Back to Home Page

Kamulaştırmasız El Atma Davası ve Ecrimisil: Bedel Tespiti ve Tazminat 2026

Kamulaştırmasız el atma uyuşmazlığında idarenin özel mülkiyetteki taşınmazı yol, park veya başka bir kamu hizmeti için fiilen kullanması ile imar planından doğan uzun süreli mülkiyet kısıtlaması hukuken aynı durum değildir. Fiilî el atma ile hukuki el atma ayrımı; görevli yargı yeri, uygulanacak usul ve talep edilebilecek bedel bakımından önem taşır. Taşınmazın bedelinin istenmesiyle geçmişteki haksız kullanım nedeniyle ecrimisil talep edilmesi de farklı hukuki ve hesaplama meseleleridir. Güncel Anayasa Mahkemesi kararlarının yürürlük etkileri dikkate alınmadan görevli mahkeme belirlenmemelidir. Tapu, imar, fiilî kullanım ve değerleme kayıtları birlikte incelenmelidir.

📅 Son güncelleme: 21 Ekim 2026

Fiilî el atma ile hukuki kısıtlama farkı

İdarenin özel mülkiyetteki taşınmaza yol, park, altyapı veya başka bir kamu kullanımı için fiilen müdahale etmesi kamulaştırmasız fiilî el atma iddiasını gündeme getirir. Taşınmazın uygulama imar planında uzun yıllar kamu hizmetine ayrılması ve malik tarafından kullanılamaması ise hukuki el atma tartışması yaratabilir. İki durumun görevli yargı yeri ve uygulanacak usul bakımından farklı sonuçları bulunabilir. Somut olayın niteliği mahkeme seçimini belirlemede önceliklidir. Bu nedenle tapu ve imar kayıtları, taşınmazın fiilî durumu ve ilgili idarenin işlemleri birlikte incelenmelidir.

Fiilî müdahalenin kapsamını belirlemek

Anayasa Mahkemesinin 16.01.2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararı, 2942 sayılı Kanun ek 1. maddenin birinci fıkrasına 7421 sayılı Kanun’la eklenen üçüncü cümleyi iptal etmiştir. Söz konusu cümle hukuki el atma kapsamındaki bedel davalarının adli yargıda görüleceğini düzenlemekteydi; iptal kararı bedel istemi, mülkiyet hakkının korunması ve erişilebilir yargısal yol bağlamında verilmiştir. Karar 30 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelendiğinden 30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2026 tarihli bir dava bakımından güncel mevzuat, iptal kararının yürürlük tarihi, müdahalenin fiilî veya hukuki niteliği ve varsa yeni kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirilmeden tek mahkeme kesin görevli ilan edilemez.

11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7588 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 20. madde de eski tarihli fiilî el atmalar yönünden ayrıca dikkate alınmalıdır. Bu düzenleme, 8 Ekim 1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemi yapılmaksızın kamu hizmetine fiilen tahsis edilmiş ve kanundaki koşulları taşıyan taşınmazlar için özel hükümler getirmiş; 12 Ocak 1963 sonrasında açılmış bazı bedel talepleri ve görülmekte olan davalar bakımından da sonuç öngörmüştür. Dolayısıyla müdahalenin hangi tarihte gerçekleştiği belirlenmeden tüm kamulaştırmasız el atmalar için aynı bedel ve dava rejimi uygulanamaz. Bu özel hüküm 8 Ekim 1956 sonrasındaki müdahalelere genel olarak yaygınlaştırılmamalıdır.

Her kamu tesisinin taşınmaza komşu olması el atma anlamına gelmez. Taşınmazın hangi kısmının yol, enerji hattı veya başka bir tesis için kullanıldığı; kalan bölümün ekonomik değerinin etkilenip etkilenmediği teknik ölçümle belirlenmelidir. Tapu, kadastro paftası, uydu görüntüsü, belediye projesi ve keşif önemlidir. İdarenin taşınmaza hangi tarihte girdiği ve malikin hangi tarihten beri kullanımdan yoksun kaldığı hem bedel hem ecrimisil tartışmasında etkili olabilir.

