Evet; idarenin işlemi veya eylemi nedeniyle zarar gören kişi idare mahkemesinde tam yargı davası açabilir, ancak yol zararın kaynağına göre değişir. Zarar bir idari işlemden doğduysa (İYUK m.12) iptal ve tam yargı davası işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde birlikte açılabilir ya da önce iptal davası açılıp bu davada verilen kararın tebliği üzerine dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Zarar bir idari eylemden doğduysa (İYUK m.13) önce, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulur; istem reddedilir veya 30 gün içinde cevaplanmazsa 60 gün içinde dava açılır. Her iki yolda da zarar, idarenin hizmet kusuru (veya kusursuz sorumluluk hâli) ve aradaki illiyet bağı ispatlanmalıdır.
📅 Son güncelleme: 25 Ekim 2026
Hizmet kusuru nedeniyle idareden ne istenebilir?
Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi hizmet kusuru tartışması yaratabilir. Kusursuz sorumluluk hâlleri ise ayrı hukukî zemine dayanır.
Kusur, zarar ve illiyet bağı somut delille ilişkilendirilmeli; yalnız idare aleyhine daha önce iptal kararı verilmesi tazminat hesabını tamamlamaz.
Görevli yargı yerini belirlemeden belediye, hastane veya kamu kurumu aleyhine dava açmak usul riski doğurur.
İYUK m.12 ve 13, idari işlemden doğan zarar ile idari eylemden doğan zararın tazmininde farklı usuller öngörür. İşleme karşı iptal davası veya doğrudan tam yargı davası seçenekleriyle, idari eylemde idareye ön başvuru koşulu birbirine karıştırılmamalıdır. İdarenin hizmet kusuru yanında, bazı özel durumlarda kusursuz sorumluluk da gündeme gelebilir.
İYUK m.12, idari işlemler nedeniyle doğan zarar için iptal ve tam yargı davalarının ilişkisini düzenler; m.13 ise idari eylemden kaynaklanan tazminatta ön başvuruyu esas alır. İdari eylemde zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurma kuralı, ret veya otuz gün cevapsızlık sonrasındaki dava süresinden ayrı hesaplanır. Maddi ve manevi tazminat talepleri ayrı zarar kalemleri ve delillerle gerekçelendirilmelidir; dayanağı doğrulanamayan karar numarası kullanılmamalıdır.
İYUK m.12: İşlem kaynaklı zararlar
2577 sayılı İYUK m.12-13, 2577 m.2 ve idarenin sorumluluğuna ilişkin anayasal ilkeler değerlendirilir.
İdari işlem kaynaklı zarar. Atama, ruhsat, ceza veya iptal işlemi gibi idari işlemlerden doğan zarar İYUK m.12 kapsamında değerlendirilir. İptal ve tam yargı taleplerinin birlikte veya ayrı ileri sürülmesi farklı süre sonuçları doğurabilir.
İdari eylem kaynaklı zarar. Yol bakımı, altyapı, kamu hizmetinin fiilî yürütümü gibi eylemlerde İYUK m.13 kapsamında idareye ön başvuru gündeme gelir. Özel süre hesapları olayın öğrenilmesiyle ilişkilidir.
Zarar ve illiyet bağı. Zararın gerçekten gerçekleştiği ve idari davranışla uygun bağlantısı gösterilmelidir. İdare dışındaki sebep veya zarar görenin kusuru sorumluluk değerlendirmesini etkileyebilir.
İYUK m.13: İdari eylem ve ön başvuru koşulu
İdari eylemden doğan zarar ile idari işlemin tesis edilmesi nedeniyle doğan zarar İYUK bakımından aynı usule tabi değildir. İYUK m.13’e göre idari eylemlerden doğan hak ihlallerinde, zarar görenin eylemi öğrendiği tarihten itibaren kural olarak bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurması gerekir; talebin reddi veya cevapsız kalması üzerine dava takvimi ayrıca hesaplanır. İYUK m.12 ise idari işlemlerden doğan tam yargı taleplerinde farklı dava seçenekleri düzenler. Örneğin belediye altyapı çalışmasının işyerine su basması fiilî eylem kaynaklı zarar iken, ruhsat iptali nedeniyle uğranılan zarar idari işlemle ilişkili olabilir. Kusur, illiyet bağı, zarar kalemleri ve doğru davalı idare ayrı ayrı somutlaştırılmalıdır.
