Trafik veya iş kazası geçiren kişilerin kimlik, iletişim, araç, kaza ve sağlık bilgileri hukuka uygun bir işleme şartı olmadan elde edilemez, kullanılamaz ve başkasına aktarılamaz. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20 Mayıs 2026 tarihli, 2026/1095 sayılı ve 1 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan İlke Kararı, kaza mağdurlarının bilgilerine yetkisiz biçimde ulaşıp tazminat işi teklif eden hasar danışmanlık şirketleri ve benzerleri için açık bir çerçeve çizdi. Sigorta tazminat alacağı kimseye devredilemez. Talebiniz dışında arandıysanız arayanın kimliğini ve verinin kaynağını sorun, kayıtları saklayın, belge imzalamayın ve önce veri sorumlusuna başvurun.
📅 Son güncelleme: 16 Ekim 2026
İlke Kararı neyi düzenliyor?
Kurula, “hasar danışmanlığı” veya “sigorta takip merkezi” adıyla çalışan kişilerle kendini avukat olarak tanıtan bazı kişilerin kaza mağdurlarını talepleri olmadan aradığı yönünde çok sayıda şikâyet ulaştı. Sorunun merkezinde, kaza tutanağı ve hasar dosyasındaki bilgilerin nasıl elde edildiği ve hangi amaçla kullanıldığı yer alıyor.
Karar; hasar danışmanlık şirketlerinin yanında sigorta eksperleri, ekspertiz şirketleri, avukatlar, avukatlık ortaklıkları ve kaza verilerine erişebilen diğer kişi ve kuruluşların da kendi görev sınırlarına uyması gerektiğini vurguluyor. Bir mesleki sıfata sahip olmak veya hasar dosyasına erişebilmek, mağdurun verilerini başka amaçla kullanmayı hukuka uygun hâle getirmez. Kararda adı geçen şirketlerin tüm faaliyetleri yasaklanmış değildir; değerlendirilen, hukuka aykırı veri edinme, talep dışı iletişim ve alacağın kanuna aykırı devri gibi somut işlemlerdir.
Hangi bilgiler korunuyor, ne zaman işlenebilir?
Ad-soyad, telefon, adres, kimlik numarası, plaka ve ruhsat bilgileri, poliçe ve hasar dosyası, kazanın yeri ve oluş şekli, tutanak, fotoğraf ve kamera görüntüleri kişisel veridir. Yaralanma, tedavi, epikriz ve maluliyet bilgileri ise KVKK m.6 kapsamında özel nitelikli sağlık verisidir ve ancak bu maddedeki şartlarla, gerekli güvenlik tedbirleri alınarak işlenebilir.
Kaza verilerinin her kullanımı hukuka aykırı değildir; soruşturma, tedavi, onarım, hasar tespiti ve tazminat değerlendirmesi için veri işlenmesi gerekebilir ve bu her zaman açık rızaya bağlı değildir. Ancak işleme belirli ve meşru bir amaca bağlı, sınırlı ve ölçülü olmalı ve kişi aydınlatılmalıdır. Görevli sigorta eksperinin hasar tespiti için kaza bilgilerini kullanması hukuka uygundur; aynı bilgilerin müşteri bulmak için bir hasar danışmanlık şirketine aktarılması ise değildir ve somut olayda TCK’daki kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi veya ele geçirilmesi suçlarını oluşturabilir. Veri sorumluları çalışanların erişimini görevleriyle sınırlamalı, erişim kayıtlarını tutmalı ve denetim mekanizması kurmalıdır.
Tazminat alacağı devredilebilir mi?
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6 ve 29.06.2026 tarihli 2026/15 sayılı SEDDK Genelgesi uyarınca takip, tahsil ve alacağın devri ayrı işlemlerdir. Sigorta tazminat alacağını hak sahibi bizzat, kanuni temsilcisi veya avukatı takip edebilir; hak sahibinin bizzat vekâlet vermesi şartıyla eşi, çocukları, anne-babası veya kardeşleri de sigortacı nezdindeki takip işlemlerini yürütebilir. Tahsil yetkisi ise hak sahibi, kanuni temsilcisi ve avukatıyla sınırlıdır.