Kamulaştırmasız el atmada müdahale ve tapu kayıtları

Bu konuda ilk olarak tapu ve kadastro paftası, kamusal kullanım belgeleri, imar planı, keşif, emsal değer ve başvuru kayıtları karşılaştırılmalıdır.

Taşınmaz değerini tarih ve bölgeyle ilişkilendirmek

Tapu, kadastro paftası, imar durumu, emsal satışlar, taşınmazın fiilî kullanım şekli ve müdahalenin ilk tarihi birlikte değerlendirilmelidir. Arazinin yalnız bir bölümünün kullanılması kalan kısmın değerini de etkileyebilir; bunun ayrı tespiti gerekir. Ecrimisil ileri sürülüyorsa kullanımın niteliği ve dönemi somutlaştırılır. Taşınmaz bedeliyle kullanım kaybının mükerrer hesaplanmaması için zarar kalemleri ve talep dönemleri ayrı gösterilir.

El atılan alanın ve değerin tespiti

Ecrimisil ile taşınmaz bedeli veya tazminat aynı talep midir?

Kamulaştırmasız fiilî el atmada taşınmazın bedeli için ileri sürülen talep ile idarenin malikin taşınmazını haksız şekilde kullanmasından doğabilecek ecrimisil talebi aynı hukuki sonuca yönelmez. Bedel talebinde müdahalenin kapsamı ve taşınmazın değerinin tespiti öne çıkarken ecrimisilde haksız kullanımın varlığı, süresi ve elde edilebilecek kullanım karşılığı tartışılır. İdare yalnızca imar planında bir kısıtlama getirmiş fakat araziyi fiilen kullanmamışsa ecrimisil koşulları fiilî işgal bulunan olayla aynı kabul edilmemelidir.

Örneğin belediyenin özel mülkiyetteki bir kısmı yol olarak fiilen kullanmaya başlaması hâlinde müdahale edilen alan, müdahalenin başlangıcı ve kullanımın niteliği belgelenir. Malikin bedel veya başka bir tazminat talebi ile ecrimisilin hangi dönem için istenebileceği, taleplerin çakışıp çakışmadığı ve uygulanacak yargı yolu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Taşınmazın tamamına mı yoksa belirli bir bölümüne mi fiilen müdahale edildiği kadastro ve keşif kayıtlarıyla belirlenir. Yol inşaatı nedeniyle yalnız bir şerit kullanım dışı kalmışsa el atılan alanın geometrik sınırlarının ortaya konması önemlidir. Bedel hesabında taşınmazın niteliği, ilgili değerleme tarihi, emsal satışlar, arsa veya arazi ölçütleri ve imar durumu incelenir. Kadastral parseldeki değerle imar uygulaması sonrası parselin değeri aynı olmayabilir. İdarenin geçmişte yaptığı geçerli kamulaştırma veya irtifak tesisi işlemleri varsa önce bunların kapsamı incelenir. İhtilafın değerleme boyutu teknik bilirkişi incelemesine dayanır; internetteki satış ilanları tek başına kesin rayiç bedel değildir.

Fiilî el atma ile plan kısıtının hukuki yolu aynı değildir

İdare taşınmazın üzerine yol, park veya tesis kurarak fiilen kullanmaya başladığında taşınmazın hangi bölümünde müdahalenin gerçekleştiği ölçülebilir. Buna karşılık imar planında kamu hizmetine ayrılmış ama idarenin fiilen kullanmadığı taşınmaz yönünden hukuki kısıt tartışılır. Müdahalenin türü, uygulanacak yargı yolu, bedel hesabı ve varsa idareye başvuru koşulları bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Anayasa Mahkemesinin ilgili görev hükmünü iptal eden kararının konusu ve yürürlük tarihi ayrıca incelenmeden her olaya tek mahkeme adı yazılmamalıdır.

