Back to Home Page

Acele Kamulaştırma Kararına İtiraz 2026: Süre, Danıştay Davası ve Bedel Hakları

Acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay’da iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması istenebilir; ancak acele el koyma ve kamulaştırma bedeli bu davadan ayrı, adli yargıda yürüyen süreçlerdir. İYUK m.20/A uyarınca ivedi yargılamaya tabi bu işlemlerde dava açma süresi kural olarak 30 gündür; Danıştay, usulüne uygun bireysel tebliğ yapılmamışsa öğrenmeden itibaren 60 günlük genel sürenin işleyebileceğini kabul etmektedir. 7 Ekim 2026 tarihli iki Cumhurbaşkanı Kararı güncel uygulama örnekleridir. Resmî Gazete kararı, proje krokisi, tapu bilgileri ve tebligatlar karşılaştırılmadan dava stratejisi belirlenmesi süre veya delil kaybına yol açabilir.

📅 Son güncelleme: 16 Ekim 2026


Acele kamulaştırma nedir?

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi, kanunda öngörülen olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak acele el koymaya imkân veren istisnai bir mekanizmadır. Acele kamulaştırma kararı, mülkiyetin tüm unsurlarının kararın yayımlandığı anda idareye geçtiği anlamına gelmez. İdarenin taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinden acele el koyma istemesi, mahkemenin bu aşama için bedel belirlemesi ve sonrasındaki kamulaştırma ve tescil işlemleri ayrı aşamalardır.

Olağan kamulaştırmada idare önce uzlaşma görüşmesi yapar, anlaşma olmazsa bedel tespiti ve tescil davası açar; taşınmaza el koyma ancak bu süreç sonunda mümkündür. Acele kamulaştırmada ise idare, bedel kesinleşmeden taşınmaza girebilmek için mahkemeden el koyma kararı alır. Bu fark, malik açısından hem iptal davasının hem de bedel itirazlarının neden zamanında yapılması gerektiğini açıklar.

7 Ekim 2026 tarihli kararlar hangi projeleri kapsıyor?

7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11843 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı İyidere Ayrım–İkizdere–İspir Yolu projesinin belirli kesimindeki taşınmazları; 11844 sayılı Karar ise Aydın Çıldır Havalimanı Geliştirme Projesi kapsamındaki bazı taşınmazları konu alır. Bu kararların bütün bölgedeki her taşınmazı kapsadığı varsayılamaz. Ekli kroki, parsel ve proje sınırları taşınmazın tapu kaydıyla karşılaştırılmalıdır; ada, parsel, malik veya pay oranı uyuşmuyorsa kararın somut taşınmaza uygulanıp uygulanmadığı tartışmalı hâle gelir.

Hangi mahkemede, hangi sürede dava açılır?

Cumhurbaşkanı tarafından tesis edilen acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılacak davada görevli yargı yeri, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre belirlenir; Cumhurbaşkanı kararlarına karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay görevlidir.

Acele kamulaştırma işlemleri İYUK m.20/A kapsamında ivedi yargılama usulüne tabidir ve bu usulde dava açma süresi 30 gündür. Ancak Danıştay 6. Dairesinin 2023/538 E., 2024/4970 K. sayılı kararında, acele kamulaştırma kararı muhatabına usulüne uygun yazılı olarak bildirilmemişse öğrenme üzerine 60 günlük genel dava açma süresi içinde dava açılabileceği kabul edilmiştir. İvedi usulde İYUK m.11’deki idari başvuru yolu uygulanmaz; idareye başvuru dava süresini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilemez; nihai karara karşı temyiz süresi tebliğden itibaren 15 gündür.

Örnek: 7 Ekim 2026’da yayımlanan karar kapsamındaki bir malik için temkinli yaklaşım, 30 günlük sürenin yayım tarihinden işlediğini varsayarak en geç 6 Kasım 2026 Cuma günü dava açmaktır. Malik karardan ancak 20 Kasım’da idarenin el koyma başvurusuyla ilgili mahkeme tebligatı sayesinde haberdar olmuşsa ve kendisine usulüne uygun bireysel bildirim yapılmamışsa, 60 günlük sürenin bu öğrenme tarihinden işletilmesi savunulabilir. Ancak bu ikinci yol tartışmaya açıktır; süre riski alınmamalıdır.

Yürütmenin durdurulması ve acelelik denetimi

İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulması, idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Dava açılması kararın yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Yapının yıkılma tehlikesi, tarımsal üretimin sona ermesi veya işletmenin faaliyetinin kesilmesi gibi sonuçlar belgeyle somutlaştırılmalıdır; koşulların oluşup oluşmadığına mahkeme karar verir.