Ek 6/2 uyarınca sigorta tazminat alacağı, takip veya tahsil yetkisi olanlar dahil hiç kimseye devredilemez; SEDDK 2021/1 sayılı Genelge m.7/2’ye göre yasak devir sözleşmesi kesin hükümsüzdür. Avukata usulüne uygun vekâlet vermek ise alacağın devri değildir. Genelgeye eklenen 8/A maddesiyle, hasar veya hak sahibi verilerini kanuna aykırı ele geçiren, işleyen ya da aktaranlar ile yetkisiz biçimde hasar danışmanlığı veya hukuki hizmet sunarak tazminat vaat edenler hakkında SEDDK’nin Cumhuriyet başsavcılıklarına yazılı başvuru yapması öngörüldü.
Örnek: Kazadan iki gün sonra arayan bir “sigorta takip merkezi”, tazminatın yüzde 30’u karşılığında dosyayı takip etmeyi teklif ediyor ve WhatsApp’tan “alacak temlik sözleşmesi” gönderiyor. Bu sözleşme imzalansa bile alacağın devri kesin hükümsüzdür; ancak imza, ödeme ve iletişim süreçlerinde uzun bir uyuşmazlığa yol açabilir. Hak sahibi sigortacıya kendisi başvurabilir; tazminat için avukat tutmak da zorunlu değildir (trafik kazasında sigortaya karşı izlenecek yol).
Tanımadığınız biri ararsa
Arayanın adını, çalıştığı kuruluşu ve hangi sıfatla aradığını sorun; avukat olduğunu söylüyorsa Türkiye Barolar Birliği levhasından kontrol edin. Telefonunuza, kaza tarihinize ve sağlık durumunuza hangi kaynaktan ulaştığını yazılı olarak sorun. Kimliği doğrulanmamış kişilere kimlik fotoğrafı, sağlık raporu, e-Devlet şifresi, IBAN, poliçe, ruhsat görüntüsü, imzalı boş kâğıt, vekâletname veya temlikname göndermeyin. Arama tarihini, numarayı, mesajları ve gönderilen belgeleri saklayın. Belgenin vekâletname mi, temlikname mi, hizmet sözleşmesi mi olduğunu ve tahsil, sulh, ibra, para alma gibi yetkiler verip vermediğini anlamadan imza atmayın.
İmzaladıysanız önce bir örneğini edinin. Noter vekâletnamesi azil yoluyla sona erdirilebilir; sigorta şirketine bildirim yapılması, adınıza yapılmış işlemlerin ve ödemelerin sorulması gerekir. Hizmet sözleşmesi ve diğer belgelerden doğan sonuçlar ayrıca incelenmelidir.
Diğer örnekler
Örnek 2 – Hastanede taburcu olduktan sonra gelen arama: Trafik kazasında bacağı kırılan bir kişi, taburcu olduğu gün kendisini “hasar uzmanı” olarak tanıtan biri tarafından aranıyor. Arayan kişi kazanın tarihini, aracın plakasını ve yaralanmanın türünü biliyor. Mağdur, arayanın kimliğini ve bu bilgilere hangi kaynaktan ulaştığını yazılı olarak soruyor, arama kaydını ve numarayı saklıyor. Daha sonra arayanın bağlı olduğu şirkete KVKK m.13 uyarınca başvurarak verilerin kaynağını, amacını ve kimlere aktarıldığını öğrenmek istiyor. Cevap verilmezse ilk başvurudan itibaren 60 gün içinde Kurula şikâyet hakkı doğar.
Örnek 3 – İmzalanmış vekâletnamenin azli: Bir kaza mağduru, telefonla ulaşan bir firmanın yönlendirmesiyle notere giderek geniş yetkili bir vekâletname vermiş, sonradan firmanın tazminatın büyük kısmını talep ettiğini öğrenmiştir. Mağdur, notere azilname düzenletip vekile tebliğ ettirir, sigorta şirketine de yazılı bildirim yaparak vekâletnamenin sona erdiğini ve kendi adına yapılmış işlem veya ödeme olup olmadığını sorar. Bu adımlar, sonradan vekil adına yapılabilecek tahsilat riskini azaltır.
Adım adım ne yapmalısınız?
- Bilgi vermeyin: Arayanın kimliğini doğrulamadan hiçbir belge, şifre veya kişisel bilgi paylaşmayın.
- Kayıt tutun: Arama tarihini, numarayı, mesajları ve gönderilen belgeleri saklayın.