Hukuki el atma ve imar planı kaynaklı kısıt

Taşınmazın uzun süre kamu kullanımına ayrılması, malike fiilen hiçbir inşaat veya tasarruf olanağı bırakmıyorsa mülkiyet hakkı üzerindeki aşırı külfet tartışılır. Bununla birlikte her imar planı kısıtı doğrudan tazminat hakkı yaratmaz. Planın kesinleşme tarihi, uygulama imar programı, idarenin kamulaştırma yükümlülüğü ve malikin yaptığı başvurular birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda çözüleceği, fiilî müdahale bulunup bulunmadığına göre özel araştırma gerektirir.

Ecrimisil ve kullanım kaybı istemleri

Haksız kullanım nedeniyle ecrimisil istenebilmesi için fiilî kullanımın niteliği, süresi ve ekonomik yararlanma imkânı değerlendirilir. Malik hem el atma bedeli hem geçmiş kullanım karşılığı talepte bulunuyorsa aynı zarar için mükerrer tahsilata yol açılmaması gerekir. Fiilî el atmanın başlangıcı her zaman ilk asfalt tarihi olmayabilir; önceki arazi düzenlemeleri, fiilen geçişin açıldığı gün ve kamu kullanımının sürekliliği araştırılmalıdır. İdarenin malik ile kira veya geçici kullanım anlaşması yaptığı savunması ileri sürülürse sözleşme ve ödeme belgeleri değerlendirilir. Zamanaşımı, faiz ve talep dönemleri tazminatın hukuki niteliğiyle birlikte incelenmeden genel bir ecrimisil hesabı yapılmamalıdır.

Fiilî el atma ile hukuki el atmanın dava yoluna etkisi

Bir belediyenin özel mülkiyetteki taşınmazın bir bölümünden yol geçirerek fiilen kullanması ile taşınmazı imar planında yıllarca okul veya park alanı olarak gösterip kullanımı kısıtlaması aynı müdahale değildir. Fiilî el atmada müdahalenin sınırı, yolu yapan kamu idaresi ve taşınmazın önceki kullanım biçimi araştırılır. Hukuki el atmada ise planın tarihi, uzun süredir kamulaştırma yapılmaması ve malik üzerindeki kısıtın niteliği önem kazanır. Bu ayrım, görevli yargı yeri ve izlenecek usul üzerinde etkili olabileceğinden dava dilekçesinde müdahale türü açık anlatılmalıdır.

Bedel hesabı bakımından taşınmazın tapu kaydı, yüzölçümü, imar durumu, emsal satışlar ve müdahale edilen kısmın sınırları doğru belirlenmelidir. Aynı parselde yalnız belirli bir bölüm işgal edilmişse tüm taşınmazın bedelinin istenebileceği peşinen kabul edilmemelidir. Geriye kalan kısmın kullanımı üzerindeki etki somutlaştırılabilir. Ecrimisil talebinin koşulları ise kamulaştırmasız el atma bedeliyle özdeş değildir; idarenin fiilen yararlandığı süre, taşınmazın gelir getirme potansiyeli ve müdahale tarihi ayrıca değerlendirilir. Daha önce yapılmış kısmi kamulaştırmalar veya bedel ödemeleri mükerrer talep riskine karşı incelenmelidir.

Taşınmaz bedeli ve ecrimisil aynı talep mi?

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedeli veya bedel tazmini istemiyle ecrimisil istemi hukuken farklıdır. Ecrimisil, haksız kullanım karşılığındaki yararlanma bedeline ilişkin olabilir; bedel tespiti ise mülkiyet hakkının ekonomik karşılığını ilgilendirir. Her olayda ikisinin aynı dönem için koşulsuz birlikte tahsil edileceği söylenemez. Taşınmazın niteliği, fiilî kullanım süresi, emsal değerler ve mükerrer giderim ihtimali hesapta önem taşır.