Maddi ve manevi zarar. Kazanç kaybı, tedavi gideri, malvarlığı zararı ve manevi zarar talepleri farklı hesap ve delil ölçütlerine sahiptir.
Kusursuz sorumluluk ihtimali. Risk veya kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi kapsamındaki durumlar, hizmet kusuru ispatından ayrı incelemeyi gerektirir.
Görevli yargı ve husumet. Kamu tüzel kişiliğinin hangi hizmeti yürüttüğü ve işlem/eylemin niteliği doğru hasım ve yargı yolu seçiminde önemlidir.
Zarar, illiyet bağı ve kusursuz sorumluluk ayrımı
Örneğin belediyenin bakımını yapmakla yükümlü olduğu yolun uzun süre kapatılmaması yüzünden işletmeye erişim engellenmişse zararın varlığı tek başına yeterli değildir. İdarenin somut yükümlülüğü, ihmalin sürekliliği, zarar kalemlerinin hesaplanması ve nedensellik bağı ortaya konulmalıdır. İşletmenin kendi faaliyetindeki düşüş veya genel piyasa şartları ayıklanmadan tüm gelir kaybı idareye yüklenemez.
Olay tutanağı ve zarar belgeleri
- Zarara yol açan idari işlem veya olay tutanağı
- İşlemin tebligatı ve önceki idari başvurular
- Fotoğraf, teknik rapor, bilirkişi veya keşif kayıtları
- Fatura, gelir kaybı, banka ve gider belgeleri
- Sağlık raporu ve maluliyet kayıtları (uygunsa)
- İdarenin cevabı, başvuru teslimi ve ret işlemi
Tam yargı uyuşmazlığında zarara hangi idari işlem veya hangi fiilî idari eylemin yol açtığı ilk önce tespit edilmelidir. İşlem için İYUK m.12, eylem için m.13 farklı başvuru takvimleri öngörür. Öğrenme, başvuru, ret ve dava tarihlerini ayrı kronolojiye yazmadan sırf genel altmış günlük idari dava süresine güvenmek hak kaybı doğurabilir.
Tam yargı davasında süre, görev ve tazminat talebi
İdari eylem kaynaklı tazminatta İYUK m.13’ün öğrenme ve eylem tarihiyle bağlantılı başvuru süreleri; idari işlemin iptal/tam yargı rejiminden farklı işler. Başvuruya verilen cevap, zımni ret, görevli yargı yeri ve zarar hesabının dayanağı birlikte açıklanmalıdır. Yürütmenin durdurulması kararı tazminatın otomatik kabulü değildir.
1. İşlem mi eylem mi tespit etmek. İYUK m.12 ile m.13 aynı takvim değildir; bu ayrım başta yapılır.
2. İdari başvurunun gerekliliğini kontrol etmek. Eylemden zarar iddiasında başvuru koşulları ve süreler ayrıca hesaplanır.
3. Zarar kalemlerini belgelemek. Yalnız toplam zarar yazmak yerine her kalem için tarih, hesap ve delil gerekir.
4. Tam yargı davasında talepleri belirlemek. Maddi/manevi tazminat, faiz ve varsa iptal istemi usulen doğru kurulmalıdır.
Örnek: Bakımsız yol nedeniyle meydana gelen zarar
Olay
Belediyenin bakımını üstlendiği yoldaki uzun süredir onarılmayan çöküntü nedeniyle işyerinin su baskınına uğradığı ileri sürülür. İşletme stok kaybı ve faaliyet durması tazminatı ister.
Hukuki değerlendirme
Yol bakım yükümlülüğü, olayın sebebi, işletmenin alınabilecek önlemleri, zarar belgeleri ve idarenin olaydan haberdar olup olmadığı incelenir.
Muhtemel sonuç
Bir kamu hizmetinde hasar meydana gelmesi tek başına idarenin zararın tamamından sorumlu olduğu anlamına gelmez.
