talebi değerlendirilirken işlemin niteliği, zarar, illiyet bağı ve uygulanabilir sorumluluk şartları incelenmelidir. Sadece kısıtlama yaşanmış olması tazminat hakkını otomatik doğurmaz. Varsayımsal kazanç beklentileri yerine belgeyle gösterilebilen somut işlem ve kayıplar önemlidir.
Şirketler hangi kontrolleri yapmalı?
Mali işler, enerji ticareti ve hukuk birimleri teminat çağrılarını tek takvimde izlemelidir. Güncel teminat ihtiyacı, vadesi gelen uzlaştırma borçları, bildirim süreleri ve banka teminat işlemleri düzenli karşılaştırılmalıdır. Faaliyet kısıtlaması riski ortaya çıktığında mevcut sözleşmeler ve açık piyasa pozisyonları ayrıca değerlendirilmelidir.
Yürürlük ve geçmiş işlemler
21 Ekim 2026 tarihli değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte önceki tarihte başlayan veya devam eden teminat işlemlerinde hangi hükmün uygulanacağı, işlemin tarihi ve zaman bakımından uygulama ilkeleri üzerinden incelenmelidir.
Teminat hesabında hangi veriler önemlidir?
Teminat gereksinimi değerlendirilirken şirketin faaliyet gösterdiği piyasa, işlem hacmi, uzlaştırma pozisyonu ve uygulanabilir hesaplama yöntemi birlikte incelenmelidir. Şirketin kendi iç muhasebe kayıtları ile piyasa işletmecisinin bildirimleri arasında fark varsa bu farkın kaynağı araştırılmalıdır. Yanlış veri veya eksik ödeme kaydı, teminat ihtiyacının olduğundan farklı görünmesine neden olabilir. Bu nedenle teminat çağrısına yalnızca toplam tutar üzerinden değil, hesaplamanın dayandığı dönem ve işlemler üzerinden yaklaşılmalıdır.
Çağrıya cevap sürecinde belge düzeni
Teminat çağrısı alındığında bildirim kanalı, tebliğ veya erişim zamanı, istenen tutar ve son işlem süresi kaydedilmelidir. Şirketin ilgili birimleri çağrıyı eş zamanlı görmeli; banka işlemleri, nakit transferi ve gerekli onay süreçleri gecikmeden yürütülmelidir. Teminatın sağlandığına ilişkin belge ile sistemde kabul edildiğini gösteren kayıt aynı şey olmayabilir. Bu nedenle sadece ödeme veya teminat mektubu düzenleme talimatı vermekle yetinilmeyip işlemin tamamlandığı kontrol edilmelidir.
Temerrüt ile teminat eksikliği neden ayrı izlenmeli?
Teminatın amacı gelecekte veya devam eden işlemlerde ortaya çıkabilecek mali yükümlülüklere güvence oluşturmaktır. Temerrüt ise muaccel bir borcun gereği gibi yerine getirilmemesiyle ilgilidir. Bir şirket ek teminat sunarak güvence açığını kapatabilir, fakat geçmişten gelen ödenmemiş borcu devam edebilir. Yeni hükmün uygulamasında bu iki durumun birbirine karıştırılması, faaliyetlerin ne zaman sürdürülebileceği konusunda hatalı beklenti yaratabilir. Şirketler bu nedenle teminat ve borç bakiyelerini ayrı kontrol tablolarında izlemelidir.
Elektrik üreticileri açısından olası sonuçlar
Üretim şirketinin hangi piyasalarda aktif olduğu ve elektriğini hangi sözleşmelerle sattığı önemlidir. Organize piyasalardaki işlem imkânının kısıtlanması, satış planlamasını veya dengesizlik riskini etkileyebilir. Ancak her üreticinin aynı biçimde etkilendiği kabul edilemez. Üretim programı, mevcut satış sözleşmeleri, teslimat yükümlülükleri ve açık pozisyonlar incelenmeden zarar veya sözleşmeye aykırılık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.