El atmanın türü görevli yargı yerini nasıl etkiler?

İdarenin taşınmaza fiilen girip yol yapması veya tesis kurması ile mülkiyete dokunmadan imar planıyla uzun süre kullanımını kısıtlaması farklı uyuşmazlıklardır. İlkinde fiilî müdahalenin sınırı ve süresi; ikincisinde plan, kısıtlama tarihi ve ilgili idari süreçler önem kazanır. Uygulanacak görev ve dava yolu güncel mevzuat ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlük etkileri dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle eski bir içtihat özetinden hareketle her kamulaştırmasız el atma talebini tek mahkemeye yönlendirmek güvenli değildir.

Örneğin kamu yolu, tapuda hâlâ özel mülkiyette görünen arazinin yalnız bir kısmından geçirilmiş olsun. Dava öncesi kroki, aplikasyon, imar planı ve fiilî kullanımın başlangıcı gerekir. Taşınmazın bedelinin istenmesi ile geçmiş dönem haksız kullanım karşılığı olarak ileri sürülen ecrimisil talebi de ayrı hukuki ve hesaplama sorunlarıdır. Bedel talebinin hangi alanı kapsadığı netleştirilmeden iki farklı tazminat türü tek toplam sayı gibi sunulmamalıdır.

İdareye başvuru ve mahkeme yolu

Dosyadaki müdahalenin fiilî mi hukuki mi olduğu belirlendikten sonra başvuru ve dava yolu planlanır. İdareye yapılan yazılı müracaatın sonuçları, ilgili mevzuattaki özel düzenlemeler ve yargı içtihatları ışığında değerlendirilmelidir. Taşınmazın daha önce kamulaştırmaya konu edilip edilmediği, malik değişikliği, miras intikali veya hisseli tapu bulunması taraf sıfatını etkiler. Aynı parsel üzerinde farklı kurumlarca yapılan yol, altyapı veya enerji hatları bulunabilir; sorumlu idarelerin belirlenmesi gerekir. Dava öncesi tapu kaydı, aplikasyon krokisi, imar planı ve fiilî kullanım görüntüleri bir araya getirilirse görev, değerleme ve talep kapsamı daha sağlıklı kurulabilir. İdarenin uzlaşma önerisinin hukuki etkisi ödeme ve feragat hükümleri okunmadan kabul edilmemelidir.

Dava öncesi idari başvuru ve doğru hasım

Özellikle hukuki el atma veya idarenin işlem ve eyleminden doğan zarar başlıklarında dava öncesi başvuru zorunlulukları özel kanuni rejime göre değerlendirilmelidir. Yolun veya tesisin hangi kamu tüzel kişisinin yetki ve sorumluluğunda olduğu araştırılmalıdır. Taşınmaz malikinin davayı yalnız ilgili belediye aleyhine açması, fiilî müdahale başka bir kamu kurumu tarafından yapılmışsa usul sorunu yaratabilir. Tapu malikliği, hissedarlar ve önceki işlemler de baştan kontrol edilmelidir.

Taşınmazın yalnız bir kısmına el atılması

İdare parselin yalnız yol olarak kullanılan kısmına müdahale etmişse bu alanın ölçülmesi ve kalan bölümün değerine etkisinin incelenmesi gerekir. Harita ve kadastro mühendisinin hazırladığı aplikasyon krokisi, saha kullanımını tapu kaydıyla karşılaştırır. Mahkemenin hangi taşınmaz bölümüne ilişkin bedel değerlendirmesi yapacağı açık olmalıdır. Kamusal kullanımın geçici mi kalıcı mı olduğu ve mülkiyet hakkını hangi ölçüde sınırladığı talebin niteliğini etkiler. Bütün parsel için tek rayiç değer hesabı yapmak somut müdahaleyi yanlış yansıtabilir.