İdari işlem ile idari eylem ayrımı
Bir kamu kurumunun hukuka aykırı kararı nedeniyle doğan zarar, doğrudan idari faaliyetteki bakım veya denetim eksikliğinin yol açtığı zarardan farklı usule tabi olabilir. İYUK m.12, hak ihlaline yol açan işlemle bağlantılı tam yargı seçeneklerini düzenlerken m.13, idari eylemden kaynaklanan zararlar için ön başvuru sistemini öngörür. Yanlış başvuru yolu nedeniyle süre kaybı yaşanmaması için zarara neden olan idari davranışın hukuki niteliği saptanmalıdır.
Hizmet kusuru nasıl kanıtlanır?
Örneğin belediyenin bakımından sorumlu olduğu yolun çökmesi sebebiyle ticari işletme su basması yaşayabilir. Ancak zararın miktarı ile belediyenin sorumluluğu ayrı unsurlardır: bakım görevinin kapsamı, tehlikenin önceden bilinip bilinmediği, uyarı ve müdahale kayıtları, meteorolojik olayın niteliği ve işletmenin kendi önlemleri incelenir. Mücbir sebep, üçüncü kişinin davranışı veya zarar görenin katkısı tazminat hesabını etkileyebilir.
Maddi zarar kalemleri ayrı hesaplanmalı
Stok kaybı, bina onarım bedeli, faaliyetin durması nedeniyle gelir kaybı ve işyerinin değer azalması aynı tutar değildir. Sigorta şirketinin ödediği bedel veya başka kurumdan alınan yardım da mükerrer tazminat tartışmasını etkiler. Tam yargı talebi kurulurken hangi zarar kaleminin hangi tarihte ve hangi delille doğduğu açıklanmalı; bilirkişi incelemesi için muhasebe ve teknik kayıtlar birlikte sunulmalıdır.
Ön başvuru dilekçesinin önemi
İdari eylemden kaynaklanan tam yargı talebinde ilgili idareye usulüne uygun ön başvurunun gerekip gerekmediği incelenmelidir. Dilekçede zararın oluştuğu tarih, hangi hizmetin kusurlu yürütüldüğü, zararla idari faaliyet arasındaki bağ ve tazminat talebinin kapsamı gösterilir. Başka bir kamu kurumunun fiilen olay yerinde bulunması her durumda doğru hasım olduğu anlamına gelmez; görevli idarenin yetkisi somut olaydan çıkarılmalıdır.
Hizmet kusuru bulunmaması her tazminatı engeller mi?
Hayır. İdarenin sorumluluğunun asıl dayanağı hizmet kusuru olsa da, idari yargı içtihadı belirli durumlarda kusur aranmaksızın sorumluluk tanır. Bunlardan ilki risk (tehlike) ilkesidir: idarenin yürüttüğü faaliyet veya kullandığı araç olağan dışı bir tehlike taşıyorsa ve zarar bu tehlikenin gerçekleşmesinden doğduysa, idarenin kusurlu olduğu ispatlanmasa da tazminat gündeme gelir. İkincisi kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesidir: kamu yararı için yürütülen hukuka uygun bir faaliyet, belirli bir kişiye diğerlerinden fazla, özel ve olağandışı bir zarar yüklüyorsa bu külfetin toplum adına denkleştirilmesi istenebilir.
Kusursuz sorumluluk ispat yükünü hafifletir, ama zararın varlığını ve illiyet bağını ortadan kaldırmaz. Dilekçede hangi sorumluluk esasına dayanıldığı açıkça yazılmalı; hizmet kusuru ileri sürülüyorsa idarenin hangi yükümlülüğü yerine getirmediği, kusursuz sorumluluk ileri sürülüyorsa zararın neden özel ve olağandışı olduğu gösterilmelidir. Terör ve benzeri olaylardan doğan bazı zararlar için ayrıca özel kanunla idari tazmin yolu öngörüldüğünden, böyle bir dosyada önce özel kanun yolu değerlendirilmelidir.
İkinci olay: Devlet hastanesinde tetkik sonucunun kaybolması
Olay: Devlet hastanesinde alınan biyopsi örneğinin laboratuvara ulaştırılmadığı, bu nedenle hastanın teşhis sürecinin aylarca geciktiği ileri sürülür. Hasta, hastalığın daha erken saptanması hâlinde daha farklı bir tedavi uygulanabileceğini savunur.