Elektrik tedarik şirketleri açısından olası sonuçlar
Tedarik şirketleri bakımından kısa vadeli enerji alım imkânı ve müşteri portföyünün ihtiyaçları özellikle önemlidir. Gün öncesi veya gün içi piyasasındaki faaliyet kısıtlaması, şirketin enerji temin planlamasını zorlaştırabilir. Bununla birlikte kısıtlamanın müşterilerle yapılan tüm sözleşmeleri otomatik olarak sona erdirdiği söylenemez. Sözleşmelerin ifa koşulları, alternatif tedarik imkânları ve piyasadaki fiili pozisyon somut olarak incelenmelidir.
Mevcut sözleşmelerin yönetimi
Faaliyet kısıtlaması riski ortaya çıktığında şirketin sadece piyasa işletmecisine karşı yükümlülüklerine değil, müşterileri ve ticari ortaklarıyla ilişkilerine de bakması gerekir. Sözleşmelerde bildirim, mücbir sebep, ifa güçlüğü, temerrüt, tazminat ve fesih hükümleri bulunabilir. Ancak faaliyet kısıtlaması her durumda mücbir sebep sayılmaz. Olayın kaynağı, öngörülebilirliği, tarafların kusuru ve sözleşme hükümleri değerlendirilmelidir. Gerektiğinde karşı taraflara yapılacak bildirimlerin süresi ve içeriği de dikkatle belirlenmelidir.
Hukuki başvurudan önce yapılacak teknik inceleme
Hatalı teminat çağrısı iddiasında öncelikle dönemsel hesaplama dökümleri, ödeme ve banka kayıtları, sistem bildirimleri, temerrüt başlangıç tarihi ve ilgili piyasa kuralları incelenmelidir. Bu inceleme yapılmadan yalnızca toplam teminat tutarının yüksek olduğu gerekçesiyle hukuka aykırılık ileri sürülmesi yeterli olmayabilir. Uyuşmazlığın idari işlemden mi, piyasa işletimi ilişkisinden mi yoksa özel hukuk sözleşmesinden mi kaynaklandığı başvuru yolunu etkiler. Sürelerin kaçırılmaması için işlem tarihi ayrıca belirlenmelidir.
Zarar hesabında somutlaştırma
Faaliyet kısıtlamasının mali etkisi değerlendirilirken gerçekleşemeyen işlemler, fiyat farkları, sözleşmesel cezalar ve ilave tedarik maliyetleri ayrı ayrı ele alınabilir. Ancak her kalem için belgelendirme ve hukuki illiyet bağı gerekir. Piyasa fiyatının yükselmiş olması tek başına şirketin o fiyattan işlem yapacağını kanıtlamaz. İşlem geçmişi, emir kayıtları ve ticari planlama belgeleri bu nedenle önemlidir. Tazminat talebinin mümkün olup olmadığı ise işlemin hukuka aykırılığı ve uygulanabilir sorumluluk rejimi değerlendirilerek belirlenmelidir.
Risk azaltmaya yönelik şirket içi prosedür
Şirket, teminat çağrılarını izleyen sorumlu kişileri ve yedeklerini belirlemelidir. Mali işler ile enerji ticareti birimleri günlük bakiye kontrolü yapmalı, hukuk birimi ise kritik bildirimleri ve sözleşmesel etkileri izlemelidir. Teminat tamamlama işlemlerinde banka işlem saatleri ve iç onay süreleri de dikkate alınmalıdır. Uygulamada gecikmenin yalnızca likidite eksikliğinden değil, kurum içi iletişim aksaklığından kaynaklanması mümkündür. Yazılı kontrol prosedürü, bu tür önlenebilir riskleri azaltabilir.
EPDK teminat kararının birlikte değerlendirilmesi
21 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete kapsamında Teminat Usul ve Esaslarına ilişkin EPDK Kurul kararı da yayımlanmıştır. Teminat hesabına ilişkin kurallar ile faaliyet kısıtlamasının koşulları farklı düzenlemelerde yer aldığından birlikte değerlendirilmelidir. Şirketin hangi dönemden kaynaklanan borçlarının hesaba katıldığı, hesaplamada hangi verilerin kullanıldığı ve çağrının ne zaman yapıldığı kontrol edilmelidir. Yalnızca 132/E maddesine bakılarak teminat tutarının doğru olduğu sonucuna varılamaz.