Acele kamulaştırma, olağan yöntemin yerine sınırsız biçimde kullanılabilecek genel bir araç değildir. Dava dilekçesinde yalnız mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirtmek yetmez; olağan kamulaştırma sürecinin neden beklenemeyeceği, idarenin ileri sürdüğü aciliyetin proje takvimi ve belgelerle desteklenip desteklenmediği, alternatif güzergâhların değerlendirilip değerlendirilmediği ve ölçülülük ilkesi somutlaştırılmalıdır. Bir projenin kamu hizmeti amacı taşıması ile acele kamulaştırma yetkisinin hukuka uygun kullanılması ayrı sorulardır; işlem yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından incelenir. Bu davanın genel koşulları için idari işlem iptal davası ve yürütmeyi durdurma rehberimize bakılabilir.

Acele el koyma bedeli ve nihai bedele itiraz

Acele el koyma aşamasında mahkemenin belirlediği bedel, nihai kamulaştırma bedeli tartışmasının sona erdiği anlamına gelmez. 2942 sayılı Kanun’un bedel tespiti ve tescile ilişkin hükümleri ile dosyanın aşaması ayrıca incelenmelidir. Bedel yargılamasında itiraz, genel bir “bedel düşüktür” beyanıyla değil, bilirkişi raporundaki somut veri ve hesap farklılıklarıyla yapılmalıdır: emsallerin niteliği, taşınmazın fiilî kullanımı, imar durumu ve gelir kapasitesi karşılaştırılmalıdır.

Arazi, arsa ve yapı değerleme ölçütleri birbirinden farklıdır; bir arsa ile tarım arazisinin aynı yöntemle değerlendirilmesi her durumda doğru değildir. Tarım arazilerinde ürün deseni, verim, gelir yöntemi ve arazinin imar durumundan bağımsız tarımsal niteliği önem taşır. Taşınmaz üzerinde bina, ağaç veya işletme varsa bu muhdesatın niteliği ve mülkiyeti ayrıca değerlendirilir; ağacın yaşı ve bakım durumu, yapının hukuki statüsü bedeli etkiler. Tüm zarar kalemlerinin her dosyada otomatik karşılanacağı varsayılmamalıdır.

İdari davadaki iptal talebi ile adli yargıdaki bedel süreci bağımsız usul kurallarına ve sürelere tabidir. İptal davası açılması, bedel dosyasındaki itiraz sürelerini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle iki dosya için ayrı delil tasnifi ve ayrı süre takvimi tutulmalıdır.

Diğer örnekler

Örnek 2 – Kapsam dışı parsel: Bir malik, köyündeki tarlasının acele kamulaştırma kararı kapsamında kaldığını komşularından duyuyor. Resmî Gazete’deki karar ekinde yer alan kroki ve parsel listesini tapu kaydıyla karşılaştırdığında, kendi parselinin proje sınırının dışında kaldığını, yalnızca komşu parselin kapsamda olduğunu görüyor. Bu durumda dava açmak yerine, idarenin ileride kendi parseline yönelik bir el koyma başvurusu yapıp yapmadığını izlemesi yeterlidir. Kroki kontrolü yapılmadan açılan bir dava gereksiz masraf ve zaman kaybına yol açabilirdi.

Örnek 3 – Meyve bahçesi ve bedel: Acele el koyma dosyasında bilirkişi, 15 yaşındaki ceviz ağaçlarının bulunduğu bir araziyi yalnızca çıplak tarım arazisi olarak değerlendirip ağaçlar için ayrı değer belirlememiştir. Malik, ağaçların sayısını, yaşını ve verimini gösteren fotoğraflar, tarım kayıtları ve satış belgeleriyle bilirkişi raporuna itiraz eder ve muhdesatın ayrıca değerlendirilmesini ister. Bedel itirazının bu şekilde somut verilere dayandırılması, genel bir “bedel düşük” itirazından çok daha etkilidir.

Fiilî el atma ile acele el koyma arasındaki fark

İdarenin mahkeme kararıyla yürüttüğü acele el koyma ile herhangi bir hukuki dayanak bulunmaksızın taşınmaza müdahale edilmesi aynı değildir. Müdahalenin hukuki niteliği, hangi yargı yolunun ve hangi talebin uygun olacağını belirler. Taşınmaza girilmişse tutanak, fotoğraf, tarih ve müdahalenin kapsamına ilişkin belgeler gecikmeden muhafaza edilmelidir.

Mirasçılar ve paydaşlar ne yapmalı?

Paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti bulunan taşınmazlarda maliklerin kimliği, mirasçılık belgeleri, tapudaki pay oranları ve temsil yetkisi kontrol edilmelidir. Bir paydaşın yaptığı başvuru diğer bütün paydaşlar bakımından her zaman aynı sonucu doğurmaz. Resmî Gazete’deki genel karar, sonraki bireysel işlemlerin tebliğ edildiği anlamına da gelmez; malik adına düzenlenen yazılar, bedel teklifleri, mahkeme tebligatları ve keşif bildirimleri kime ve ne zaman yapıldıysa ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

İlk yapılacaklar ve sık yapılan hatalar

  • Resmî Gazete kararının tarihini, numarasını ve taşınmazın kapsamda olup olmadığını kroki ve tapu kaydıyla kontrol edin.
  • İdareden kamu yararı kararı, acelelik gerekçesi ve işlem dosyasını isteyin; el koyma başvurusu yapılmışsa mahkeme dosyasını öğrenin.
  • İptal davası, yürütmenin durdurulması ve bedel süreçlerini ayrı takvimlerde izleyin; her işlem için tebliğ veya öğrenme tarihini kaydedin.
  • Taşınmazın niteliğini, üzerindeki yapı, ağaç ve ürünleri, gelir belgelerini ve fotoğrafları bedel dosyası için ayrıca saklayın.

Uygulamada en sık görülen hata, yalnız bedele odaklanıp iptal davası süresini kaçırmaktır. Bunu acele el koyma bedelinin nihai bedel sanılması, taşınmazın projeye girip girmediğinin kontrol edilmemesi ve yürütmenin durdurulması talebinin otomatik kabul edileceğinin düşünülmesi izler.

Adım adım: Acele kamulaştırma kararı karşısında malikin yol haritası

  1. Resmî Gazete’deki kararın tarihini ve sayısını kaydedin; 30 günlük dava süresini temkinli olarak yayım tarihinden hesaplayın.
  2. Karar ekindeki kroki ve parsel listesini tapu kaydınızla karşılaştırarak taşınmazınızın kapsamda olup olmadığını belirleyin.
  3. İdareden kamu yararı kararını, acelelik gerekçesini ve proje dosyasını isteyin; bu başvurunun dava süresini durdurmadığını unutmayın.
  4. Danıştay’da iptal davası açın; telafisi güç zarar varsa belgeleriyle birlikte yürütmenin durdurulmasını talep edin.
  5. Asliye hukuk mahkemesindeki acele el koyma dosyasını ve tebligatları takip edin; keşif tarihine katılın.
  6. Arazinin niteliğini, üzerindeki yapı, ağaç ve ürünleri, gelir belgelerini ve fotoğrafları bedel dosyası için hazırlayın.
  7. Bilirkişi raporuna emsal, fiilî kullanım ve muhdesat bakımından somut verilerle süresinde itiraz edin.
  8. Paylı mülkiyette diğer paydaşların ve mirasçıların durumunu ayrıca kontrol edin; her işlem için tebliğ tarihlerini ayrı kaydedin.

Sık Sorulan Sorular

Acele kamulaştırma kararına karşı dava süresi kaç gündür?

İYUK m.20/A uyarınca kural olarak 30 gündür. Usulüne uygun bireysel tebliğ yapılmamışsa Danıştay, öğrenmeden itibaren 60 günlük genel sürenin işleyebileceğini kabul etmiştir (6. Daire, E. 2023/538, K. 2024/4970). İdareye başvuru süreyi durdurmaz.

Acele kamulaştırma kararına hangi mahkemede dava açılır?

Cumhurbaşkanı kararı olduğu için ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da iptal davası açılır.

Dava açılınca çalışmalar durur mu?

Hayır. Yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmeli ve mahkemece kabul edilmelidir.

Acele el koyma bedeli kesin midir?

Hayır. Acele el koyma aşamasındaki bedel her durumda nihai kamulaştırma bedeli değildir; bedel süreci ve itiraz imkânları ayrıca incelenir.

Karar bütün ilçe için mi geçerlidir?

Hayır. Kapsam, ekli kroki ve parsel bilgileri karşılaştırılarak belirlenir.

İptal davası açınca bedel itirazı süresi durur mu?

Hayır. İdari yargıdaki iptal davası ile adli yargıdaki bedel süreci ayrı sürelere tabidir; her biri ayrı takip edilmelidir.

Sonuç

Acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay’da iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması istenebilir; dava açma süresi İYUK m.20/A uyarınca kural olarak 30 gündür ve temkinli yaklaşım sürenin yayım tarihinden işlediğini kabul etmektir. Acele el koyma ve kamulaştırma bedeli ise adli yargıda ayrı yürüyen süreçlerdir. Malik, önce taşınmazının karar kapsamında olup olmadığını kroki ve tapu kaydıyla kontrol etmeli, iptal davası ile bedel süreçlerini ayrı takvimlerde izlemeli ve bedel itirazlarını somut verilere dayandırmalıdır.


İdari yargıda kanun yolları ve süreler için idari davalarda istinaf ve temyiz rehberimize bakabilirsiniz.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Dava süresi ve görevli mahkeme, somut işlem, tebligat ve öğrenme tarihine göre değişebileceğinden ilgili mevzuat ve belgeler dosya özelinde değerlendirilmelidir.

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com