Hukuki değerlendirme: Bu iddia yalnız sonuçtan hareketle değerlendirilemez. Örnek alma ve sevk zinciri, hastane kayıtları, uzman incelemesi, zararın niteliği ve hizmetin kusurlu işleyip işlemediği birlikte araştırılır. İYUK m.13 kapsamında idari eylem iddiasında ön başvuru ve süre başlangıcı; hekimin kişisel sorumluluğu veya adli yargıdaki farklı talep yollarından ayrılmalıdır.
Muhtemel sonuç: Kayıtlardaki ihmal ile somut maddi veya manevi zarar arasında illiyet bağı kurulursa tam yargı tazminatı gündeme gelebilir. Hastalığın olası seyri ve gecikmenin etkisi ispatlanamıyorsa talebin kapsamı veya sonucu değişebilir.
Uygulamada dikkat: Numunenin barkod zinciri, patoloji kayıtları, hastaya yapılan bildirimler, uzman görüşü ve idareye başvuru alındısını saklayın. Her olumsuz tıbbi sonuç hizmet kusuru sayılmaz.
İdari işlemler ve vergi uyuşmazlıklarına ilişkin diğer rehberler için İdare ve Vergi Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Tam yargı ile iptal davası aynı mı?
Hayır. İptal hukuka aykırı işlemin kaldırılmasını, tam yargı ihlal edilen hakkın parasal veya diğer sonuçlarının giderilmesini amaçlar.
Önce idareye başvurmak zorunlu mu?
Uyuşmazlığın idari eylemden mi yoksa idari işlemden mi kaynaklandığı belirleyicidir. İYUK m.13 kapsamında idari eylem nedeniyle tam yargı davasından önce idareye başvuru koşulu gündeme gelebilir. İdari işleme dayalı uyuşmazlıklarda ise İYUK m.12 ve varsa özel kanun hükümleri değerlendirilir; her dosyaya tek bir başvuru kuralı uygulanmamalıdır.
İdare işlemi iptal edilmişse tazminat garanti mi?
Hayır. İptal kararı işlemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyar ve bu, hizmet kusurunun kanıtı olarak güçlü bir dayanaktır; fakat tazminat için ayrıca gerçek bir zararın doğduğu, miktarı ve bu zararın iptal edilen işlemden kaynaklandığı ispatlanmalıdır. Örneğin hukuka aykırı bulunan bir görevden alma işlemi iptal edilen memur, aradaki dönemde yoksun kaldığı parasal hakları isteyebilir; ancak aynı dönemde başka bir yerden gelir elde etmişse bu durum hesaplamayı etkileyebilir.
Kâr kaybı istenebilir mi?
Yeterli belge ve illiyet bağı varsa değerlendirilebilir; soyut beklenen kazanç tek başına yeterli değildir.
Sonuç
İdareye karşı tazminat talebinde ilk ve en kritik adım, zararın bir idari işlemden mi yoksa idari eylemden mi doğduğunu belirlemektir; çünkü işlemde 60 günlük dava süresi doğrudan işlerken, eylemde önce bir yıl / beş yıl içinde idareye başvuru zorunludur ve yanlış yol seçimi süre kaybına yol açar. İkinci adım sorumluluk esasını (hizmet kusuru mu, kusursuz sorumluluk mu) seçmek, üçüncüsü ise her zarar kalemini tarih, tutar ve belgeyle ayrı ayrı göstermektir. Bir kamu hizmetinde zarar meydana gelmesi, idarenin zararın tamamından sorumlu olduğu anlamına kendiliğinden gelmez.
Hukuki Uyarı
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlığın tarihi, sözleşme ve işlem belgeleri ile güncel mevzuat birlikte incelenmeden kişiye özgü hukuki sonuca ulaşılamaz.
MSR Hukuk Kurucusu | Ankara Avukatı
İhale Hukuku · İş Hukuku · İdare ve Vergi Hukuku · Trafik ve Sigorta Hukuku · Ticaret ve Şirketler Hukuku
📞 0532 709 89 58 | 🌐 msrhukuk.com