Kısıtlama sonrasında yükümlülüklerin kontrolü
Faaliyet kısıtlaması riskiyle karşılaşan katılımcı, teminat eksikliği ile temerrüt borcunu ayrı kalemler hâlinde belirlemelidir. Teminatın tamamlanması, ödenmemiş temerrüt borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Banka üzerinden işlem talimatı verilmesi ile piyasa sisteminde işlemin kabul edilmesi de aynı aşama değildir. Bu nedenle şirket, ödeme belgelerini ve sistem kayıtlarını karşılaştırmalı; faaliyetlere devam koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini güncel mevzuat ve ilgili bildirimler üzerinden doğrulamalıdır.
Şirketler için uygulanabilir kontrol listesi
Teminat çağrısı geldiğinde şirket önce bildirim tarihi ve son işlem süresini belirlemeli; ardından talep edilen tutarı kendi uzlaştırma kayıtlarıyla karşılaştırmalıdır. Teminatın kabul edildiği sistem kaydı ve vadesi geçmiş borcun ödendiğini gösteren belge ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Hukuk birimi mevcut ikili anlaşmalarda bildirim ve ifa yükümlülüklerini, ticaret birimi açık piyasa pozisyonlarını, mali işler ise kullanılabilir likiditeyi incelemelidir. Bu kayıtların birlikte saklanması, olası bir uyuşmazlıkta olayların kronolojik olarak ortaya konulmasına yardımcı olur.
Değişikliğin açık hukuki sonucu
21 Ekim 2026 tarihli değişiklik, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 132/E maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendini değiştirmiştir. Yeni hükümde iki ayrı durum yer alır: Teminat Usul ve Esasları kapsamında yapılan çağrıya rağmen yeterli teminatın sunulmaması veya temerrüde düşen katılımcının borcunu yatırmadan teminatını tamamlaması. Bu durumlarda ikili anlaşmalar, vadeli elektrik piyasası, gün öncesi piyasası ve gün içi piyasası kapsamındaki faaliyetlere devam edilemez. Yönetmelik değişikliği yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla şirketin yalnızca teminat tutarını değil, temerrüt borcunun ödenip ödenmediğini de ayrı olarak doğrulaması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Teminat eksikliği tüm faaliyetleri durdurur mu?
Hükümde sayılan piyasa faaliyetleri bakımından sonuç doğurur; lisansın otomatik iptali değildir.
Temerrüt borcu ödenmeden teminat tamamlamak yeterli mi?
Hayır. Yeni hüküm bakımından ödeme borcu ayrıca önemlidir.
Hangi piyasalar sayılıyor?
İkili anlaşmalar, vadeli elektrik, gün öncesi ve gün içi piyasaları.
Teminat hesabına itiraz edilebilir mi?
İşlemin niteliğine uygun hukuki yollar değerlendirilebilir; itiraz tek başına yükümlülüğü durdurmaz.
Zarar için tazminat istenebilir mi?
Hukuka aykırılık ve sorumluluk koşulları somut olayda ispatlanabiliyorsa değerlendirilebilir.
Sonuç
Yeni düzenleme, teminat eksikliği ve temerrüt borcunun ödenmemesi durumlarında elektrik piyasası faaliyetlerinin devamlılığını doğrudan etkileyebilmektedir. Şirketler teminat çağrılarını, ödeme borçlarını ve piyasa pozisyonlarını birlikte takip etmeli; uyuşmazlık hâlinde belge ve işlem tarihleri üzerinden hukuki değerlendirme yapmalıdır.
Hukuki Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Teminat ve temerrüt süreçlerinde güncel Teminat Usul ve Esasları, piyasa kuralları, ilgili kararlar ve somut şirket kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com