- Verinin kaynağını sorun: Bilgilerinize nereden ulaşıldığını yazılı olarak sorun.
- Veri sorumlusuna başvurun: KVKK m.13 uyarınca ispatlanabilir bir yolla başvurup verilerin kaynağını, amacını ve aktarıldığı kişileri öğrenmek isteyin.
- Kurula şikâyet edin: Cevap yetersizse 30 gün, hiç cevap gelmezse ilk başvurudan itibaren 60 gün içinde Kurula şikâyette bulunun.
- Gerekirse suç duyurusunda bulunun: Verilerin hukuka aykırı ele geçirildiği yönünde somut şüphe varsa Cumhuriyet başsavcılığına başvurun.
KVKK başvurusu ve şikâyet süresi
KVKK m.13 uyarınca önce veri sorumlusuna ispatlanabilir bir yolla başvurulur; verinin işlenip işlenmediği, kaynağı, amacı, kimlere aktarıldığı, hukuki sebebi ve saklama süresi sorulur, şartları varsa silinmesi istenir. Veri sorumlusu en geç 30 gün içinde cevap vermelidir.
Kurula şikâyet süresi cevabın durumuna göre değişir: başvuru ilk 30 gün içinde reddedilir veya yetersiz cevaplanırsa cevabın öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde; hiç cevap verilmezse veya cevap 30 günden sonra gelirse ilk başvurudan itibaren 60 gün içinde şikâyet edilmelidir (Kurulun 2019/9 sayılı kararı). Cevap verme süresi için KVKK başvurusuna cevap rehberimize bakılabilir.
KVKK şikâyeti idari bir denetim yoludur; verilerin hukuka aykırı ele geçirildiği veya verildiği yönünde somut şüphe varsa Cumhuriyet başsavcılığına ayrıca suç duyurusunda bulunulabilir. Arayanın kendini gerçeğe aykırı biçimde avukat olarak tanıtması veya bir avukatın meslek kurallarına aykırı iş temin etmesi hâlinde baroya bildirim de değerlendirilebilir. Konu trafik ve sigorta hukuku kapsamındadır.
Trafik kazası tazminatı, araç hasarı ve sigorta başvurularına ilişkin diğer rehberler için trafik kazası ve sigorta ana rehberimizdeki konu dizinine bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hasar danışmanlık şirketlerinin tamamı yasak mı?
Hayır; hukuka aykırı veri edinme, talep dışı iletişim ve alacağın devri gibi somut işlemler yasaktır.
Gerçek bir avukatın araması hukuka uygun mu?
Her zaman değil; verinin kaynağı ve meslek kuralları ayrıca değerlendirilir.
Tazminat için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır; hak sahibi sigortacıya kendisi başvurabilir.
Tazminat alacağımı devredebilir miyim?
Hayır; devir kesin hükümsüzdür. Avukata vekâlet vermek ise devir değildir.
Verilerimin silinmesini isteyebilir miyim?
İşleme sebebi ortadan kalkmışsa evet; kanuni saklama yükümlülüğü olan kayıtlar hemen silinmeyebilir.
Temlikname imzaladım, ne yapmalıyım?
Sigorta tazminat alacağının devri kesin hükümsüzdür; yine de belgenin bir örneğini edinip sigorta şirketine yazılı bildirim yapmanız ve adınıza işlem yapılıp yapılmadığını sormanız gerekir.
Veri sorumlusu ne kadar sürede cevap vermeli?
En geç 30 gün içinde.
Sonuç
KVKK Kurulunun 2026/1095 sayılı İlke Kararı, kaza mağdurlarının verilerinin müşteri bulmak amacıyla elde edilmesini ve kullanılmasını açıkça hukuka aykırı saymaktadır. Sigorta tazminat alacağı kimseye devredilemez; devir sözleşmesi kesin hükümsüzdür. Talebiniz dışında arandıysanız bilgi ve belge paylaşmayın, kayıtları saklayın, önce veri sorumlusuna başvurun ve süresinde Kurula şikâyet edin. Hak sahibi tazminat için sigortacıya kendisi başvurabilir; vekâlet verilecekse kapsamı imzadan önce mutlaka okunmalıdır.
Hukuki Uyarı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. KVKK başvurusu, Kurula şikâyet, vekâletnamenin sona erdirilmesi ve suç duyurusu süreçleri somut olayın belgelerine göre değerlendirilmelidir.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com