Fiilî kullanımın başlangıcı

İdarenin taşınmaza ne zaman girdiği, ilk yol açılışı, asfalt dökümü ve kamusal kullanımın başlaması gibi olaylarla ispatlanabilir. Uydu görüntüleri, eski hava fotoğrafları, altyapı projeleri ve komşu tanıkları başlangıç tarihinin belirlenmesinde rol oynayabilir. Taşınmaz malikinin değiştiği hallerde önceki ve sonraki dönem zarar taleplerinin kime ait olduğu ayrıca araştırılır. Başlangıç tarihi ecrimisil ve bazı faiz tartışmalarını etkileyebileceğinden yaklaşık tahminle bırakılmamalıdır.

Plan kısıtı ile fiilî müdahale birleştirilmemeli

Taşınmazın imar planında kamu alanı olarak görünmesi ancak fiilen hâlâ malik tarafından kullanılması, asfalt yol yapılmış bir parselden farklıdır. Uzun süreli hukuki kısıtlamada plan kararının ve idarenin kamulaştırma yükümlülüğünün incelenmesi gerekebilir. Görevli mahkeme ve başvuru usulü bu ayrımın sonucuna göre değişebilir. Fiilî el atma dosyasındaki bilirkişi bedel hesabı şablonunun her plan kısıtlaması davasına aynen aktarılması güvenilir değildir. Önce hangi hukuki durumun var olduğu netleştirilmelidir.

Taşınmaza müdahalenin üç farklı görünümü

İdare tarlanın üzerinden yol geçirmiş

Müdahalenin alanı, başlangıç tarihi, kullanım niteliği ve bedel hesabı teknik kayıtlarla belirlenir. Fiilî el atma ile imar planı kısıtı aynı dava şablonuna sokulmamalıdır.

Arazi planda park alanı, fiilen boş

Fiilî kullanım bulunmasa bile uzun süren plan kısıtlamasının hukuki sonuçları tartışılabilir. Görevli yargı yolunda güncel kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları incelenir.

Taşınmazın yalnız köşesine müdahale var

Talebin kapsamı bütün tapu alanından değil, fiilî kullanım ve değer etkisinden hareketle belirlenir. Ecrimisil ve bedel talebinin aynı zararı iki kez karşılama sonucuna yol açmaması gerekir.

Örnek: Tarım arazisinden yol geçirilmesi

İdare, malikinin onayı olmadan taşınmazın bir bölümünü asfalt yol olarak kullanmaya başlıyor. Tapu ve kadastro belgeleriyle yolun hangi alanı kapsadığı belirlenir. Fiilî el atma mevcutsa görev ve tazminat hesabı buna göre ele alınır; yalnız planda yol görünüp henüz fiilen müdahale olmayan bir taşınmazla aynı dava kurgusu kullanılmaz.

İkinci örnek: Plan kararı var, taşınmaz boş

Aileye ait arsa on beş yıldır imar planında park alanı göründüğü için yapılaşmaya açılamıyor, fakat belediye taşınmazı hiç kullanmamış olsun. Bu olguda iş makineleriyle araziye fiilî müdahale yapılmış gibi “yol geçirilmesi” örneğinin tazminat hesabı doğrudan uygulanamaz. Plan kararları, kamulaştırma programları, mülkiyet kısıtının ağırlığı ve başvuru geçmişi ayrıca incelenir. Fiilî el atmaya dayanılan başka bir uyuşmazlıkla görevli merci ve talep türü aynı olmayabilir.

İlk fotoğraf değil ilk hukuki ayrım: İdarenin taşınmazın bir kısmını yol olarak kullanması fiilî müdahale gösterebilir. Taşınmazın hiçbir bölümüne girilmeden imar planıyla kullanımın yıllarca kısıtlanması ise farklı hukuki olgudur. Görevli mahkeme ve uygulanabilecek talep yolu belirlenirken Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının yürürlüğe giriş tarihi ve varsa sonraki mevzuat dikkate alınmalıdır. Eski karar özetlerine bakılarak bütün vakaları tek mahkemeye yönlendirmek doğru değildir.

Kroki örneğinde hesap: Tapudaki toplam yüzölçümü 1.000 metrekare olsa da yol altında kalan 180 metrekareyle hiç müdahale edilmeyen bölüm aynı şekilde değerlenmeyebilir. Fiilî müdahalenin sınırı kadastro ve bilirkişi ölçümüyle belirlenir; taşınmazın kalan kısmında değer azalması iddiası varsa bunun ayrıca dayanağı gösterilir. Bedel talebi ile önceki kullanım süresine ilişkin ecrimisil istemi birbirinden ayrılmalı; aynı zarar iki kez istenmemelidir.

Taşınmaz üzerindeki müdahalenin niteliğini belirlerken imar para cezası ve yıkım kararlarına karşı başvuru yolları ile kamulaştırmasız el atma talepleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

İmar planında park alanında kalan her taşınmaz için aynı mahkemeye mi gidilir?

Hayır. Müdahalenin fiilî veya hukuki niteliği ve özel kanun hükümleri görevli yargı yerini değiştirebilir. Taşınmazın fiziken kullanılması ile imar planından kaynaklanan kısıtlılık, müdahalenin türüne ve yürürlükteki yargı yolu hükümlerine göre ayrı incelenir.

İdare taşınmaza hiç girmediyse de dava olabilir mi?

Evet, fiilî işgal bulunmasa da imar planından doğan uzun süreli mülkiyet kısıtı hukuki el atma tartışması yaratabilir. Ancak talebin türü, plan kararının etkisi ve görevli yargı yolu yürürlükteki düzenlemeler ile güncel Anayasa Mahkemesi kararları dikkate alınarak belirlenir.

Kamulaştırmasız el atmada hangi mahkeme?

Fiilî el atma ile hukuki el atma arasında görevli yargı bakımından önemli farklar olabilir. Talep sonucunu belirlerken taşınmazın konumu, plan kayıtları, idarenin fiilî tasarrufu ve başvurunun hangi hukuki sonuca yöneldiği somutlaştırılmalıdır.

Ecrimisil ile taşınmaz bedeli aynı mı?

Hayır. Farklı hukuki ve ekonomik zarar türleridir. Taşınmaz bedeli, mülkiyete yönelen müdahalenin değer karşılığı; ecrimisil ise şartları oluştuğunda haksız kullanımın dönemsel karşılığıdır. Hangi tarihte, hangi alanın, kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı netleştirilmeden aynı rakam iki farklı talebe yazılmamalıdır.

Taşınmazın yalnız bir kısmı kullanılmışsa?

El atılan bölüm ve kalan kısmın değer etkisi teknik bilirkişiyle ayrı belirlenebilir. Fiilî müdahalenin hangi parsel alanında ve ne zamandan beri sürdüğü harita ile tapu kayıtlarında gösterilmelidir.

Sonuç

Kamulaştırmasız el atma dosyasının ilk sorusu para miktarı değil, idarenin mülkiyete fiilen mi hukuken mi müdahale ettiğidir. Görevli yargı ve talep türü bu ayrım üzerine kurulur.

Kamulaştırmasız el atma uyuşmazlığında taşınmazın fiilen kullanılıp kullanılmadığı ile plan veya idari işlemden kaynaklanan hukuki kısıt ayrı incelenmelidir. Tapu, kadastro, plan, müdahale ve kullanım tarihi kayıtları görevli yargı yerinin ve talep türünün belirlenmesinde etkilidir. Bedel istemi, ecrimisil ve mülkiyetin korunmasına ilişkin taleplerin koşulları aynı değildir.

Hukuki Uyarı

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihi, tarafların sıfatı, deliller ve yürürlükteki özel düzenlemeler hukuki sonucu değiştirebilir. Başvuru süresi ve görevli merci somut işlem belgeleri üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

Av. Mesut Rusum tarafından kaleme alınmıştır.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com